erotik izle yeni film yeni film antalya escort antalya escort

ŞANS KAPIYI ÇALDI AMA…


Bu makale 2015-02-13 10:55:54 eklenmiş ve 637 kez görüntülenmiştir.
Selahaddin GÜMÜŞAY

1999 Genel Seçimlerinin T.B.M.M. ne yansımasına baktığımızda;


D.S.P.nin 136, M.H.P. sinin 129, F.P. sinin 111, ANAP'ın 86, D.Y.P. sinin 85, Bağımsızların 3 Milletvekili ile temsil edildiğini görürüz.


Bu tabloda dikkat çeken bir diğer husus da; D.S.P. oylarını % 50 artırırken  diğer  partiler oy kaybetmiş, M.H.P. si ise oylarını % 100 oranında artırmıştır.


Ayrıca; uzun bir aradan sonra, Elazığ (Mehmet  Ağar), Malatya (Ahmet Özal) ve Tunceli' den (Bekir Gündoğan) olmak üzere 3 Milletvekili Bağımsızdan T.B.M.M. sine girmeyi başarmış, diğer partiler Seçim Barajına takılmışlardır. 


Bu Meclis Aritmetiğine göre; Sağ Oyların toplamı 412 gibi bir rakama ulaşmaktadır, bu rakam Türk Siyasetine ve M.H.P.sine umut dolu, aydınlık günler vadeden bir pencereyi aralamaktadır. Tabii ki fırsatların iyi değerlendirilmesi şartı ile.


Zamanın Cumhur Başkanı Süleyman Demirel; Meclis Aritmetiği ve işlerlikteki teamüle göre Hükümet kurma görevini kurma görevini Bülent Ecevit' e vermiş, o da Meclisteki temsil sayısına göre M.H.P. sinin kapısını çalmıştır.


O Bülent Ecevit ki; Daha önceki Başbakanlığı dönemlerinde Ülkücü Harekete ve M.H.P. sine bakış açısını tekrar-tekrar sergilemiş, köre göstermiş, Sağır Sultan'a duyurmuştur.


Bülent Ecevit geçmişte neler yapmıştır?


Milliyetçilik Kavramından nefret ettiği için bütün kinini Ülkücü Camia üzerine kanalize etmiş, binlerce Ülkücünün Şehit olmasına ortam hazırlamış. Millî Eğitim Bakanlığı'nda Ülkücü Öğretmenler üzerinde oluşturduğu Bakanlık baskısı ile onlara her türlü işkenceyi reva görmüş. Aile yapısını hiçe sayarak eşleri biri-birinden uzak ters istikametlere sürgüne göndererek çocukların perişan olmalarına zemin hazırlamış.


Sürgünlerde adını bilmediğimiz, yüzünü görmediğimiz, Müfettişlerce herhangi bir soruşturma ve soruya muhatap olmadığımız halde düzenlenen düzmece Teftiş Raporları belge  olarak değerlendirilmiş, bu uygulamaya maruz kalan binlerce öğretmen ya canından olmuş, ya  da mesleğini bırakma yoluna gitmiştir.


Her şeye rağmen mücadeleye devam etmek azim ve kararlılığını gösterenlerle mesleğine devam etmek zorunda olanlarsa çeşitli tehlikelere göğüs germek zorunda kalmışlardır.


Kıyımlar sadece Millî Eğitim Bakanlığında olmamış tüm Devlet Dairelerinde uygulanmış, hele-hele Adalet bakanlığında Bakan'a (Mehmet Moğoltay) “Ne yani kadrolara M.H.P.lileri mi alacaktım” dedirtebilecek kadar alenileşmiş ve ÜLKÜCÜLERE bakış açışı dillendirilmiştir.


Daha trajedik olanı ise Hükümetin Başbakanı Bülent Ecevit'in olanlara seyirci kalması, bu tür ayırımcılığa pirim yaptırmasıdır.

Ecevit ve Hükümeti tarafından Ülkücülere reva görülen zulümler canlılığını devam ettirirken Hükümeti kurma görevini alan Bülent Ecevit çalışmalarına M.H.P. sine Koalisyon teklifi götürerek başlamıştır.


Koalisyon Hükümeti kurma çalışmaları devam ederken Rahşan Ecevit “eli kanlı katillerle Koalisyonu içime sindiremiyorum” diyerek kin ve husumetini dile getirirken aslında  bu birlikteliği başlamadan bitirmiş oluyordu.


Zira; Kalpleri Vatan Sevgisi ve Bayrak Aşkı için atan, Ülkücüleri eli kanlı katil olarak lanse ederken, Rahşan Ecevit; kendilerinin Ülkücü kanlarının içinde yüzdüğünü maskeleme telaşında olduğunu ortaya koyuyordu.


Bu kabul edilemez suçlama karşısında Koalisyon teklifinin anında geri çevrilmesi gerekirken gösterilen tolerans, adına ne denirse densin, nasıl yorumlanırsa yorumlansın, bu teslimiyet ve Ülkücü Duruştan verilen taviz, azımsanamayacak bir gurup M.H.P. li tarafından hazmedilememiş, ancak kırılan kol yen içine gizlenmiştir.


Ziya Paşa bir Beyit'inde:


Canan gide, rindan dağıla, mey ola rizan,


Böyle gecenin hayır umulur mu seherinden? der.

(sevgili gitsin, kalenderler, kafa dengi arkadaşlar dağılsın, içkiler dökülsün,

bu olumsuzluklarla başlayan gecenin sabahından hayır gelir mi?)


Beyit'i konumuza adapte edersek; Daha kurulma aşamasında kirli bir atmosferde oluşan Koalisyon Hükümeti'nin Türkiye'ye ve Koalisyonu oluşturan partilere getirisi olur mu? onu zaman gösterecektir.


Burada göz ardı edilemeyecek olan bir gerçek vardır, M.H.P. si sağ partilerle güçlü bir  Hükümet kurma şansını değerlendirememiş, hem Ülkeyi hem de camiayı bilinmez bir hedefe yönlendirmiştir.


KARAC'OĞLAN bir dörtlüğünde;


Karac'oğlan der ki, konup göçmedim,

Yar elinden, dolu bade içmedim,

Fırsat elde iken, alıp kaçmadım,

Öldürmeli beni, dövmeli değil.


diye pişmanlığını dile getirirken sanki bizlere tercüman olmaktadır. 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400