porno diziem diziem Ücretsiz Kredi Sorgulama hizlipro

Ülkücü Hareket Üzerinde Büyük Değişim Partisinin Yansımaları Ve 1999 Genel Seçimleri


Bu makale 2015-02-23 19:15:20 eklenmiş ve 894 kez görüntülenmiştir.
Selahaddin GÜMÜŞAY

Başlıklı  yazma; “Niksar'ımızın Dede Korkut'u, sizlerin uyarıları, daha sağlıklı hareket ve başarı getirecektir, teşekkürler” şeklinde abartılı bir yorum getiren, Bozkurt mahlası kullanan yorumcu kardeşime iltifatlarından dolayı teşekkür ederim.        

Davaya hizmete katkıda bulunabilmek en coşkulu mutluluktur. Saygılarımla…                 ÖLÜ  DOĞAN 57. KOALİSYON HÜKÜMETİ

Bülent Ecevit'in Başbakanlığında D.S.P., M.H.P.si ve ANAVATAN PARTİSİ' NİN  katılımı ile kurulan 57. T.C. Hükümeti. M.H.P. sinin bütün iyi niyet ve özverisine, hatta geleceğini meçhule yönlendirmesine rağmen, Rahşan Ecevit'in “eli kanlı katillerle Koalisyonu  içime sindiremiyorum” sözü, yenilir-yutulur cinsten bir beyan değildir.

M.H.P. sinde bu sözün karşısında Ülkücü Duruşu gösterecek bir çok Milletvekili olmasına rağmen, bunlar; Genel Başkan Sayın Devlet Bahçeliyi müşkül durumda bırakmamak, Parti içinde olumsuz bir hava estirmemek için; kan kusmuş ama “Kızılcık Şerbeti içtik” demeyi yeğlemişlerdir. Şu da bir gerçektir ki; siz ne kadar iyi niyetli ve uyumlu olursanız olun, kin, husumet ve güvensizlik duyguları üzerine inşa edilen binanın ayakta durması mümkün değildir.

Rahşan Ecevit'te ki bitmeyen Ülkücü düşmanlığı, bir yerde mutlaka hortlayacak, kabuk bir yerde çatlayacaktır.

Bunun için Koalisyon ölü doğmuştur diyoruz.

Başlarken estirilen bu soğuk havaya rağmen M.H.P.sinin uyumlu davranışı ile Koalisyon Hükümeti kurulmuştur. Mevcut 34 Bakanlık; D.S.P. : 12, M.H.P. : 12, ANAP: 10 Bakanlık olarak taksim edilmiş ve Hükümet 9 Haziran 1999 tarihinde Güven Oyu alarak icraata başlamıştır.

            57. Hükümet Bülent Ecevit'in kurduğu 5. Hükümettir ve Siyasetin bütün kurnazlıklarını, inceliklerini bilmektedir.

Hükümet kurabilmek için; Bakan yapmak veya başka vaadlerde bulunarak, diğer partilerden Milletvekili transfer ederek Türk Siyasetine yeni bir kavram kazandırmıştır. Yani; gayrimeşru Siyasetin bütün inceliklerine vakıftır.

Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz da Devlet İdaresinde oldukça tecrübe sahibidir.

Sayın Devlet Bahçeli'nin ilk deneyimi olduğu için ve ideal bir yönetici görüntüsü sergilemek istediğinden, olaylar karşısında nasıl bir tavır takınacağını, bu cadı kazanından nasıl çıkacağını, hasar vermeden gemisini nasıl kurtaracağını zaman gösterecektir.

Hükümetin Kucağında;

Terör Olayları,

Cumhur Başkanlığı Seçimi,

Ekonomik ve Sosyal  Konular,

Kamu Yönetimi ve personel alımı gibi acil çözüm bekleyen konular vardır, daha önemlisi de Koalisyonu oluşturan partilerin taraftarlarının beklentileri ayrı bir hassasiyet arz etmekte çözümü de pek kolay olacağa benzememektedir.

Hükümette ilk çatlak Terör Olaylarının çözümü gündeme geldiğinde baş göstermiş, P.K.K lı teröristleri kurtarmak amacı ile çıkarılmak istenen ve Hukuk Literatürüne “Rahşan Ecevit af yasası” olarak geçen yasanın görüşmeleri sırasında baş göstermiştir. Bu Af Yasası'nın çıkarılmasının Vatana ihanet olacağını, P.K.K.nın amacının vatanı bölmek olduğunu, bunların; Asker, Polis, Öğretmen, çocuk, yerli halk olmak üzere 30.000 kişinin katili olduklarını, ayrıca bu yasayı çıkarmak isteyenlerin asıl amacının, terörist başını kurtarmak olduğunu, teröre en çok kurbanı veren Ülkücü Camia'nın bir temsilcisi olarak, bu yasaya evet demelerinin mümkün olamayacağını, Meclis Kürsüsü'nden dile getiren M.H.P. Mersin Milletvekili Ali Güngör Kurtlar Sofrasına atılmıştır.

O Ali Güngör ki; Ülkü Ocakları Kurucu Başkanlığı, Yüksek Ziraat Mühendisleri Genel Başkanlığı ve Tarım Bakanlığında çeşitli üst düzey görevlerde bulunmuş, ömrünün 30 yılını Ülkücü Davaya hizmet etmekle geçirmiştir.

Bağlayıcı bir gurup kararı da olmamasına rağmen Başbakan Bülent Ecevit'i tenkit ettiği için partiden ihracı istenmiş, savunmasında çok haklı gerekçeler ortaya koymasına rağmen uyum adına partiden ihraç edilmiştir.

Madalyonun diğer yüzüne bakacak olursak;

Devlet Adamlığı ve Hükümetteki uyumu önce Başbakan Bülent Ecevit'in düşünmesi gerekirken, o ne Mehmet Moğoltay'a “ne yani Ülkücüleri mi işe alacaktım” dediği zaman ne bir ikazda bulunmuş, ne de Disiplin işlemi istemiştir.

Keza; Rahşan Hanım Ülkücülere en ağır hakarette bulunduğunda da Başbakan ne bir özür dilemiş, ne de ortamı yumuşatmak için; Rahşan Hanıma daha uyumlu olması ikazında bulunmuştur.

Bu yetmemiş gibi; Ulaştırma Bakanlığında yaptığı çalışmalarla bir Ülkücü'nün Devletine nasıl hizmet ettiğini, Milletin menfaatlerinin nasıl korunacağını ispatlayan Enis Öksüz de bakanlık görevinden alınarak, Rahşan Hanım'ın kaprislerine kurban edilmiş Ülkücü kıyımı devam ettirilmiştir.

 

Yani; Teşbihte hata aranmaz derler, BOZKURTLAR TİLKİYE BOĞDURULMUŞTUR.                                                                    (devam edecek)

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400