diziem e-sgk Ücretsiz Kredi Sorgulama hizlipro

2002 Erken Genel Seçimleri ve Genç Parti


Bu makale 2015-03-09 22:46:13 eklenmiş ve 816 kez görüntülenmiştir.
Selahaddin GÜMÜŞAY

2002 Erken Genel Seçimlerine büyük bir coşku ve beklentilerle giren M.H.P. sinde Hükümet Ortağı olduğu dönemde oluşan kırılmalar görmezden gelinmiş, Ülkücü birliğini sağlayacak çalışmalara gereken önem verilememiştir. Yaşanan olumsuzluklar mühimsenmediği için de gerekli önlemler alınamamıştır. Sel gitmiş ama verdiği hasarlar ortada durmaktadır, bunların gönül ve el birliği ile temizlenmesi, kara bulutların Ülkücü Hareket üzerinden dağıtılması gerekmektedir.

Zira; yaşanan olaylar, göz ardı edilecek, önemsenmeyecek kadar basit değildir. 

M.H.P. si ve Ülkücü Hareket'in geleceğine etki edebilecek öneme haizdir. Zaman biraz geçmiş olsa da yapılacak özverili çalışmalarla, ilân edilecek gönül seferberliği ile kırgınlıklar, hoşgörü ve sempatiye dönüştürülebilir, ibre eksiden artıya kaydırılabilir.

Benlik duygusu ve olayları hafife olma, kişi veya gurupları telâfisi zor olan problemlerin kucağına atar.  

Aksilikler başlamayı görsün, peş peşe yağmur gibi yağmaya başlar, talihsizlikler biri birini takip eder.

Ziya Paşa bu atmosferi Terkib -i Bendlerinde şöyle dile getirmektedir.

Bi-baht olanın bağına bir katresi düşmez,

Baran yerine dür-rü güher yağsa semadan.

Gökyüzünden yağmur yerine cevher (Altın, Gümüş) yağsa,

Şanssız, talihsiz olanın bağına bir damlası bile düşmez.

Yine; Ziya Paşa'ya göre;

Bir katre içen çeşme-i pür-hun-i fenadan,

Bâşın alamaz, bir dahi, bârân-ı belâdan.

Kötülük, şanssızlık akan çeşmeden bir damla içen, yağmur gibi yağan belâlardan, şanssızlıklardan kendisini kurtaramaz.

İşte, M.H.P. si de yukardan beri anlattığımız gibi bazı nahoş hadiseleri yaşamış, böyle bir ortamda Erken Genel Seçime gitmek zorunda kalmıştır. 

Aslında; Erken Seçime gitmeyi veya Koalisyondan ayrılmayı gerektirecek ve Ülkücü Harekete puan kazandıracak olaylar da gündeme gelmiştir.

a)Rahşan Ecevit'in Ülkücüler hakkındaki söylemleri,

b)Bölücü caninin idam dosyasının T.B.M.M. sine sevk edilmesi,

c)Çıkarılmak istenen Af Yasası, 

d)Yapılan özelleştirmeler vs gibi. Ancak bu fırsatlar  uyum adına değerlendirilmemiştir. 

Hele-hele Vatana ihanet ve Terör Olayları suçlarından dolayı kesinleşen idam cezaları affı yasa kapsamına girmediği halde el birliği ile idam cezasının kalkması konusunda olumlu oy kullanan, terörist başının dosyasını da bu yasa kapsamına sokan, M.H.P. si dışındaki partiler, terörist başının idamını engellemiş olmalarına, verilen tavizlerle Vatanı bölünme noktasına getirmelerine rağmen M.H.P. sini suçlamaktan utanç duymamışlardır.

Yaşanan bu olaylar yetmezmiş gibi; 2002 yılında kurulan Genç Parti de Yeni Değişim Partisi gibi kuruluş aşamasında Türkiye'nin her Seçim Bölgesinde gözünü Ülkücü Kadrolara dikmiş, teşkilâtlarını Ülkücü kadrolarla oluşturmuştur. Hatta Milletvekilliği Aday sıralamasında Ülkücüler hem üst sıralarda, hem de çok sayıda, Genç Parti Listelerinde yer almışlardır.

Bu konu öyle bir noktaya ulaşmış, M.H.P. li seçmenler o kadar sahipsiz kalmıştır ki; bir çok İl veya İlçe Teşkilâtında Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapanlardan bile Genç Parti Teşkilâtlarında görev alanlar olmuş, bunlara “sizi bu davranışa iten sebep nedir” diye soran dahi olmamıştır.

Adına ister özgüven, ister umursamazlık deyin, öyle bir ortam yaşanmıştır ki; bırakın yeni oylar kazanmayı, yeni üye ve taraftar kazanmayı, eldekilere dahi sahip çıkılamamış,  

DALDAKİ KARGANIN GELİP KONMASI İÇİN AÇILAN ELDEN, ELDEKİ SERÇENİN UÇUP GİTMESİNE MANİ OLUNAMAMIŞTIR. 

2002 Erken Genel Seçimlerinin sonucu hezimet olmuş; 1999 seçimlerinde alınan %17.98 oy oranı ile ülke genelinde ikinci parti, 25 İlde yakaladığı 1. parti olma başarısı ile;  1999 seçim sonuçlarına göre 1. parti olmaya aday görünümündeki M.H.P. si, Seçim Barajına takılmış ve Meclis dışında kalmıştır. Genç Parti'nin aldığı % 7.25 lik oyların en az yarısı M.H.P. sinden sahipsizlik veya başka nedenlerle, adres değiştiren oylardır.

Bu oylara sahip çıkılabilse 2002 Erken Genel Seçimlerinde yaşanan hayal kırıklığı yaşanmayacak, Meclis Aritmetiği bu şekilde tecelli etmeyecek, Türkiye bugün içerisinde bulunduğu bölünme noktasına gelmeyecek, kaos ortamını belki de hiç yaşamayacaktı. 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400