yeni film yeni film porno

SUYUN EFENDİSİ (!)


Bu makale 2015-03-16 10:22:49 eklenmiş ve 2301 kez görüntülenmiştir.
Cihat TAŞKIN

Nedir bu Çanakçı'nın başına gelenler? 

 

Daha düne kadar Çanakçı deremizin kaynağı sayılan Üçel oluğu (Çelloğ) diye adlandırdığımız bölgeye Başçiftlik Belediyesi tarafından dökülen atıkların yarattığı çevre kirliliğinin bölgedeki bitki ve hayvan yaşamına yaptığı olumsuz etkinin giderilmesinde yerel yönetimlerin yetersiz ve geç kaldığını konuşurken, birkaç gün önce Danişmend Gazetesi'nin Niksar kamuoyuna duyurduğu,Çanakçı deresinin kaynağından kaldırılacak suyun beton kanallar iletaşınarak Gülbayır Köyü'nün yanıbaşındaki Kaynar'a yapılacak düşük kapasiteli bir (HES) Hidroelektrik Enerji Santrali'nde kazanca dönüştürülmesinin sessiz sedasız gerçekleşecek olması beni olduğu kadar tüm Niksar halkını da huzursuz etmiştir mutlaka.


SU YOKSA YAŞAM DA YOK

 

Su, tüm canlıların temel gereksinimlerinin başında yer alır. Küresel iklim değişikliklerinin olumsuz sonuçları ve tüm dünyada doğanın hızla yok edilmesi su kaynaklarına da olumsuz yönde etki etmektedir.Giderek azalan su kaynakları bugünsuyu en önemli ve yaşamsal bir değere dönüştürmüştür.

 

İnsanlığın varolduğu günden bu yana gelişen tüm uygarlıklar, yerleşimlerini sulak alanlara, dere, çay ve ırmak çevrelerine kurmuşlardır. Kendi gereksinimlerini karşılamak, tarımda kullanmak ve hayvanlarını besleyebilmek için doğal su kaynaklarından yararlanmışlar. Niksar'ımız da öyle.. Coğrafya kayıtlarına göre; MÖ. 1. yüzyılda, Anadolu'da bilinen ilk Dikey Milli Su Değirmenlerinin Niksar'da (Cabeira), Çanakçı ve Maduru dereleri üzerinde kurulduğu belirtilmektedir. Coğrafyacı Strabon'un gözlemleri, derelerin üzerinde birçok değirmenin varlığını ve yemyeşil bir doğa içerisinde oluşturulan değirmencilik kültürünün sadece tahıl öğütme olmadığı, aynı zamanda, bir yaşam biçimi olduğu vurgulanmaktadır.


SU HİÇ KİMSENİN DEĞİL, HERKESİNDİR

 

Doğal su kaynaklarının sahibi o yörede yaşayan tüm canlılardır.Kısacası; su, dünyadaki tüm canlılara aittir.Yaban yaşamının kısmen ya da tamamen yok edilmesi bölgedeki canlı yaşamı için tehdit unsuru oluşturur. Dolayısıyla Niksar'ın içme suyu kaynaklarının rezervi olan Çanakçı kaynağı havzası ve çevresindeki doğal habitat döngüsünün dikkat ve özenle korunması, su kaynaklarının toplum kullanımının ötesinde çıkar amaçlı kullanımıilçedeki tüm sivil toplum kuruluşlarının, yerel yönetiminin, resmi/özel kurum ve kuruluşların ve elbette Niksar'da yaşayan herkesin öncelikli sorumluluğu olmalıdır. 

 

Kapalı kapılar ardında uluslararası su pazarlıklarının yapıldığını bilmeyenimiz yok artık. Bir dönemler, petrole sahip olanların yerini bugünden sonra suya sahip olanlar alacak, alıyor da. Ülkemizde, kar amaçlı olsun olmasın, kazanç getirsin getirmesin tüm su başları tutulmuş durumda. Nerede bir su kaynağı varsa orada bir HES var..


HES ZENGİNİYİZ

 

Kaynar'a kurulması planlanan HES'i düşünürsek; üreteceği kirli enerji kazançlı olmadığı halde 59 yıllığına kiralanan bu su kaynağına sahip olmanın, 'Suyun Efendisi' olma düşüncesinden başka mantıklı bir yanıtı olabilir mi? Sorunu bu açıdan değerlendirdiğimizde; yakın gelecekte, kendi doğal su kaynaklarımızdaki suyun damlasına büyük bedeller ödeyerek satın alacağımızı görmemek için kör olmak gerekir.

 

Değerli hemşehrilerim; eğer, bizden sonraki kuşaklara yaşanılabilir bir dünya bırakmak istiyorsak, yaşamımıza anlam katan ve doğal döngünün önemli bir parçası olan akarsularımız ve doğal su kaynaklarımızı tüm gücümüzle korumalıyız.

 

Herşey Niksar için !..

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400