porno diziem diziem Ücretsiz Kredi Sorgulama hizlipro

Kültürel Değerler ve Uygarlaşma Süreci


Bu makale 2015-04-26 13:45:35 eklenmiş ve 709 kez görüntülenmiştir.
Cihat TAŞKIN

Değerli okuyucularım, uygarlaşmaya uzanan yol toplumların kültürel zenginliklerinden ve bu zenginliğin korunmasından geçer.. Bildiğiniz gibi, UYGARLIK ve KÜLTÜR, toplumların özünü oluşturan iki önemli kavramdır. Birbirini çok yakından ilgilendiren UYGARLIK ve KÜLTÜR'ün neler olduğunu yazmanın yararlı olacağını düşünüyorum.


UYGARLIK (medeniyet), insanlığın çalışarak ortaya koyduğu teknik eserlerin tümüne verilen kavramsal isimdir. Bir ülke veya toplumun, somut ve somut olmayan varlıklarının, düşünce, sanat, bilim, teknoloji ürünlerinin tümünü içerir ve aynı zamanda kültürün oluşmasını sağlayan düzendir. Uygar sözcüğü, yerleşik hayata ilk geçen Türk kavimi olan Uygurlar'dan gelmektedir.


UYGARLIK, anlam açısından medeniyetten çok daha kapsamlı olsa da çoğunlukla aynı anlamda kullanılmaktadır. Uygarlık kavramının, binlerce yıl süregelen gelişmeler sonunda, insan aklının, bilim ve teknolojisinin katkısı ile ortaya çıkan ve tüm insanlığın eseri ve malı olan evrenselliği söz konusudur.


KÜLTÜR (Ekin), toplumsaldır. Bireyin değil, topluluğun düşünce, inanç ve davranış biçimlerini, deneyim ve birikimini içerdiği varsayılır. Bir toplumun kendi tarihi içinde meydana getirdiği değer hükümlerinin tümüdür. Bunlar bilim, ilim, sanat, ahlak, gelenek görenek ve dine ait değerlerdir. Uygarlık,. Bu durumda kültür ve medeniyet kavramlarını birbirinden ayırdıktan sonra kültürün oluşumuna etken olan değerler, durumlar vb.. önem ve değer kazanır. Her toplumun kendine özgü kültürü vardır ve kültürün yükselmesi, ilerlemesi ve gelişmesi o toplum uygarlığının oluşmasını sağlar. 


Toplumcu düşüncede en geniş sınırlarına ulaşan kültür kavramı aslında o toplumun bir yaşama biçimidir. Toplumun ya da bütün toplumların uygarlık birikimidir.

 

Bu bağlamda, bir toplumda bulunan ve bulunmayan bütün anlatım ve etkileşim biçimleri önem kazanırlar. Bu anlamda, kültür, insan olarak belli bir toplumda öğrendiklerimizle, davranış, düşünce sistemimizin toplamı sayılabilir. Bir bakıma ne yediğimiz, ne dinlediğimiz, ne okuduğumuz, nelere ilgi ve tepki duyduğumuz, ait olduğumuz grup, küme ya da toplumu karakterize eder. 


Günümüzde bilişim ve iletişimdeki teknolojik hız kültürel ve bilimsel gelişmelerin, çabucak yayılmasına olanak sağlamıştır. Bu durum kültürlerin birbirleriyle olan ilişkilerinin ve etkileşimlerinin üzerine düşünülmesi gereğini çıkarmıştır. Kültür tarihçileri insanoğlunun gelişme ve ilerleme göstererek hayatta kalma ve varlığını sürdürme savaşındaki başarısını, kültürel bir varlık oluşuna, yani öğrendiklerini birikiminde saklayıp yeni nesillere aktarma yeteneği ile becerisine bağlar.


Uygarlığın doğuşuna ve gelişmesine Çin'den Uygur ve Asya'da yaşamlarını sürdüren Orta Asya Türklerine; Hindistan'dan ve Mezopotamya medeniyetinden eski Mısır medeniyetine; Ege kıyılarındaki antik çağ sitelerinden Roma'ya; Batı Avrupa'da aydınlanma çağını yaratan, sanayi devrimini gerçekleştiren uluslara ve sonunda Amerika ve Uzak Doğu'daki Japonlar'a kadar, geçmişte sayılamayacak kadar çok ülkenin ve ulusun katkısı bulunmaktadır.


Kültürün gelişim sürecinde önce Sözlü Kültür doğmuş, daha sonra Yazılı Kültür oluşmuştur. Bugün Yazılı Kültür ile beraber Sözlü Kültür de devinim ve gelişimini sürdürmektedir. Sözlü kültürde yazar yoktur, anonimdir, doğaldır, metinsizdir, söze ve ezbere dayalıdır, çeşitlenebilir, sürekli akış, dolaşım ve giderek değişim içindedir. Sözlü Kültürde çözümleme ve inceleme yoktur. Yazılı Kültür yazılıdır, metne bağlıdır, okuru değişebilse bile metin değişmez, üreten yalnızdır, çözümleme ve inceleme yapılabilir.


Bozkurt Güvenç'in Kültür ile ilgili bir sözünü anımsıyorum; “Eğitim yol ise, Kültür, yolcunun hayatı boyunca yaşayarak öğrendiklerinin tümüdür.” Günümüzde Dünyalı - Uzaylı savaşlarının hayal edilmesi bile, insanlığın umulan UYGARLIK düzeyinin çok gerisinde olduğunun önemli bir kanıtı değil midir?  


Elbette, ne UYGARLIK, ne de KÜLTÜR birkaç satırda kısaca anlatılıp geçilecek konular değil ancak çokça tanımı bulunan Kültürü ince ince detaylandıracağımız günler de uzakta değil. Uygarlıkların beşiği Anadolu'ya yaraşır bir UYGARLIK düzeyi ve Anadolu insanına yaraşır bir KÜLTÜREL birikim her zaman arzu ve dileklerimizin en üst sırasında yer alır.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400