erotik izle yeni film yeni film antalya escort porno antalya escort

fotoğraf “YAŞAMIN GÜÇLÜ TANIĞI”


Bu makale 2015-06-29 10:18:17 eklenmiş ve 569 kez görüntülenmiştir.
Cihat TAŞKIN

Basralı Hasan (965-1038), Ortaçağda güneş tutulmasını incelemek ve güneş ışınlarını kaydetmek için fotoğraf makinesinin en ilkel biçimi olan karanlık kutuyu ilk kullanan optik bilginidir.


Basralı Hasan'dan günümüze değin çok şey değişti. Hızla akıp giden zaman, beraberinde toplumları, teknolojiyi, yaşamı ve yaşam anlayışlarını da kaçınılmaz olarak değiştirdi, değiştiriyor, değiştirecek de..


Dünyanın en uzak köşesinde bile yaşamın her alanındaki değişiklikleri incelemeyi ve gelecekteki verilerle kıyaslayabilmeyi isteyen bilim insanları; toplumların yaşamlarını, bitki ve hayvanları, doğa olaylarını, canlı cansız tüm varlıkları görüntüleme yoluyla belgeliyorlar.


Değişim sürüyor. Dünya değişiyor. Somut ve somut olmayan ne varsa bu değişimden koşulsuz olarak olumlu/olumsuz etkileniyor. Doğa, kentler, insan ve alışkanlıklar değişiyor. Bu bağlamda, görüntülemenin önemi kendini en açık biçimde duyumsatıyor.


Kültür ve sanattan bilime, sağlık ve spordan doğal yaşama değin herşeygörüntü konusu oluyor. 40-50 yıl önce sadece fotoğrafçılarda bulunan fotoğraf makinelerini günümüzde amatör olarak herkes kullanabiliyor. Dijital teknolojilerdeki hızlı gelişme, görüntülemedeki kullanım kolaylığının yanısıra daha nitelikli görsel kaydetme keyfini de yaşatıyor kullanıcılara..


Her ülkede sayısız fotoğraf kulübü var. Çeşitli kategorilerde fotoğraf yarışmaları düzenleniyor, amatör ve profesyonel fotoğraf tutkunları katıldıkları foto safarilerde keşfettikleri yeni yerleri ve tanıklıklarını görüntülüyorlar. Genci yaşlısı taşınabilir telefonlarıyla özçekim (selfie) yaparak yaşamlarını belgelemenin mutluluğunu yaşıyor. Tüm bu gelişmeler bize fotoğrafın öneminin giderek daha çok algılandığını işaret ediyor.


Görüntü, yaşamın en güçlü tanığıdır. Daha kolay ve hızlı kaydediciler yaşamın her anını görüntülüyor. Değişen insanve yaşamı fotoğrafın en önemli temasını oluştururken

caddeler, sokaklar, meydanlar, yapılar da değişiyor. Kent ve kent mimarisi değişiyor. Ülkeler ve kentler kendi özelliklerini, özgün yaşam biçimlerini ve doğal güzelliklerini fotoğraf yoluyla ifade ediyorlar. 


Fotoğrafçı, ışıkla yazı yazan, yaşamın gönüllü tanığıdır. Kimi zaman gerçeğin ardından koşan ama çoğu zaman gerçek yaşamla el ele olan sanat emekçisidir. En yüce dağların zirvesinde, en kuytu mağaralarda, gidilmemiş kanyonlarda, en coşkun akarsularda yılmadan görüntü alır ve değişen kent ve kırsal yaşamı kaydeder. Gelecek kuşaklara bugünün insanını anlatmaya çalışır. Çekilen her görsel bir belgedir. O anın tanıklığıdır ve önemlidir. 


Niksar'da, Fotoğrafçı Sabri Efendi'den (Sabri Bilgin) söz edildiğine tanık oldum ama çocukluğumda tanıdığım ilk fotoğrafçı Zekeriya Erensayın'dır. Zeki ağabeyi Yurdanur Ağabey (Yurdanur Tepebaşı) izlemişti. Bugün onların çocukları, hatta torunları bölgemizde fotoğrafçılığı başarıyla sürdürüyorlar. Niksar'da profesyonel fotoğrafçılık adına gurur verici, övülesi bir gelişme..


Fotoğraf konuşurken Niksarlı fotoğraf tutkunlarından da söz etmek istiyorum. Bölgemizdeki tüm güzellikleri, doğal yaşamı, kent ve insanımızı dur durak bilmeden görüntüleyen Niksarlı fotoğraf tutkunları kendi meslek yaşamlarının arta kalan zamanlarını özveriyle fotoğrafa ayırarak fotoğraf sanatı adına önemli bir davranış sergiliyorlar. Kendilerini kutluyor ve bu örnek etkinliklerini başarıyla sürdürmelerini diliyorum.


Türkiye'de ilk fotoğrafçılık müzesi Balıkesir'de kuruldu. Sonrasında birçok il ve ilçe,şehirlerinde uyguladıkları fotoğrafçılık müzeleriyle kendi sanat emektarlarına sahip çıktılar. Fotoğrafçı Sabri Efendi'den günümüze tüm Niksarlı fotoğrafçıların özgün köşelerinin olacağı, en eski siyah/beyaz ve sepya Niksar görsellerinin, o dönemlere ait makine ve ekipmanlarıyla birlikte sergileneceği NİKSAR FOTOĞRAFÇILIK MÜZESİ'ni oluşturmak hiç de zor olmasa gerek.


Fotoğrafa emek verenlere saygılarımla..

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Yaşamı Kaydetme Tutkusu
Necdet ARSLAN 2015-08-13 20:41:17
Yaşamın söylediklerine kulak asmak istiyorsak,deklanşörümüze takılan her görseli yeni yayınlanan bir öykü gibi değerlendirmek kaydederek okumak,başkalarına okutmak ve korunmasını sağlamak zorundayız.Değişimin büyük ivme kazandığı yeni yüzyılımızda göreceli olarak mekanlar,objeler,bütün canlılar değişiyor.O görüntülerin yoğunluğunu ve bize olan yakınlığını hep merak edeceğiz...Zaten fotoğraf denilen o sınırsız kaynak hep kendisini almamız için durumunu hiç bozmamıştır.Kardeşim Cihat TAŞKIN'ın bu kroniğini keyifle okudum.Benim çocukluk yıllarımda Niksar'da bu sanatın profesyonel temsilcileri Zeki Amca ve Yurdanur Ağabey idi.Sanıyorum her ikisi de yaşamda değiller şimdi.Kendilerini rahmetle anıyorum.Fotoğrafcılık alanında Niksar'da gelişmekte olan heyecanı ve potansiyeli önemli bir girişimcilik olarak değerlendiriyorum.Niksar'da Fotoğrafçılık Müzesi'nin olmayışını bir eksiklik olarak görüyorum...Bu verimli değerlendirmesinden dolayı Cihat TAŞKIN Kardeşim'e teşekkür ediyorum.
foto niksar
foto 2015-07-01 17:05:09
neden olmasın, yapılamayacak bir şey değil.
Toplam 2 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400