yeni film yeni film porno

HOŞGÖRÜ, ÖZVERİ ve İMECE RUHU


Bu makale 2015-07-05 15:32:22 eklenmiş ve 680 kez görüntülenmiştir.
Cihat TAŞKIN

Bir zamanlar hep birlikte yaprak dizer, tütün kırardı Anadolu insanı. Köyün otlağını, fırınını beraber temizleyenler de onlardı. Harmanda ve hasatta elele, yürek yüreğe dayanışma içinde, güzellikle yaşanırdı hayat. O dönemlerde yaşamı anlamlı kılan şeyler; hoşgörü, özveri ve imece ruhuydu.


30-40 sene öncesine kadar yaşanan bu güzellikler yerini çıkar, karşılık gözetme ve ben'ciliğe bıraktı. Önemli bir Anadolu kültürü olan “imece ruhu” (tenasüt, teselsül) topluma unutturulmaya çalışıldı. 


Anadolu insanının niteliğini belirleyen hoşgörü, özveri ve imece tüm toplumu kucaklayan önemli referans değerleriydi. Kırsalda ve kentleşmemiş küçük kasabalarda örneklerine sıkça rastladığımız ve gelenekselleşmiş bir çok imecenin tanığı olduk. 3-5 ev birleşir birlikte kışlık hamur hazırlar. Sokağa yada bahçeye kurulan kazanlarda salça, kuşburnu yaparlar. Köyde okulu camiyi birlikte onarır, yakacağını sağlar ve düğünde her evden gelen kap kacak, sandalye vb. İle gereksinimleri ortak karşılarlardı. 


İmece, yazılı olmayan hukuka dayalı ve toplum tarafından kabul gören bir dayanışmanın ismidir. Toplumu oluşturan bireylerin duygu, düşünce ve ortak çıkarlarda birbirlerine karşılık gözetmeksizin bağlanmasıdır.


“Bir elin nesi var, iki elin sesi var”

“Komşu komşunun külüne muhtaçtır”


Sözleriyle birlik,  beraberlik ve dayanışmanın önemini vurgulayan atalarımızın nedenli haklı olduklarını bugün daha derinden anlıyoruz.  


Yitirdiğimiz imece ruhunu yeniden ve mutlaka kazanmamız gerekir. Çünkü; hiçbir çıkar ve karşılık gözetilmeden yapılan imece, uygarlığın ulaştığı en yüksek düzeydir. İmecenin önem ve değerini sadece hoşgörülü ve özverili insanlar anlayabilir.   


Günümüzde hoşgörülü ve özverili davranış sergileyen insanı parmakla sayabiliriz. Oysa hoşgörü, özveri ve imece ruhu toplumsallaşmalı. Yaşamımızda toplumsal imecenin çok önemli bir yeri olduğunu artık anlamamız gerekiyor. Çünkü insanca, iyi, dürüst, doğru ve nitelikli yaşamamızı sağlayacak unsurlar bunlardır. Toplumun kurum ve kuruluşlarıyla ortak değerlerde birleşmesi ve birlikte hareket etmesi ancak bu üç değere sıkıca tutunmasına bağlıdır.


Kendinden başkasını düşünmeyen, karşı düşünce ve anlayışlara saygı göstermeyen, fedakarlığa uzak duran ben'ci bireyler aslında uygarlıktan da çok uzaktadır. Ekonomik sistem her ne kadar ben'ciliği (kendinden başkasını düşünmemek) dayatsa da inadına imece ruhuna sarılmamız gerekir. Çünkü birlikte başarırsak kalkınırız, büyürüz. Anadolu insanına yaraşan hoşgörü, özveri ve imece ruhuyla donanmamız gerekir. 


Uygar toplum olmanın özü bu üçlü şifrede gizlidir.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400