yeni film yeni film porno

ZAMİR KÜÇÜKBAKAN (NİKSAR'DA UNUTULMAYAN BİR EĞİTİM NEFERİ - 5 )


Bu makale 2015-11-06 11:16:40 eklenmiş ve 514 kez görüntülenmiştir.
M. Necati GÜNEŞ

VALİ TARAFINDAN TAKDİR EDİLMEK BANA BİR ÖVÜNÇ MESELESİ OLDU, GURUR DUYDUM


O yıllarda Tokat Valisi Zekai Gümüşdiş; Okullardaki meydana gelen olumsuzluklar, sağ sol çatışmaları yüzünden bütün meslek lisesi müdürlerini toplamıştı ve diğer okul müdürlerine Niksar Endüstri Meslek Lisesi'ni örnek göstermiş, bütün müdürlerin içinde beni tebrik ve onure etmişti. Tabi Niksar Endüstri Meslek Lisesi'nin müdürü olarak öğrencilerimle veya oradaki velilerle vali tarafından takdir edilmek bana bir övünç meselesi oldu, gurur duydum yani. Aradan 2 ay geçti, Vali Bey, okulumuza geldi, gezdi. Bana hocam dedi, sizi tebrik ediyorum, başarılar diliyorum. Bu okul bu kadar toparlanır dedi ve çıktı gitti. Aradan bir iki ay geçti. Vali beyden bir takdirname; "Üstün başarı göstermeniz okulunuzdaki huzur sükuneti temin etmenizden dolayı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum." Böyle bir takdir belgesiyle takdir edilmem tabi beni göreve daha da bağlamış oldu. Ve emin olun öğrencilerimizi yetiştirmek için her öğretmen gibi ben de haddimden fazla çaba gayret gösterdim. Öğrencilerimizi başarılı yapmak için. Bunun için Niksar da çok büyük anılarım var. Hepsini hatırlamak mümkün değil. Şunu söylemek istiyorum. Niksar'ın benim hayatımda yeşilliğiyle, öğrencisiyle, velisiyle, halkıyla bir bütün olarak ayrı bir yeri vardır. Her gittiğim yerde yeri gelince anlatırım ve her zaman Niksar'dan övgüyle bahsederim.


“MÜDÜR BEY MERAK ETME HER ŞEY ZAMAN İÇİNDE HALLOLACAK”


Şimdi okul tabi birçok eksikliğiyle açıldı. O okul eğer kısa sürede eğitim öğretime hazırlandıysa bunda en başta Kaymakam Rıza Akdemir'in, belediye başkanları Cavit Tahmiscioğlu ve Şevki Üngör beylerin ve İmam Hatip Yaptırma Derneği'nden Bedri Üstün'ün çok büyük destek ve yardımlarını gördüm. Bilhassa kaymakam beye her gittiğimde şunların yapılması lazım dediğimde mutlaka hallederdi, kendi imkanlarıyla olmadı ise belediye başkanlığının araç gereçlerini devreye sokarak hallederdi.


Mesela Ferit bey vardı. Çok candan, cıvıl cıvıl bir insandı. Kendisi uzun yıllar öğretmenlik ve ilköğretim müdürlüğü yapmış. Ben Ferit beyi çok yaşlı haliyle gördüm. Gençliği her halde çok daha hareketlidir yani. Çok yapıcı idi, olumsuz bir tavrını ben görmedim. Belli aralıklarla okulumuza gelirdi, sohbet esnasında bize moral verirdi. Ben; Ferit bey bu okul nasıl adam olacak diye sorduğumda, Müdür bey merak etme her şey zaman içinde hallolacak derdi. Ferit bey okulumuzun komşusuydu, evinin de okula yakın olması nedeniyle sık sık görüşmelerimiz olurdu. Ailecek görüşmelerimiz olurdu, ailece gider gelirdik. Bilhassa moral yönünden çok büyük yardımını gördüm.


“OĞLUM TRAKYA HALKI MÜLAYIMDIR, MADEM EDIRNE'YI TEKLIF ETTILER SANA, KABUL ET”


Niksar'da ben yedi yıl kaldım. Çalıştığım yıllar içerisinde başarılı öğrenciler yetiştirdiğimiz gibi kendi çapımızda mesleğimizde gelişmek suretiyle hem okulu daha iyi düzeye getirdik hem de mesleki yönümüzü daha da geliştirerek oradan elde ettiğim bilgi ve becerilerle bakanlığımızca takdir edildim. Bakanlık müfettişlerinin tavsiyesiyle daha büyük bir okul için tayin istemek durumunda kaldım. Ve tayinimi istediğimde bana birçok yer teklif edildi. Mesela Ankara Kimya Meslek Lisesi, Ankara Yenimahalle Endüstri Meslek Lisesi sonra Bursa Mustafa Kemal Paşa Endüstri Meslek Lisesi ben hiçbiri olmaz dedim. Genel Müdür Mehmet İyigün'dü. Sonra Edirne teklifi yapıldı. Benim hanımın da Kırklareli'li olması durumu değiştirdi. İşte rahmetli kayınvalidenin şu lafını hiç unutmuyorum. Oğlum Trakya halkı mülayimdir, orda pek vurdu kırdı olmaz. Madem Edirne'yi teklif ettiler sana, kabul et. Benim son yıllarımda hiç olmazsa memleketime yakın bir yerde görev yap. Çünkü kayınvalidemle beraber Ağrı'ya da gittik, Tokat'a da geldik. 18 sene beraber kaldık. Ben bu vesileyle Edirne'yi kabul ettim. Yoksa Niksar'dan herhangi bir olumsuzluk nedeniyle değil. Daha büyük bir okula, daha büyük bir ile gitmenin gelecekte çocuklarımızın tahsili için de iyi olacağını düşünerek böyle bir karar vermiş olduk.


“HOCAM OKULUN 30.KURULUŞ YILINI KUTLAYACAĞIZ, SİZİ MUTLAKA ARAMIZDA GÖRMEK İSTİYORUZ”


Niksar,  halkıyla, öğrencisiyle, velisiyle ve orada görev yapan yönetici,  kaymakam, belediye başkanı, diğer kurumlarda görev yapan yöneticiler dahil görev yaptığım süre içerisinde bana çok büyük destekleri oldu. Ve benim hiçbir olumsuzluğum olmadı Niksar'da. Okulun kuruluşunun 30. yılında İdris Şahin Bey beni telefonla aradı. İşte hocam okulun kuruluşunun 30. Yılını kutlayacağız. Sizi mutlaka aramızda görmek istiyoruz, mutlaka bekliyoruz şekliyle beni davet etti. Ben bu davete icabet etmek zorundaydım. Çünkü Niksar'ı uzun yıllar görmemiştim ve gelişmiş olduğunu da duyuyordum. Ve 2003 yılında okulun kuruluşunun 30. yılında geldim, okulu gördüm. Okul her yönüyle aracıyla gereciyle öğrencisiyle öğretmeniyle idarecisiyle daha gelişmiş. Ben okula girdim, o manzarayı gördükten sonra aklıma okulu ilk açtığımız günler geldi. Kuru bir bina, hiç birşey yokken okul demek ki çalışmayla didinmeyle arkadaşlarımız katkılarıyla, bu okulda okuyup, hayata atılıp tekrar okula öğretmen olarak dönen arkadaşlarımızın, orada öğretmenlik yapan arkadaşlarımızın çabalarıyla okul bu hale gelmiştir. Ve ümit ediyorum ki Niksar ileri yıllarda inşallah bir il olacak düzeye gelir.


NIKSAR'I UNUTMAM MÜMKÜN DEĞİLDİR


Kendi isteğimle bakanlığında teklifiyle 1980 Şubatında Edirne Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi'ne tayinim oldu. Edirne'de göreve başladım. Edirne'de yaklaşık 27 yıl okul müdürlüğü yaptım. 1980 yılından 2006 Temmuz 27 yıla yakın okul müdürlüğüm oldu. Bu okula da çok büyük hizmetlerim geçti. 44 yıl 10 ay fiil hizmet yapmak suretiyle 65 yaş haddinden dolayı 2006 Temmuz ayında emekli oldum. Ve uzun yıllar Edirne'de çalıştığım için burada yerleştim ve kaldım. Benim bir oğlum, bir kızım var. İkisi de burada büyüdüler, hayatlarını kazandılar, burada evlendiler ve çol çocuk sahibi oldular. Her ne kadar kendim Adanalıyım ama annem, babam ve akrabalarımızın birçoğunun vefat etmiş olması nedeniyle Adana'dan kısmen kopmuş olduk. Türkiye'nin her yeri bizim vatanımız, karnımız nerede doyuyorsa orada olmamız gerekiyor. Ancak şunu söyleyim Niksar'la ilgili bir haber,  bir havadis veya Niksar Ayvaz suyu filan gördüğümde Niksar'daki yedi yıllık hizmetim esnasındaki olaylar gözümün önünden bir film şeridi olarak geçer. Niksar'ı unutmam mümkün değildir.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400