porno diziem diziem Ücretsiz Kredi Sorgulama hizlipro

AĞLA PLEVNE AĞLA TUNA NEHRİNCE -1-


Bu makale 2016-04-10 05:03:14 eklenmiş ve 413 kez görüntülenmiştir.
Hasan AKAR

“Ağla Plevne ağla Tuna Nehrince,
Türk'e bu ayrılığın başı nerede?
Gönlüm almıyor, gözüm gülmüyor artık,
Sana döktüğüm hasretin yaşı nerede?”
Plevne, Tuna Nehri, Gazi Osman Paşa ve 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşında gösterilen kahramanlıklar ve sonrasında yaşanan Balkan faciası, göçler Türk tarihinin ve her Türk gencinin hafızalarından kolay kolay silinmeyecek İnşallah.
Hepimizin bildiği Tuna Marşı'nda “Neden Tuna Nehri akmadı, Gazi Osman Paşa neden Plevne'den çıkmam dedi? Tarihçilerin yazdığı, anlattığı kadar sorunun cevabını daha kolay bulabilmeniz için diyebilirim ki o toprakları ve bugünkü durumunu görmek gerek.
Arşivime baktığımda kalemimin gücü oranında bu konu ile ilgili olarak, 06.09 1998 tarihinde Tokat Gazetesinde “Aşınmayan Bir Destan Plevne”, 22.07.1998'de “Bayraksız Doğup Bayrak Altında Ölmek” adıyla Yeşil Niksar Gazetesinde iki yazı yazmışım.
24 Şubat 2012 tarihinde de Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi'nde fahri doktora unvanı için şehrimize davet edilen “Çanakkale Mahşeri” eserinin yazarı Araştırmacı-Yazar Mehmet Niyazi Bey ile Tokat Güneş TV'de Tarihçi Hüseyin Sipahi kardeşimle ertesi gün dönemin valisi Şerif YILMAZ Bey'in talimatları doğrultusunda program yapmışız.
Benim için çok değer taşıyan diğer güzellikler de her zaman gurur duyduğum O'nun adını taşıyan okulun öğrencisi olmak, Tokat'ta Gazi Osman Paşa Anıtını yapan Yard. Doç. Dr. Necati KIVRAK hocamızdan resim dersleri almak, Ocak 2010'da Fransa'da yaşayan Gazi Osman Paşa'nın ve Sultan 2.Abdülhamit'in torunu Bülent Osman'la şehrimizi ziyaretinde tanışma ve görüşme imkânı bulabilmek, Tokat Kent Konseyi Eğitim, Kültür ve Sanat Çalışma Grubu Başkanı olduğum dönemde Gazi Osman Paşa ile ilgili şiir, kompozisyon ve resim yarışması açarak dereceye girenleri ilk defa İstanbul'a götürüp Gazi Osman Paşa Kaymakamlığı'nın düzenlediği Anma Programına katılabilmemiz, ülkemizin ve şehrimizin yüz akı olan KÜMBET kültür ve sanat dergisinin bir sayısını Gazi Osman Paşa Özel Sayısı olarak çıkarabilmemizdir.
Eğitim yuvaları olan okullar öğretimlerinin yanı sıra öğrencilere eğitim de verirler. Şehirlerin kültür ve sanatlarında okulların önemini burada tartışmanın bir anlamı yok.1936 yılında öğretime açılan Tokat Gazi Osman Paşa Lisesi işte bunun en güzel örneğidir. Bu şehirde üniversite kuruluncaya kadar adeta bu görevi her alanda başarıyla üstlenerek ülkemize çok sayıda değeri kazandırmıştır. İstanbul'daki Kabataş Lisesi, Galatasaray Lisesi ne ise Tokat için de bu lise o denli kaliteli bir eğitim vermiştir. Dün olduğu gibi gelenekselleşen bu başarı daha da artarak devam etmektedir. Dünün ve bugünün emek sahibi yöneticilerini, öğretmenlerini ve diğer çalışanlarını kutlamak gerek.
Tokat'ın tarihi bu okulundan mezun olanlar da vefalı bir hareketle 2004 yılında Dr. Bilal Durmaz başkanlığında Tokat Gazi Osman Paşa Lisesi Mezunları Derneği'ni kurmuşlar. Bayrağı daha sonra dokuz yıl süreyle sınıf arkadaşım Necmi Melek taşıdı. 2015 yılından beri de şehrimizin sevilen simalarından Av. Melih Yardımcı Bey işin başında. Dernek öğrencilere imkânları ölçüsünde sosyal yardımların yanı sıra her yıl Haziran ayının ilk haftasında mezunlar günü tertip ediyor ve beş yıldır da ALMANAK adıyla okulu tanıtan, eğitimcilerin ve mezunların hayat ve hatıralarını yansıtan kaliteli bir dergiye imza atıyor.
Tokat Gazi Osman Paşa Lisesi Mezunlar Derneği bu yıl farklı bir etkinliğe daha imza atmayı başardı. Büyük kahramanın aramızdan ayrılışının 116. yılında Plevne'ye ve İstanbul'a bir kültür-vefa gezisi düzenledi. Dernek Başkanı Av. Melih YARDIMCI ve yönetim kurulunun koordinesindeki etkinliğe Okul Müdürü Mehmet Yorulmaz, Md. Başyardımcısı Salih Bilgilioğlu, Dernek Eski Başkanı Necmi Melek, Yönetim Kurulu üyelerinden Dr. Mete Bayburtlu, Ömer Sağol, Ferdi Şentarlı, Ramazan Çakmak, Hasan Akar, Mahmut Hasgül, Tokat Şairler ve Yazarlar Derneğinden Remzi Zengin, Burhan Kurddan, Dr. Alper Akın katıldılar.
1 Nisan 2016 gecesi beş asır hâkimiyetimizde kalan, at koşturduğumuz, kültür ve sanatımızı taşıdığımız ecdat yadigârı Bulgaristan topraklarındayız. Konaklama merkezimiz başkent Sofya. Ertesi gün şehirde Bulgarların zulmüne dayanabilmiş, bazıları başka yapılara dönüştürülmüş ama hâlâ ben Türk'üm diyen birkaç tarihi eseri gezebiliyoruz. Bunlardan biri de halkın Banya Başı dediği 1567 yapım tarihini taşıyan, restore halindeki Kadı Seyfullah Efendi Camii. Caminin hemen yanındaki ek bir bölümde öğle namazını az sayıda bir cemaatle eda ediyoruz. Burada Sofya Büyük Elçiliği Sosyal Hizmetler Müşaviri Ulvi Ata, Eğitim Müşaviri Şenol Genç ve Camii İmam Hatibi Ersin Demirel'le tanışıp uzun bir süre sohbet ediyoruz. Sonrasında davet üzerine Din Hizmetleri Müşavirliği'ni ziyaret ederek Bulgaristan'da yaşayan soydaşlarımız hakkında genel bilgi alıyoruz.
Biz Sofya'da iken Bulgaristan Hak ve Özgürlükler Partisi'nin Plevne Milletvekili Mithat Metin'le şehir dışında olduğu için ancak telefonda görüşebiliyoruz.
3 Nisan 2016 Pazar günü atalarımızın izlerini bulabiliriz heyecanıyla gittiğimiz çevresiyle birlikte 300.000 nüfuslu Plevne'deyiz.
Bu şehre giderken aracımızda gençlik yıllarımıza milli, tarihi şuur bakımından bizlere yön veren Osman Yüksel Serdengeçti'nin “İmparatorluğa Mersiye” şiirini okuyoruz:
“Kosovalar, Plevneler bizsizdir,
Yosun tutmuş camilerin ıssızdır.
Boynu bükük minareler öksüzdür.

Açmaz olmuş Kız anlık'ın gülleri
Biz neyledik o koskoca elleri”

İlk ziyaret projesi Rus Ressam Nikolay Oveçkin'e ait Plevne Savaşlarını anlatan Plevne Panorama Müzesi'ne oluyor. Halktan toplanan bağışlarla 1977 yılında açılan müzenin oldukça fazla ziyaretçisi var. Biz gittiğimizde de bazı okul yöneticileri öğrencilerini buraya getirmişlerdi. Derin bir hüzünle karışık milli duygular içinde panoramayı seyrediyoruz. Tabii müzede bizi üzen sahne ve tablolar bir hayli fazla. Bu tablolar ikisi Plevneli, sekizi Rus toplam on ressam tarafından çizilmiş. Hatta Sofya'daki bazı yetkililerle yaptığımız görüşmelerimizde Türk askerini bir hayli aşağılayan bir tablonun yapılan görüşmeler neticesi müzeden yeni kaldırıldığını söylemişlerdi. Ayrıca müzenin diğer bölümlerinde ve girişinde o günlerden kalan toplar ve askerlerin giydikleri elbise, üniforma ve kullandıkları silahlar büyük bir özenle sergileniyor.
Burada Müşavirimiz Ulvi Ata'nın orada yaşayan bir kanaat önderi İsmail Cambazoğlu'ndan bir Bulgar tarihçinin yayınladığı ancak devletin, Türklerin lehine bir yayın gerekçesiyle süratle topladığı bir eserden okuyup aktardığı bilgileri bir kez daha değerlendirmemizin gerekliliğini düşünüyoruz. Esere göre: “Gazi Osman Paşa, huruç harekâtı yapmadan bir gece önce yaverleri vasıtasıyla Plevne şehrinin ileri gelen eşrafını kaleye davet ediyor. Diyor ki: Biz sizlerden topladığımız vergilerle elimizden geldiği kadar sizleri korumaya çalıştık. Ancak yarın buradan ayrılacağız. İşte bu toplanan gelirlerden kalanlar ve gerekli belgeler burada. Onları adaletli bir şekilde dağıtınız diyor. Eşraf bu durum karşısında bir hayli üzülüyor: “Paşam hayır, biz de sizinle bu harekâta katılacağız.” diyorlar.” (Huruç harekâtındaki bazı kayıpların sivil halkında katılımından meydana gelen düzensizlikten kaynaklandığını da aynı tarihçi ileri sürmektedir.)
Maalesef müzedeki yetkililer Türk olduğumuzu öğrenince sanırım pek de memnun olmamışlardır. Tabiî ki öğrencilerin müzeyi gezişi sırasında düşünmemiz gereken bir husus hemen akla geliyor. Japonya'daki Amerikalılar tarafından atom bombası atılarak milyonların katliamını yaşayan Hiroşima ve Nagazaki şehirlerinin daha ilkokulda öğrencilere gezdirilip mesaj verilmesi gibi Bulgarları da aynı politikanın içerisinde gördük.
Oysa biz halkın büyük desteğiyle vücut bulan Panorama Müzesi'nin yanında Tokat'ta Gazi Osman Paşa'nın anıtını yaptırmak için ne kadar mücadele verildiğini o döneme ait belge ve bilgilerin yanı sıra Heykeltıraş Necati Kıvrak Hocamdan dolayı çok iyi biliyoruz. Şu anda da anıtın sanki stadyumun bir kenarına seyyar satıcıların ve bir iş yerinin arkasına saklanmış hali hoş da değil, Plevne kahramanımıza yakışmıyor doğrusu. Bunu belirtmekte yarar görerek ilgililerin dikkatini bir kez daha çekmek istiyoruz.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 4 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400