porno diziem diziem Ücretsiz Kredi Sorgulama hizlipro

“TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ HAKKINDA SOSYO-KÜLTÜREL BİR TAHLİL” -3-


Bu makale 2016-04-25 16:00:48 eklenmiş ve 358 kez görüntülenmiştir.
Yusuf UÇAR

“Dündar Taşer'in, seneler önce söylediği: "Türk'ün cezri Sakarya'da bitmiştir. Yeni bir med devrine girme çabasındayız. Bu med olacak ve Türk milleti azametine kavuşacaktır. Bunun sancıları ve ızdırapları içersindeyiz."
Cümlelerindeki " Bu med olacak ve Türk milleti azametine kavuşacaktır" tavsiyesinin hakîkat olması için bütün gücümüzle çalışmak, herkesin birinci 'hedefi' olmalıdır.
Necip Fâzıl'a tekrar kulak verelim:
“Alparslan Türkeş, 3 Mayıs (1977) günü "Türk Milletine Beyânnâme" başlığı altında kaleme alıp bütün ajanslara ve gazetelere gönderdiği ve milyonlarca nüsha bastırıp her tarafa yağdırdığı târihî bildiri ile, takip ettiğim stratejiyi taclandırmış ve kendisini hilkatindeki altun mâdenin 24 âyarlık keyfiyeti içinde göstermiş oldu.
“(...) Alparslan Türkeş ve Partisi'nin dünya görüşü, ruhî muhtevaya bağlı milliyetçilik olarak metbûluğu (bağlı olunan) ruha ve tabiîliği milliyete veren bir anlayış içinde tek kelimeyle İslâm îmânıdır.
Alparslan Türkeş ve partisi, milliyetçiliği, içi kevserle dolu bir kâse şeklinde görür, ana kıymeti kâsede değil, kevserde bulur ve o kevserin nûrunu ışıldattığı nispette kâseye değer verir.
Alparslan Türkeş ve partisi, bugün en keskin bunalımını yaşayan insanlığa yol gösterici istikamet oklarını, Kâinatın Efendisi'nce getirilmiş ruh ve ahlâk ölçüleri olarak ilân eder ve tasarılarını, hasretlerini, her şeyini bu inanç mihrakında toplar.
Dostluk ve düşmanlık kutuplarımızı tayinde kıstaslarımız şudur ki: Fert, zümre, sınıf ve makam olarak her kim ve her ne olursa olsun, Hakkın düşmanları düşmanımız, Hakkın dostları dostumuzdur.
(...) Türk'ün ruh köküne inmeyen ve bağlanmayan her tedbirin temelsiz kalacağı inancındayız."
Necip Fâzıl; Alparslan Türkeş'in bu "beyânnâmesi"ne, mukabil bir "beyânnâme" ile cevap verir. Bu "beyânnâme"nin de, bâzı ana başlıklarını, yine Necip Fâzıl'ın cümleleriyle takdîm edelim. Diyor ki: " Onu da benim beyânnâmem takip etti:
M. H. P. Genel Başkanı Alparslan Türkeş'in " Türk Milletine Beyannâmesi"ni okudum.
Pılı-pırtı odalarının raflarında dizili, kapağı arkasına devrik ve içi boş, hattâ süprüntü dolu teneke konserve kutuları hâlindeki partiler arasında, bugünden itibaren MHP, nazarımda bambaşka bir mânâ ve hüviyet sahibidir. Onu, Müslümanlık ve Türklüğün gerçek hakkını vermeye namzet bir topluluk olarak anıyor ve canımın içinden selâmlıyorum.
Bu beyânnâme, tâ Cava'daki mü'minle Amerika'daki zenci Müslümana kadar bütün İslâm âlemini ihtizâza getirecek ve oluş dâvâsını temellendirecek kıymette târihî bir hâdisedir. İdeal yumağımızın her lifini içinde saklayan bir tohum...İslâm âleminin Türkiye'den beklediği zuhur ve tecellinin tohumu...
(...) Ne mebus, ne Senatör, ne Bakan, ne şu, ne bu!..Allah'ın, bana biçtiği mânevî makam ve memuriyeti bunlardan hiçbiri tercüme edemez. Bu makamdan en canhıraş ihlâs ve hasbîlik kürsüsünden haykırıyorum: 40 yıllık mücâdele ve yepyeni bir gençlik inşâsı, hayatımda, bugün, bu beyânnâmeden, bu beyânnâmenin sahibine ve partisine taktığı şeref ve mesuliyet bâzubendinden sonra, artık, emin olmaya yakın bir ümid nefesi alabilirim.
“150 yıldır, her gün biraz daha artıcı bir hasretle kurtarıcısını bekleyen Türk Milleti'ne "beklediğim geliyor" müjdesini vermenin ilk ümit günü bu tarihî andır.
“Emin olmaya yakın ümit" ışığının çaktığını gördüğüme ve bu ışığı nice defa hayâl edip de karanlıklara düştüğüme göre, bundan böyle yeni inkisarlara tahammülü kalmayan yanık yüreğimi, dâva yolunda en küçük istikamet hatasına râzı olmaz bir hassasiyetle bu beyânnâmenin halkaladığı sıcak avuçlara bırakıyor ve 40 yıllık emeğimin semeresini bu çevrenin aksiyoncu ruhundan bekliyor ve istiyorum.
İçi alev alev Müslüman, dışı pırıl pırıl Türk ve içi dışına hâkim, dışı içine köle, yeni Türk neslinin maya çanağı olmak ehliyeti hangi topluluktaysa ben oradayım.
Allah'ın inâyeti ve Resûlünün ruhaniyeti bu yoldakilerin üzerinde olsun!"
1965 - 1969 yılları arası yâni CKMP dönemi, bu partinin en mahrûm ve en sıkıntılı olduğu dönemdir. İş başarabilecek bir idâreci bile bulmakta zorluk çekilen zamanlardır. O günlerin zorluklarına, eziyetlerine ve sıkıntılarına, onları, gençliğinde yaşamış biri olarak bizzat şâhidim. Gerçi, zaman içinde, çok rahat nefes alınabilecek hiçbir gün olmadı ammâ, elle tutulur, maksadı hedefe yaklaştırabilecek 'ümitli zamanlar' da olmuştur.
Bunun ilk hamlesi, 31 Mart 1975 târihinde kurulan ve Milliyetçi Partiler Hükûmeti diye anılan 39. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti veya 4. Süleyman Demirel Hükûmeti'nde koalisyon ortağı olmakla başlar. MHP'nin üç milletvekilinden; biri, Alparslan Türkeş Başbakan Yardımcısı, diğeri, Mustafa Kemal Erkovan Devlet Bakanı olur.
Yine, Milliyetçi Hareket Partisi, 21 Temmuz 1977'de, 41. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti veya 5. Süleyman Demirel Hükûmeti'nde koalisyon ortağı olur ve on altı milletvekilinden biri, Alparslan Türkeş Başbakan Yardımcısı; diğer dördü ise, Sadi Somuncuoğlu, Gün Sazak, Cengiz Gökçek ve Agah Oktay Güner bakan olurlar. Böyle bir hükûmette, onaltı milletvekilinin beşinin bakan olmasındaki kuvvetli irâdeyi ve başarıyı görmek lâzımdır.
MHP, 04 Nisan 1997 de, Başbuğ Alparslan Türkeş'in vefâtından sonra, Genel Başkan değişimi yaşar ve 1999'da yapılan milletvekili seçimlerinde ikinci parti olarak 129 milletvekili ile, TBMM'ne girer. Birinci parti olan DSP'nin milletvekili sayısı 136; Fazilet Partisi'nin 111; ANAP'ın 86 ve Doğruyol Partisi'nin ise 85 milletvekili vardır.
Milliyetçi Hareket Partisi'nin, DSP hâricindeki partilerle koalisyon hükûmeti kurup ilk defa Başbakanlık fırsatı doğmuşken, bu imkân / fırsat değerlendirilememiş ve hükûmeti kurmakla görevlendirilen B. Ecevit'in, partisinin genel başkan yardımcısı olan eşinin , ülkücüleri kastederek; "Eli kanlı kaatillerle hükûmet kurulmasını içimize sindiremeyiz" deyişine rağmen , onun Başbakan'lığında koalisyon hükûmeti kurulmuştur.
Kaldı ki; bir yıl sonra yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminde de, Sadi Somuncuoğlu gibi, hem siyâsî ve hem de ilmî birikimiyle tecrübeli bir şahıs safdışı bırakılmıştır.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 1 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400