yeni film yeni film porno

KOLTUĞA YAPIŞIP KALDI


Bu makale 2016-05-20 12:12:59 eklenmiş ve 1560 kez görüntülenmiştir.
Yusuf UÇAR

1997'de Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanlığına geldiği günden bu yana yaptığı icraatlar ve söylemleri ile zikzaklar çizerek Ülkücüleri hep yanıltmış ve arkasında soru işaretleri bırakarak 20 yıllık süreyi heba etmiştir.

1999'da yapılan genel seçimde %18,13 oy alarak Bülent Ecevit başkanlığında kurulan 57'ci hükümette Başbakan Yardımcılığı görevini almıştı. Hükümet ortağı olan Devlet Bahçeli 2002'de hiçbir istişarede bulunmadan kendi kafasına göre hükümetten çekiliverdi. Başbakanlık görevi teklif edilmiş ve elinin tersiyle itivermişti.2,5 yıllık hükümetleri döneminde her türlü yapısal değişimleri başarıyla yapıp ekonomiyi belli bir noktaya getirmesine ve hükümet ortaklarının ısrarlarına kulak tıkayarak 57'ci hükümetinin yıkılmasına sebep olmuş ve AKP'nin iktidara gelmesinin yolunu açmıştır.

57'ci hükümet döneminde hükümet ortakları kendilerine yakın gençlere her türlü iş imkânını sağlamışlar, KPSS sınavını çıkararak ülkücü gençliğin işsiz kalmasına neden olmuştur. Bazı bölgelerde Telekom gibi işletmelerde açık bulunan kadrolara ülkücüler alınmamış ve bu kadrolara ülkücülükle ilişkisi olmayan yalakalar alınmıştır.

2002'de yapılan erken seçimde Devlet Bahçeli'nin hatalarıyla Milliyetçi Hareket Partisi %8,5 oy alarak sandığa gömülmüş ve meclis dışı kalmıştır.

1999'daki lider gibi kalsaydı; karşısına ne parti içi muhalefet çıkardı, ne de vekil sayısı düşerdi. MHP'nin beğenilen ilkeleri de canlılığını korur ve milletin ümidi zaafa uğramazdı.

Sayın Devlet Bahçeli Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı olur olmaz Milliyetçi Hareket Partisi gençlik kolları başkanlığını kaldırmak oldu. Gençliği olmayan bir parti düşünebilir misiniz?

Ülkücü gençleri sokaktan kurtaracağım ayağıyla hareket ederek MHP Gençlik Kollarını lağvederek Ülkü Ocaklarını siyasete alet etmiştir. Ülkücü gençliğe parti olarak gereken önem verilmemiş, üniversitelerdeki ülkücü gençlerin sayısı gittikçe azalmış ve teşkilatlanmaları zorlaşmıştır. Özellikle devlet üniversitelerinde PKK'lıların baskısı altında kalarak birçok ülkücü genç şehit edilmiştir.

Ülkücülerin tanışıp kaynaştığı ve her yıl yaptığı Erciyes kurultayı bilinmez nedenlerle yasaklanmıştır. Aylar önce gidilir ve orada otağlar kurulur halk dansları yapılır, ozanlar gür sesleriyle milyonları coştururdu. Ülkücüleri bundan da mahrum ettiler.

Bursa-Kocayayla, Tekir Yaylası, Türkmen şenlikleri ve Antalya'da her yıl yapılan demir dövme törenleri de yasaklandı. Bu törene bütün Türk Cumhuriyetleri Devlet Başkanları katılır demir döverlerdi.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kendi adaylarını çıkarmamış ve çıkanları da kendi zorbalarına dövdürmüştür.

Meclis Başkanlığı seçimlerinde de aynı hatayı yaparak ve bu günkü iktidarın güçlenmesine sebep olurken kendi tabanlarını kaybetmişlerdir.

Koltuğa yapışıp kalan bir genel başkan…

80'lik ihtiyarlara el öptüren, 80 milletvekilini 40'a indiren, HDP milletvekilleriyle tokalaşan bir bilge lider… 

Bilge lider:

“Eğer ihtiyaç hâsıl olursa… Eğer gerek duyulursa… Türkiye'nin milli ve tarihi çıkarlarını savunmak için… Düne kadar hükümete verdiğimiz fiili destek, hukuki bir boyut alabilecek.”diye buyurdu. AKP hükümetine açık çek veriyor. Neyin karşılığında acaba?

Yine bilge Lider:

“Biz asla bir vatan kaybetmek istemeyiz. Bu itibarla güçlü bir iktidarın varlığını milli bir ödev olarak değerlendiriyoruz.”diyor. Bu iktidarla ilgili olarak daha önceleri 'yıkım taşeronu' diyen de Devlet Bahçeli'ydi. Buna da şaşırmadık.

Şimdiki Cumhurbaşkanı daha önce Bilge lider'e ne demişti:

“Çankaya yokuşunda nefesin kesilir, gittiğin her yere gideceğim, nefesim ensende olacak. Motorun su kaynattı.”

Bu kadar söylenenlere rağmen bu yakınlık ve samimiyet ne için yapılıyor? Bunun bir nedeni olmalı…

Bilge lider daha ileri giderek, MHP'nin Ak Parti ile koalisyon kurmasını istiyormuş.

Hesap ne?

Milliyetçi Hareket Partisi içinde parti içi muhalefet işte bu yanlışlıklar sonucunda ortaya çıktı. Lider artık bu gemiyi limana sağ-salim olarak demir aldıramıyor. Anadolu'nun şahlanışı bundandır. 

Başta Meral Akşener, Sinan Oğan, Koray Aydın ve Ümit Özdağ ile 548 üst kurul delegesini tebrik etmek ve kutlamak gerekir.

Emanet, ehil ellere geçmelidir.

Milliyetçi Hareket Partisi artık yeniden milletin umutlarını yeşerten bir parti haline gelmelidir.

Ülkücü hareket artık koltuğa oturup yapışan, partici diktatör, despotik bir ruh taşıyan lider değil herkesi kucaklayan güler yüzlü samimi bilge lider istiyor.

MHP'de kurultay engellemelere rağmen mutlaka zamanı gelince yapılacak ve o değişim gerçekleşecektir.

Her gün şehitlerin geldiği ve vatan hainlerinin sarmaşık gibi ülkeyi sardığı bu günlerde ülkenin Milliyetçi Hareket Partisine her zamankinden daha büyük ihtiyacı vardır.  

Acı olan şey ise; her gün şehitlerin geldiği bir ortamda sorumluluk makamında olanların hiçbir şey olmamış gibi hareket edip eğlence ve düğün programları yapmalarıdır.

Allah büyüktür. Her şeyi görüyor. Biz ona inanıyor ve ona sığınıyoruz. 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400