yeni film yeni film porno

GÜCÜNÜNÜN FARKINDA OLMAYAN BİR TÜRKİYE


Bu makale 2016-06-03 00:42:12 eklenmiş ve 407 kez görüntülenmiştir.
Yusuf UÇAR

Isıtıp ısıtıp ikide bir önümüze konan sözde soykırım hikâyesi nihayetinde Almanya'da da günün konusu oldu. Almanların 2 Haziran'da kabul etmeye hazırlandığı “soykırım tasarısı”nı Berlin'de binlerce Türk miting yaparak protesto etti.
Aralarındaki farklılıkları bir kenara bırakıp muhteşem bir organizasyon oluşturan; Cami derneklerinden, Tük Milliyetçisine, Atatürkçüsüne ve fikri ne olursa olsun onlarca dernek ve kuruluşlar kol kola, omuz omuza vererek Almanya'da muhteşem gösteriye imza attılar. Geçmişte İsviçre Meclisi “Türkler 1915'de Ermenilere soykırım yaptı” yasasını çıkarmıştı. Fikrini ve zikrini ister beğenin ve isterse beğenmeyin Doğu Perinçek bu yasanın iptali için çok çalışmıştı. AKP Hükümetinin yapamadığını o tek başına yapmıştı. Doğu Perincek'e İsviçre mahkemesi “Bir daha gelirsen tutuklarız” tehdidinde bulunmuştu. Tehdide kulak asmadı. İsviçre'de “Türkler soykırım yapmamıştır.”Dedi. Bunun üzerine Perinçek'i tutukladılar. O da işi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine kadar taşıdı. Sonuçta galip geldi. Türkiye Cumhuriyetinin yapamadığını başardı.
Dost ve müttefik kabul ettiğimiz ve hatta birinci dünya savaşında, Çanakkale'de beraber savaştığımız Almanya'ya ne oluyor. Milyonlarca Yahudi'yi sistemli biçimde yaşlı-ihtiyar ve çocuk demeden fırınlarda yakan ve gaz odalarına atıp bağırta bağırta boğulmalarını seyreden bir tarihi geçmişe sahipken, yani “soykırım”dan sanık Almanya, Türkiye'yi “soykırımla” suçluyor. Bunlara insanları bırakın kargalar bile güler.
Almanya'da bir ırkçı parti genel başkanı ne diyordu:
“Yönetime geldiğimde yapacağım ilk şey Yahudileri yok etmek olacak. Bunu yapacak güç elimde olduğunda, Marienplatz'da trafiğin izin verdiği kadar yan yana darağacı yerleştireceğim.
Sonra bütün Yahudiler istinasız asılacak ve asıldıkları yerde kokana kadar ve hijyen şartları izin verene kadar kalacaklar. Onlar indirildiğinde diğer yığın ipe dizilecek ve Münih'teki son Yahudi ölene kadar devam edecek. Diğer şehirlerde de aynı şekilde, bütün Yahudiler ölene kadar bu sistem sürdürülecek…”diyen bir ruh hastasını iktidara getiren Almanya!..”
Halk arasında bir söz vardır ya!  “Kel'in köre lafı var.” Yine “Değneksiz köy bulmuşlar “gelende vuruyor gidende…Sen güçlü olursan herkes senin de önünde eğilir ama tersi olursan vay haline…Şimdi olduğun gibi..
İçimizde de bunu seslendirenler yok mu? “Türkler 1,5 milyon Ermeni'yi tehcir sırasında öldürdü.”deyip de Nobel ödülü alan Orhan Pamuk'umuz yok mu? Onu gibi binlerce akilimiz var Türkiye'de…
Hırant Dink'in cenazesinde  “Hepimiz Ermeniyiz!” diye bağıran binlerce soykırım taraftarı yok mu Türkiye'mizde?
Selcan Taşcı Yeni Çağ'daki köşesinde:                                                                     
Emperyalizme karşı sopalı bre densiz diye kükreyecek sopalı bir kabadayı yok bu memleketi yöneten zümre içinde. Olsaydı eğer...
 “Geçen yıl sözde “Ermeni Soykırımının 100.Yılını Anma” sını düzenleyen, tehcir sırasında yaşananları “soykırım” olarak tanımlayan, Cumhurbaşkanı seviyesinde Türkiye'yi “Ermeni, Pontus ve Süryani soykırımları”yla suçlayan Alman Fedaral Meclisi'nin şimdi de Hıristiyan Birlik Partileri, Sosyal Demokrat Parti ve Yeşiller Partisi tarafından hazırlanan “1915 olayları soykırım olarak tanınmalıdır” şeklindeki kanun tasarısını kabul etmeye hazırlandıktan sonra; Merkel'i İstanbul'a prensesler gibi karşılamaz, birlikte “aile fotoğrafı” çektirmezlerdi.
Bu kepaze planın ortaya çıkmasından, üstelik de Almanya Dışişleri Bakanı'nın da desteğini açıklamasıyla, bunun sadece muhalefet değil, iktidarın da katıldığı bir “iftira” olduğunun anlaşılmasından sonra öyle bir tepki geliştirildi ki… Değil Merkel gelip İstanbul'da “mülteciler” konusunda ayar vermek; Kapıkule sınırına yüz km yaklaşmaya cesaret edemezdi!”
Çoklu basına bakıyoruz, Almanya'da mücadele verenleri fikirleri yönünden eleştiriyorlar. Kendileri köşelerinde iki satırla geçiştirirken birde dişe diş göze göz mücadele edenleri karalamaya kadar gidiyorlar.
Peki, Türkiye'nin partileri AKP, CHP ve MHP nerede?
Ne yazık ki bu partilerden şu ana kadar tık yok! Tam bir vurdumduymazlık içindeler.
3 milyon Türk'ün yaşadığı Almanya'da Alman basını Türkleri yerden yere vururken, Şükrü Elekdağ, Onur Öymen, Uğur Dündar, Yusuf Halaç oğlu, Bilal Şimşir, Mehmet Perincek, Selcan Taşçı köşelerindeki yazı ve açıklamalarıyla kamuoyu oluşturdular.
Yıl boyunca hiçbir ilmi ve tarihi çalışma yapmayan devlet, başı sıkıştığında yazılı bir kınama ile yetinip ve esip gürleyerek günü kurtarmaya çalışıyor.
Her şey olup bittikten sonra Diyarbakır'dan ABD'ye “lafla kınama” yollayanlar, neden engelleme fırsatları varken buradan Almanya'yı “kınama listesine” almadılar acaba?
Cumhurbaşkanı, Başbakan ve hükümeti İstanbul'un fethinin 563. yıl dönümünde devletin bütün imkânlarını kullanarak Artvin'in den Edirne'sine ve Türkiye'nin her yerine araba gönderip İstanbul'a milyonları toplayanlar neden (?) Almanya'daki olaya duyarsız kaldılar. Bir kınama ile geçiştirdiler. Bu da bir fetih olayıdır. Unutmayalım.
Devletin bütün imkânları Almanya'daki dernek, kuruluş ve vakıflar için kullanılıp desteklenseydi ve milyonları toplayıp Almanya'nın bütün şehirlerinde protesto mitingleri yapmaları sağlansaydı daha iyi olmaz mıydı? Avrupa'nın diğer ülkelerinde de aynı mitingler yapılabilirdi. ABD'de de olduğu gibi işi başkalarına (Yahudi kuruluşları) bırakırsanız, bu işler hep topal-aksak yürür. Hani halk arasında bir söz vardır: El elin eşeğini ıslık çalarak arar.”
Türkiye sustukça bunun sonu gelmeyecektir. Soykırım yasasını kabul eden ülke sayısı bir elin parmakları kadar az iken bu gün bu sayı artarak devam etmektedir. Diğer devletlerde Türkiye'nin bu suskunluğundan istifa edeceklerdir.
İngiliz Parlamentosu'nun kapısında şu yazılıdır: “İngiltere'nin ebedi dostu yoktur. Ebedi düşmanı da yoktur. İngiltere'nin ebedi menfaatleri vardır.”Bundan çıkaracağımız çok dersler vardır.
Sen güçlü olursan dostun var… Gücünü yitirdiğin zaman hepsi aç kargalar gibi başına üşüşürler. Gözünü oyarlar. Uyanık olmak zorundayız.
Akıllı dış politika ile bu olayların üstesinden gelineceğine inanıyorum.
Ayrıca da Türkiye süratle Suriye, Irak ve Rusya ile ilgili ilişkilerini normale döndürmelidir.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400