erotik izle yeni film yeni film silifke escort sexs

KENDİ YAĞI İLE KAVRULAN NİKSAR (3)


Bu makale 2013-07-17 18:41:45 eklenmiş ve 897 kez görüntülenmiştir.
Selahaddin GÜMÜŞAY

    Şehirleşmenin olmazsa olmazı olan elektriğin çözümünden sonra, şehir olmanın bir diğer unsuru olan, gıda ürünlerinin temini ve halka sağlıklı olarak yansımasını sağlayacak tesis ve kurumların vücuda getirilmesi ve verimli çalışmasının sağlanması öncelikli konulardandır.
    O yıllarda Niksar; çevre yerleşim birimlerine göre bu konularda da öndedir zira 1930 lu yıllarda sağlıklı et ihtiyacını karşılamak için Kesimhane ( Mezbaha) açılmış, vatandaş et ihtiyacını  güvenli bir ortamda karşılayabilmiştir.
    Çocukluk yıllarımızda büyüklerden dinlediğimize göre mezbaha; Yılanlı Köprü'nün Kale tarafındaki ayağının üst tarafında bulunan bir yerde imiş ve haftanın belirli günlerinde kesim yapılırmış.
    Halk kışlık et ihtiyacını sonbaharda yaptığı kavurma ve kıymalarla karşılardı. Kış aylarında taze et nadir bulunurdu.
    Dükkânlarda yuvarlak kalıplar halinde kıymalar bulunur, güzden hazırlık yapamayan halk ihtiyacına veya parasına göre kıyma alarak ihtiyacını giderirdi. Bir kısım çarşı esnafı ya bir miktar kıyma alır fırında kıymalı pide yaptırır, bir kısmı da yarım veya çeyrek sıcak somun ekmeğinin içine kıyma kor öyle yerdi. Benim İlk Okul ve Orta Okul yıllarımda fırınlarda yarım veya çeyrek ekmek satılır, bilhassa köylerden gelenler, Kış Mevsiminde helva, zeytin ekmek, Yaz Mevsiminde üzüm ekmek yiyerek karınlarını doyururlardı.
    1935 yılında Mezbaha Çatallı Sokak denilen yerde (şimdiki Kaya- İsmet Özden İlk öğretim Okulu'nun üst  tarafına) günün şartlarına uygun ve daha modern bir tesis yapılmış, bu tesis 1996 yılına kadar kullanılmış, bu tarihten sonra daha modern ve hijyenik ortamda yüksek; kapasiteli hizmet veren bu günkü yerinde faaliyete geçirilmiştir.
    NİKSAR'DA EKONOMİK ATILIMLAR
    Niksar Halkı her dönemde tarım ve hayvancılığın yanında ticarî hayata da önem vermiş, rızkın on da dokuzunun ticarette olduğu fikrini benimsemiş, bir taraftan ürettiklerini pazarlayarak  mahsulünü ticari emtia olarak değerlendirmesini bilmiş, bir yandan da alım-satım işlerine ağırlık vermiştir.
    Niksar Halkı'nın atılımcı ruhu, dürüstlüğü ve ticarî ahlâkı ona güven ve itimadı sağlamış Ticarî itibar kazandırmıştır. Eski Niksar Esnafının sağladığı bu güven, ticarî hayata atıldığım  yıllarda İstanbul Toptancılarından duyduğum methiyeler o yıllarda bir Niksarlı olarak benim  de göğsümü kabartmıştı.
    Ticarî atılımlara gelince; 1950li yıllarda TURAÇLIOĞLU ABDURRAHMAN Efendinin Oğlu NUSRET Bey Niksar'da AYVAZ MARKASI ile gazoz imalâtını başlatmış, ticarette çevre İlçelere karşı bir övünç kaynağı olmuştur.
    Yine girişimcilikte Mustafa ULUDAĞ-AHMET UYLAŞ (HEKİMOĞLU) ikilisi Bisküvi imalâtını gerçekleştirerek, Niksar için bir gurur vesilesi olmuş, ancak; Niksar Ekonomisine lokomotif görevi yapacak, maddi girdilerin yanında işçi istihdamıda sağlayacak olan bunun yanında diğer teşebbüsler için örnek olacak her iki teşebbüs de uzun ömürlü olmamış, Niksar kendisine ekonomik istikbâl vadeden bu teşebbüslerden gereği gibi yararlanamamıştır.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400