yeni film yeni film porno

DİYARBAKIR HEVSEL DERGİSİ ÜZERİNE


Bu makale 2016-07-04 18:49:04 eklenmiş ve 428 kez görüntülenmiştir.
Hasan AKAR

“Hangi bağın bağbanıysan gülüsen,
Aldın aklım ettin beni deli sen.
Yüz yıl geçse gene benimsen,
İsterem ki bir gün evvel gelesen”

Çocukluğumdan beri sevdiğim bu türkünün diyarına iki kez gitmek, Diyarbakır Kalesinde Mırra kahvesi içmek nasip olduğu için hep mutlu hissederim kendimi. Bundan üç yıl evvel o güzel memleketin güzel bir delikanlısıyla Tokat'ta tanışma imkânı buldum. İhsan İpek Cankurt kardeşim çıktığı yurt gezisinde Tokat Şairler ve Yazarlar Derneği'ni ve takip ettiği KÜMBET Dergisi'ni ziyaret etmek amacıyla şehrimize gelmişti. Mahmut Hasgül kardeşimizle birlikte imkânlarımız ölçüsünde Tokat'ı gezdirdik sonrasında ülke meseleleriyle beraber kültür ve sanatımız, Anadolu dergiciliği üzerine derin bir sohbet yapmıştık. Bu görüşmeden sonra İletişimimiz hiç kopmadı. Zor şartlarda Diyarbakır Şairler ve Yazarlar Derneği'ni büyük bir özveriyle kurarak başkanlığını üstlenen bu kardeşimizi ilgiyle takip ettik.
Şimdi, terörle mücadele eden o diyarlardan, Diyarbakır bağlarından bu sıkıntıların içinde DİYŞAD (Diyarbakır Şairler ve Yazarlar Derneği') nin bir yayını olan HEVSEL adıyla bir dergi gonca gül  gibi açarak bize göre mükemmel bir ses verdi. Kendilerini bu değerli çalışmadan ötürü kardeş dergi olarak tebrik ediyor, başarılar diliyoruz.
Kısaca tanıtmak istersek; Mayıs 2016'ta birinci sayı olarak karşımıza çıkan bu güzel dergiye kapak olarak Diyarbakır kalesiyle, dergiye adını veren Dicle Nehrinin suladığı topraklara adını verdiği Hevsel yöresinden bir manzara konulmuş.38 sahifeden ibaret derginin editör yazısında ortaya çıkış amacı şu cümlelerle özetleniyor:
“DİYŞAD bünyesinde kültür, sanat ve edebiyat meşgalesini giydirdik ruhumuza. Evrenselliğe, insanlığa, sevinceliğe, ahlaki ve mizacı bir hitaba sahip bu meşgale ile ifade edebildik kendimizi. Bu yolla Gönültaşlarımıza ulaşıp, gönül bağıyla bağlanmak istedik.”
İlk yazı İhsan İpek Cankurt'un kaleminden “İlk Adım” başlığını taşırken, bunu, Ömer Hayyam'ın rubailerinden örneklerin sunulduğu “Edebiyatta Bir Tür Rubai” yazısı takip ediyor. Mehmet Tanrıkulu, ”Neden HEVSEL” başlıklı yazısında Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesinde yer alan Hevsel'in güzelliklerini Fotoğraf Sanatçısı Mehmet Gerş'in fotoğraflarının ışığında anlatıyor.
Gökhan Pamukçu'nun kaleminde “Sen” başlığıyla iman ve aşk duyguları en derin mısralarda bütünleşiyor. Genç bir yazar Nimetullah Yıldız da “Ben Ağladım Onlar Şiir Sandılar” yazısında yazar olmakla, yazmak zorunda kalmanın ayrıntılarını mükemmel bir şekilde işliyor. Araştırmacı –Yazarlardan Kasım Ertaş “Diyarbakır Musiki Folklorunda Ermeni Aşıklar 1”yazı dizisinin ilkine Celal Güzelses'in çalışmalarını da konu alarak imza atıyor.
Belgin Efe; ”Tanıdın mı Efendi”, Seyfettin Alkan ;”Her Sabah Bin Umutla ,”,Berat Beran; ”Kaybolan Şehir”, Abdulkadir Nur Gördük; ”Burası Diyarbakır ”, Gülten Kahraman; “Ben Şair Değilim”, Seyithan Akıncı; “Bahtsız Diyar”, Serkan Görgülü; “Ayna”,H üseyin Acar; “Vur da Öyle Git”; Kenan Baran ; Elhamdülillah”, Mahmut Kebir, ”Sendeki Be”, Hasan Nadiroğlu, Ak Güvercinim”, Doğan Karaağaç, “Hey Gidi Dünya ”Müslüm Atlı, “Ey Zin”, Suat Bilgin, ”Elveda Esintisi”, Toygar Merdan Toy,” Aşktan” şiirleri ile dergiye renk katarken, ”Yaşayan Değerlerimiz” adıyla açılan bölümde bize göre bir vefa örneği olarak Şair Mevlüt Mergen'e yer verilmiş.
Bunları, Mehmet Ali Çoban'ın “Eğitimde Duygusal Zekanın Önemi” makalesi, Abdurrezzak İnal'ın “Diyarbakır Folkloru”, Birsen İnal'ın, ”Berivan”, Veysi Fida'nın “XX.Yüzyıl Başlarında Diyarbakır Kültür Depoları” ,İbrahim Evirgen'in” Diyarbakır ve Yerel Basın” yazıları takip ediyor.
Ayrıca “Bir Konu Dört Konuk” sahifesinde Belgin Efe, Abdurrahman Taşin, Süleyman Aydın ve Metin Şaşmaz'ın DİYŞAD'la ilgili görüşlerine yer verilmiş.


Derginin son sahifesinde ise DİYŞAD'ın kurulduğu günden beri yapmış olduğu bir dizi etkinlikler konu edilmiş.
Evet, Diyarbakır Ali Emiri (1857-1924) gibi eserlerinden Devlet Arşivlerinde yararlandığımız zengin bir kütüphane sahibinin, Ziya Gökalp (1876-1924) gibi değerli bir sosyoloğun, Celal Güzelses (1900-1959), İzzet Altınmeşe (1947-),Orhan Asena (1922-)gibi tartışılmaz sanatçıların, Süleyman Nazif (1869-1927)gibi bir üstadın, Cahit Sıtkı Tarancı (1910-1956) ,Sezai Karakoç ( 1933-) gibi değerli şairlerin;
Ve de Diyarbakır, Diyap Ağa'nın (Yıldırım)gibi İstiklal Savaşı yıllarında Yunanlıların Ankara yakınlarına kadar yaklaşmaları üzerine,”T.B.M.M'ni Kayseri'ye taşıyalım” diyenlere karşı “Biz buraya kaçmaya gelmedik, düşmanla savaşmak için geldik” diyen cesaretin, birliğin, beraberliğin timsali, Atatürk'ün yakın dostunun memleketi.
Diyarbakır, hâlâ eski güzel günlerine dönmüş değil. O güzel bağları dağlara çevirmek isteyenlerin faaliyetleri durulmadı o diyarda bir türlü. Sahte Kürt kimliğine bürünmüş Hınçak ve Taşnak komitacılarının kalıntılarının bu ülkeyi parçalamalarına, kardeşliğimizi bozmalarına, o bölgenin insanlarını kullanmalarına bu aziz milletin evlatları Allah'ın izniyle fırsat vermeyeceklerdir. Çünkü maskeleri düşmüş, çirkin suratları görünmüştür artık.
Biz, bu sancılı bir dönemde, zorluklar içinde birliğe, beraberliğe, barışa kucak açmayı başarabilen Diyarbakır'ın kültür sanat dostlarına müteşekkiriz.
Teşekkürler Diyarbakır Şairler ve Yazarlar Derneği, Teşekkürler İhsan İpek Cankurt kardeşim. Yolunuz açık olsun. HEVSEL, Kültür ve Sanat Dergisi, Kültür Dünyamıza hoş geldiniz. Üstün gayretleriniz hayırlara vesile olsun.
Yazımızı yukarıdaki türkünün devamı ile bitirelim:
“Diyarbakır etrafında bağlar var,
Fitil işler yüreğimde yaram var”
Tokat'ın bağlarından selam ve dualar olsun Diyarbakır'ın “Hevsel” Bağlarına.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400