erotik izle yeni film yeni film antalya escort antalya escort

ARAPÇA MI ? TÜRKÇE Mİ ?


Bu makale 2016-07-05 00:23:47 eklenmiş ve 458 kez görüntülenmiştir.
Ali BERKE berke_1958@hotmail.com

Baştan söyleyeyim ki yazıyı okuyanlar yanlış anlamasın.
Bu; bir inanç sorgulaması  değildir!
Sadece cenab-ı Allah'ın bize, kullanın diye bahşettiği aklımıza takılan sorulardır. Yani bize anlatılanlardan kafamıza takılan sorulardır. ”Efendim okuma yazman var araştırıp öğreneydin!” diye serzenişte bulunanlar ve sitem edenler olabilir. Bu kabulümdür. Ancak; bu uygulamayla da alakalı olduğu ve araştırma, öğrenme imkanı olmayanlar için, bilenlere bu soruları yönelttiğimizi varsayın!
Epeydir aklımda olan ama sorunca yanlış anlamalara yol açabilecek bir sorunun, Yeni Asya Gazetesi fıkıh köşesinde Süleyman Kösmene'ye sorulduğunu ve soruya verilen cevabı görünce ben de düşüncelerimi okuyucuyla paylaşmak istedim. Kimsenin zihnini bulandırmak gibi bir gayem yok. Bunu özellikle vurgulamak isterim.
Soru şu:
“Kabirde sorgu sadece imani meselelere ait olup, ameli meselelerde sorgu mahşerde değil midir? Ameli bir mesele için kabirde sorgu olmadığı halde azap var mıdır? Varsa bu adaletle nasıl açıklanabilir?”
Sayın Hocamız bu soruya şöyle vevap vermiş:
“Kişi kabre girdiği zaman Münker ve Nekir adlı melekler tarafından kendisine, “Men Rabbüke? Ve men nebiyyüke? Ve ma dînüke? Ve ma kitabüke?” yani, “Rabbin kimdir? Nebin kimdir? Dinin nedir? Kitabın nedir?” soruları sorulur.   
Ki bu sorular kişinin imanî durumunu tesbit için sorulur.
Kişi eğer bu sorulara doğru cevap verirse, kabri alabildiğine genişletiliyor ve aydınlatılıyor. Kişi buna çok seviniyor ve ailesine bildirmek istiyor.
Şayet kişi iman etmiyor idiyse bu sorulara haliyle doğru cevap veremiyor.
Bu durumda melekler toprağa emrediyor, toprak onu sıkmaya başlıyor. Mahşerde dirilinceye kadar toprakta böyle azap görüyor.” Diyor ve kaynağını da “Tirmizî, Cenâiz, 70.” olarak kaydediyor.
Hocamızın belirttiği gibi Münker ve Nekir melekleri bu soruları bize ve herkese Arapça mı soracaklardır? Yine yazıda hocamızın biz anlayalım diye Türkçe'sini yazdığı gibi “Rabbin kimdir? Nebin kimdir? Dinin nedir? Kitabın nedir?” diye mi sorulacaktır?
Bazen katıldığım cenaze namazlarında duayı yapan bazı imamların oradaki haziruna “Men Rabbüke? Ve men nebiyyüke? Ve ma dînüke? Ve ma kitabüke?” sorularına doğru cevap vermeyi nasip eyle Allah'ım” diye dua ettiklerine şahit oluyorum. Acaba bu soruları imamlarımızın “Rabbin kimdir? Nebin kimdir? Dinin nedir? Kitabın nedir?” diye sormasında veya duada böyle söylemesinde din nezdinde bir sakınca mı vardır ki; çoğunlukla Türkçe yapılan duanın arasında bu sorular Arapça söyleniyor?
“Uzaktan yakından cenazemize iştirak edip el açıp amin diyenlerin de geçmişlerinin makamını cennet eyle….” diye devam eden kısmını da Arapça okusunlar o zaman değil mi ?
Dediğim gibi maksadım kafa karıştırmak değil. Bazı kişisel tercihlerin dinden bir cüz gibi gösterilmesi ve sorgulanmaması ne kadar doğru? Böyle uygulayanların da mutlaka makul bir açıklamaları vardır!
Onlar da; amin diyeceğimiz duayı anlamamızı istiyorlardır değil mi?

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400