erotik izle yeni film yeni film antalya escort antalya escort

Mısır’da Müslüman Kardeşler Hareketi ( İhvan El Müslimin )


Bu makale 2013-07-23 17:54:27 eklenmiş ve 1477 kez görüntülenmiştir.
Kemal YILMAZ

    Hareketin kurucusu Hasan El BENNA, 1906 yılında Mısırın İskenderiye şehri yakınlarındaki Mahmudiye kasabasında dünyaya geldi. Babası Ahmet El Benna, Hanbeli mezhebinde büyük ilim sahibi muhaddislerdendi. Dedesi Abdurrahman El Bennadır. Hasan El Benna ilk ve orta tahsilini kendi kasabasında yaptıktan sonra, yüksek tahssil için başkent Kahireye gitti ve Kahire Üniversitesinin Darul Ulum Fakültesinden mezun oldu. Akabinde İsmailiyye şehrinde Lise öğretmenliği yapmaya başladı. Küçük yaşta din bilgisi almış, çok miktarda ayet ve hadis ezberlemişti. Müslümanlığını severek yapıyordu. Gençlik yıllarından itibaren kendisini kitap okumaya vermişti. Yeteri kadar İslami bilgisi bulunduğu için, daha çok İslam ideolojisi dışındaki kitapları okuyor ve İslam prensipleriyle mukayeseler yapıyordu. İslam nizamı yanında bütün ideolojilerin sönük kaldığını gördükçe, İslama daha çok sarılıyor ve onu ruhuna sindire sindire yaşıyordu.
    Hasan EL BENNA, İslamın sahabe devrindeki yaşanış şekline sonsuz hayranlık duymaktaydı. İslamın bugün de aynı şekilde yaşanmasını, müslümanların o temiz ve berrak hayata tekrar kavuşmasını isterdi. İslamın eşsiz hayat tarzına dönüldüğü takdirde, İslam aleminin maddi manevi bütün problemlerinin çözüleceğine sonsuz inancı vardı. İslamı iyi bilen herkesin bu inancı taşıyacağını söylüyordu. Müslüman olupta bu inançtan mahrum yaşayan kimselerin İslam dinini iyi öğrenmemiş oluklarını ve bu yüzden o inanca eremediklerini sık sık tekrarlardı. Bu yönleriyle onları mazur görmeye çalışarak, İslamı biribirimize öğretmeliyiz, felaketler cehletlerden doğar, her şeyden önce mukaddes dinimizi iyi öğrenmeye, öğretmeye ve toplum olarak onu yaşamaya mecburuz derdi. Hasan El Benna, müslümanları İslam davası etrafında bir araya getirmek ve onları birleştirmek istiyordu. Bunun içinde halka inmek ve bozulmamış halk tabakasından başlamak gerektiğini söylüyordu. İsmailiyye de öğretmenlik yaparken, bu fikrini ilk defa kültürlü ve dindar olan altı arkadaşına açtı. Onları ikna ederek fikir birliğine vardılar. Birlikte kahvelere gidiyorlar, oralarda vakit öldüren kişilere son derece hoşgörüyle yaklaşıyorlar, tatlı ve samimi sohbetler yapıp bir kaçını namaza götürüyorlardı. Bu yöntemle bir çok kimseler dava kervanına katılıyor ve hareket gün geçtikçe büyüyor gelişiyordu. 1929 yılında merkezi İsmailiyyede olmak üzere '' İHVAN-I MÜSLİMİN'' ( Müslüman Kardeşler ) adlı malum teşkilatı kurdular. Bu sırada Hasan EL BENNA 23 yaşındaydı. Teşkilata başkan seçilerek kendisine ''Mürşidül-Am '' ünvanı verildi. Çok aktif bir şekilde çalışıyorlar köy köy, kasaba kasaba dolaşarak konferanslar, sohbetler yapıyor ve halkı bilinçlendirmeye çalışıyorlardı. Her gittikleri yerde teşkilatın bir şubesi açıldı. Teşkilat her gün biraz daha genişliyordu. Müslümanların kızlarını dini terbiyeyle yetiştirmek ve kadınlarıda bu davaya katmak için İsmailiyyede '' Müslüman Anneler Enstitüsü'' kuruldu. Bu arada Hasan El BENNA nın görevi Kahireye nakledildi. Böylece teşkilatın genel merkezide Kahireye getirilmiş oldu. Müslüman Kardeşlerin son derece ihlas ve samimiyyetle başlattıkları bu dava, Kahirede büyük bir sevgiyle karşılandı.
    Teşkilat çemberinin gün geçtikçe genişlemesi, o gün için Mısırı sömürge gibi kullanan İngilterenin dikkatini çekmeye başlamıştı. İhvan, İslamın iyi öğrenilmesine, toplum dertlerinin İslamın prensipleriyle tedavi edilmesine çok önem veriyordu. Mısırın her tarfında enstitüler, okullar, hastahaneler, eğitim ve öğretim yerleri açtı. Kahirede günlük ''İhvan-ı Müslimin'' gezetesi çıkarılıyordu. Teşkilat gün geçtikçe genişledi ve Mısırın sınırlarını aşarak bir çok Arap ülkelerinde şubeler açıldı. Böylece İslam aleminde en kuvvetli teşkilat haline geldi. O tarihlerde Mısır krallıkla yönetiliyordu. Kral ve Mısır hükumeti teşkilatın devamlı büyümesinden endişe duymaya başladı. Müslümanların İslamın etrafında birlik haline gelmesi, İngiltere, fransa ve Amerika gibi ülkeleri bugün olduğu gibi daha çok düşündürüyordu. İslam alemi, gerçek manada Kur'ana sarılıp tek kuvvet haline gelirse, dünya stratejisi ters dönecekti. Özellikle İngiltere bu teşkilatın dağıtılması için Mısır hükumetine baskı yapmaya başladı. İş birlikçi hükumet, teşkilatın faaliyetlerini engelliyor, kapatmak için bahaneler arıyor fakat halktan çekindiği için kapatamıyordu.  Hükumet ülkede karışıklık çıkartarak bir bahaneyle  Lider Hasan El BENNA yı öldürmek peşindeydi. Bu amacına 1949 yılının şubat ayında ulaşıyor ve henüz 43 yaşında iken bir suikast sonucu Hasan El BENNA devlet güçleri tarafından şehit ediliyordu. 84 yıllık geçmişe sahip olan bu hareket, yüzlece şehit verek bugüne gelmiştir. Bugün ise Mısırda en büyük İslami ve siyasi bir güçtür. Hangi oyun oynanırsa oynansın Mısırda iktidar, bu gücün elinde olacaktır. Buna ne Amerikanın, ne Avrupanın nede İsrailin gücü yetmeyecek, tekrar bir bedel ödenmesi gerekiyorsada, o bedeli ödemeye hazır milyonlar ülke sathına yayılmış durumdadırlar. Tek çözüm Cumhurbaşkanı Muhammed MURSİ nin görevine dönmesi  ve en erken tarihte  seçimlerin yapılarak iktidarı tekrar halkın belirlemesiyle olacaktır. Ve arkasından darbeci ordunun komuta kademesi tasfiye edilip, darbeciler yargılandıktan sonra, kendi kararlarını kendisi alabilen özgür bir devlet yapısıyla geleceğe emin adımlarla yürüyen bir Mısıra dünya şahit olacaktır. Emperyalist ve bozguncu, sömürgeci güçlerin darbeyi desteklemelerinin asıl sebebi budur.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400