yeni film yeni film porno

İNANMADIM SAMİMİYETİNE!


Bu makale 2016-07-09 23:16:49 eklenmiş ve 382 kez görüntülenmiştir.
Ali BERKE berke_1958@hotmail.com

Bu yazı; 01.07.2016 tarihli Yeniçağ Gazetesi'ne Sayın Adnan İslamoğulları'nın yazdığı “Satışın Böylesi” isimli yazısından uyarlanarak yazılmıştır. Aynı duyguları daha güzel ifade ettiğinden dolayı ben sadece ufak tefek eklemeler yapmakla yetineceğim.
Evet. Samimiyetine de ….Samimiyetlerine de !
İNANMADIM…
Ne bir gencecik Mavi Marmara şehidinin evinde Kur'ân okurken,
 ne ekranlarda Esmâ için gözyaşları dökerlerken...
Ne "Siz çocuk öldürmeyi iyi bilirsiniz" diyerek uluslararası bir toplantıda racon keserken... Ne Esad'a kükrerken, ne "Dünya beşten büyüktür" dediğinde,
ne Gazze'de ne de Şam'da kılınacak Cuma namazlarında,
 ne Rus uçağının düşürülmesine önce sahip çıktığında,
 sonra paralele ve teknik arızaya bağladığında ve ne de şimdi özür dilediğinde...
Ben ona ve onlara hiç ama hiç bir zaman inanmadım....
"Komisyon almak yolsuzluk değildir" diyen fıkıh âlimlerine de inanmadım,
haksızlık karşısında susan dil olan Hâdis âlimi(!) Diyânet İşleri Başkanlarına da inanmadım...
PKK'nın ekin gibi biçtiği şehit evlâtlarımız için bir tek gözyaşı dökenine rastlamadım,
bu sebeple Kahire'de hayatını kaybeden Esmâ için döktükleri gözyaşlarına da inanmadım...
Ve fakat ben ona ve onlara hep
İNANDIM…
Abdullah Öcalan'a "Sayın" dediklerinde inandım...
Şehitlere "Kelle" dediklerinde inandım...
Çiftçiye "Ananı da al git" dediklerinde inandım...
Ben, ona ve onlara "Türk bayrağı ve Türkiye ismi değiştirilsin" dediklerinde inandım...
"Üç beş Mehmetçik öldü diye Meclisi toplayamayız" dediklerinde inandım...
Ben ona ve onlara, Oslo'da bir ihânet masası etrâfında toplandıklarında "Görüşen şerefsizdir" dediklerinde değil, "Müsteşarımı oraya ben gönderdim" dediklerinde inandım...
Ben ona ve onlara, "PKK silah bırakıyor" dediklerinde değil, "Çözüm sürecinde PKK silah yığınağı yapmış" dediklerinde inandım...
Ben ona ve onlara, şehit ailelerine iftar verdiklerinde değil, şehit babalarına "Böyle karakteri bozuk babalar var" dediklerinde inandım...
Ben ona ve onlara, Meclis kürsüsünden Mustafa Pehlivanoğlu'nun idamından hemen önce yazdığı mektubu timsah gözyaşlarıyla okurken değil, "Kan emiciler, doğru dürüst Fatiha okumayı bilmezler" dediğinde inandım...
Ben onlara, "Bakara-Makara" dediklerinde, "Günah işleme özgürlüğü" dediklerinde, "Onun izlendiği televizyon yere konmaz" dediklerinde inandım...
Ben ona, "İHH'ya biz izin verdik" dediğinde değil, "Giderken bana mı sordunuz" dediğinde inandım...
Şimdi...
Çünkü onun gerçeği tam olarak bu...
Ben ona onlara hiç ama hiç inanmadım...
Ama….
Ben ona ve onlara hep ama hep inandım!

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400