erotik izle yeni film yeni film antalya escort antalya escort

NİKSAR’DA BAŞLAYIP ANKARA’DA BİTEN BİR HAYAT MÜCADELESİ SALİH İSPANOĞLU -2-


Bu makale 2016-07-09 23:47:51 eklenmiş ve 453 kez görüntülenmiştir.
Hasan AKAR

Günün birinde sıra arkadaşı Durmuş Aras pansiyon taksitinden, Himaye-i Efdal'dan para gelmediğinden bahisle Avukat Münip Bey'in yanına gideceğini söyler. Saaathanenin karşısındaki iş yerine beraber giderler. Kendi meselesini de anlatınca Münif Bey:
-İki gün sonra Niksar'a gideceğim, senin işini de hallederim der.
Üç gün sonra okulun odacısı kapıyı tıklatır ve Saffet Tunay'ın dersinde Salih'i idareye çağırır. Öğretmenden izin alıp Müdür Yardımcısı Kara İsmail'in yanına çıkar. Avukat Münip Bey sözünün eri olmuş, üç aylık pansiyon ücreti olan 25 lirayı Niksar'dan getirmiş, orada oturmaktadır. Müdür Yardımcısı İsmail Boysan:
-Hemen yatağını pansiyona getir der. Böylelikle bir merkebin sırtında getirdiği yatakla beraber artık Salih de pansiyonlu olmuştur.
Elbiseleri oldukça eskidir, üşür, hasta olur. Pansiyon Direktörü Halis Asarkaya (Cinlioğlu) durumunu görünce bir kazak verir. Öyle ki o kazak ona bir palto vazifesi yapar. Kitap almaya parası yoktur. Derslerde not tutarak, pansiyondaki arkadaşlarının kitaplarını okuyarak bu eksikliği gidermeye çalışır. Ortaokul birinci sınıfı ikmalsiz geçer. Şeref talebesi olur. Üçüncü senede ikmalsiz doğrudan sınıfı geçerek 1937 yılında on altı yaşında Tokat Ortaokulu'ndan mezun olur.
Niksar'dan Hüsamettin Alpar, Hüsnü Bozbeyoğlu, Mehmet Selimbeyoğlu, Erbaa'dan Cemil Say hem sınıf hem de pansiyon arkadaşlarıdır.
“Üç yılda da pansiyon tamamen doluydu,
Şeref listesine geçtiğim yıllar da olurdu.
Okuyamaz diyenlerin rengi, ruhu solardı,
Kurtuluş için çalışıp başarmak tek yoluydu.”
Mezuniyet yılında Tokat'ta Orman Fen Okulu imtihanı açılacağını öğrenir. Gerekli müracaatı yapıp Niksar'dan arkadaşı Bektaşoğlu Mehmet'le beraber Zotiri Necati'ye de imrenmeleri neticesinde imtihana girerler. Aslında Salih'in arzusu Balıkesir Öğretmen Okulu'na gitmektir. Oraya da müracaat etmiş ancak istenilen evraklar arasında akciğer filmi eksik diye dosyası Tokat Ortaokulu'na geri iade edilmiştir. Türkiye'de Bursa'dan sonra ikinci okul olarak açılan Bolu Orman Okulu'nun ilk talebeleri arasında olur.
Tatillerde Tokat'a gelerek Turhal ve Kavak'ta üç yaz boyu Tesellüm Memurluğu yapar. Böylelikle okul harçlığını çıkardığı gibi bir kısmını da annesine verir. Bolu Orman Fen Okulunu pekiyi derece ile bitirerek Mühendis Muavini olur.
İlk memuriyet yeri Isparta Şarkikaraağaç Orman Bölge Şefliği 'ne 22.10.1940 tarihinde başlar. Annesine de her ay on lira para göndermeye başlar. Bu arada Bektaşoğlu'nın kızı, Bolu Orman Okulu'ndan arkadaşları Bektaşoğullarından Mehmet ve Ahmet Aktaş'ın kız kardeşleri 1926 Niksar doğumlu Mediha 'ya hayran olunca nişan yüzüğünü Tokat'ta takarlar. Araya askerlik girince Otuz altı ay nişanlı kalırlar.
“Bektaşoğlu'nun kızına hayran kalmıştım,
Hazreti Yunus Emre'nin bacısı sanmıştım.
Tokat'ta nişan yüzüğünü takmıştım,
Otuz altı ayda nişanlı kalmıştım.”

Bu arada askerliği çıkar.1 Mart 1942 tarihinde İzmir Menemen'deki Askeri Birliğe hazırlık kıtasına sevk edilir. Buradan da Ankara Yedek Subay Okulu'na gönderilir.1 Ekim 1942 'de yedek subay okulunu bitirince görevi Anadolu Kavağı'ndaki 81.Piyade Alayına çıkar. İkinci Dünya Savaşı yıllarıdır. Anadolu fenerinde düşman taarruzlarına karşı hazırlık için görevlendirilir. Burada iken üşüterek çok ciddi bir zatürre rahatsızlığı geçirir. Alay Doktoru Müfid Ekdal onu tedavi ederek iyileştirir. Dr. Müfid Ekdal daha sonra İstanbul Haydarpaşa Numune Hastanesi'nde Dâhiliye Klinik Şefi olarak görev yapar. Salih, evlendikten sonra ilk çocuğuna bu vefadan dolayı onun ismini koyacaktır.
Askerlik görevi sırasında başından bir de hırsızlık vakası geçer. Nöbet sonrası koğuşuna döndüğünde askeri çantasından nüfus cüzdanının alındığını görür. Bunun üzerine kuşkulanır, ilerde problem olur diye ilgili makamlara müracaat ederek Şentin olan soyadını İspanoğlu olarak değiştirtir.
Otuz altı ay süren askerlik görevinden sonra 19 Mayıs 1945'de evlenirler. Tayini  Giresun Bulancak Orman Şefliği'ne çıkar. Niksarlı hemşerisi Remzi Zarakolu da  o atandığında Bulancak Kaymakamıdır. 15 Şubat 1946'da oğlu Hüseyin Müfid, 28 Mart 1948 'de ikinci oğlu Mustafa Remzi doğar. Buna da Öğretmeni Mustafa Remzi Köktürk'ün adını koymuştur. Bu çocukları 17 Ocak 1951'de ikiz kızları Ruhiye ve Huriye'nin doğumları takip eder.
“15 Şubat 1946 oğlum Müfid doğdu,
Anamdan başka yanımızda kimse yoğdu.
Elektriğe tuttuğumda eli ile gözünü oğdu,
Süt bulamayınca da vekirdemesi çoğdu”
Tayinini buradan hemşehrisi Muttalip Uslu'nun da yardımıyla memleketim diye 1953 yılında Niksar'a aldırır. Lakin buradaki görevinde huzur bulamaz, şikayetler üzerine tayini 1954 yılında Beyşehir Kurucuova Orman Bölge Şefliği'ne sonrasında becayişle Beyşehir Merkez Orman Şefliğine çıkar.
Niksar'dan ayrılışı hüzünlüdür. Almuslu Süleyman Ağa'nın Kamyon Şoförü Ali Osman'a:
-Sür aslanım sür. Geriye dönüp bir daha bakmayacağım, diyerek içini boşaltır.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400