porno diziem diziem Ücretsiz Kredi Sorgulama hizlipro

ESAME LİSTESİNDE ADIN OLSUN YETER !


Bu makale 2016-07-09 23:48:53 eklenmiş ve 444 kez görüntülenmiştir.
Ali BERKE berke_1958@hotmail.com

Adı üzerinde “milli takım”.
Yani bu milleti temsil makamındalar.
Neticede bu bir sportif yarışmadır. Kazanılır da kaybedilir de.
Ama kötü oyunun sebebi beceriksizlik ve gayretsizlik olunca iş değişiyor elbette.

Bu işten anlayanlar kadar azıcık sporla ilgilenenler bile kadro seçimini, oynanan ruhsuz oyunu, takımdaki arkadaşlık üzerindeki negatif iklimi haklı olarak eleştirdi.
Haklılar elbette. Çünkü eleştirileri yenilgi üzerine değildi. Yukarıda saydığım olumsuzluklara idi.
Tabii yine biz futbolumuz, yenilmemiz, yenmemizden daha çok milli takım oyuncularına verilen prim açısından konuşulduk!
Bu turnuvada elenmekten daha fazla acıttı içimizi!
Bu primi ve prim sistemini eleştirenler yerden göğe kadar haklıdır.
Burnundan kıl aldırmayan tek seçicimiz, bu kadar yüksek bir egoya sahipse ve kendisinden başka otorite tanımıyorsa bu prim tartışmalarında neden “Futbol Federasyonu'nun işidir. Benim bilgim yok !” diye topu taca atmıştır.

Tesadüfen gelen bir şanstan sonra çık başarıyı sahiplen! ”Benim olduğum yerde………” diye başlayan cümleler kurarak kibrine tavan yaptır.
Sonra da “Benim haberim yoktu !” de işin içinden sıyrıl.
O kadar kolay olmamalı başarısızlığı başkalarının sırtına yüklemek !
Adamı milli takıma çağıran sensin.
Çağırdığın adam 1 dakika bile milli takımda forma giymemiş.
Adam; sadece esame listesine sen adını yazdın diye:
biten Hollanda deplasmanı ve 1-0 kazanılan Kazakistan deplasmanı nedeniyle 13 bin dolar(38 bin TL), Çek Cumhuriyeti ve İzlanda galibiyetleri nedeniyle de 140 bin Euro (451 bin TL) prim kazanmış !
Kendi kulübünde yıllık 200 bin liraya oynarken, senin esame listesine ismini yazmandan dolayı milli takımda 4 maçta   bir saniye bile oynamadan 490 bin lira kazanmış oldu !
Tamam bu prim sistemini sen belirlemedin!
Bu kabahat Futbol Federasyonu'nun!
Peki sen seçmedin mi bu futbolcuları?
Tek seçicinin, milli takıma futbolcu seçerken; kulüpçülük ve hemşericilik yapmasını normal mi karşılamalıyız?
Ama bu da unutulur gider diyorsan? Haklısın derim.

Birlik, beraberlik ve bütünlüğün bu derece zedelendiği bu güzel ülkemde, geçerli olan tek değerin “Para” olduğunu unutmuşum!

Şimdi sıkı durun!
Şansa gittiğimiz Fransa'dan yine şansa elimiz boş geri döndük ya!
Bir de bu habere bakın!
“İşitme Engelliler Erkek Milli Futbol Takımımız, İtalya'nın ev sahipliğinde 19 Haziran'da başlayan ve 16 takımın katıldığı şampiyonanın finalinde Almanya'yı 2-1 yenerek üst üste 2. kez dünya şampiyonluğuna ulaştı.”
24 takımın katıldığı şampiyonada 16 takım arasına giremeyerek elenip futbolcu başına 500 bin lira pirim alan takım da bizim, bu; 16 takımın katıldığı şampiyonada “Dünya Şampiyonu” olan takım da bizim!
Aklınıza hemen “Elenenler 500 bin lira aldıysa bunlar kim bilir kaç lira almışlardır ?” diye bir soru gelebilir!
Hiç.

Kazandıkları paralar kısıtlı olan, çalıştıkları işlerden izin alarak kampa katılan ve bu durumda maaşları kesilen  bu oyuncuların Teknik Direktörü Ali Metin'in şu sözleri bize de, Fatih Terim'e de, milli takıma seçilen ve prim tribine giren oyunculara da Milli Takım'ın ne anlama geldiğini  ne de güzel anlatıyor:

“Biz primsiz oynuyoruz. Bizde prim yok. Bizim her şeyimiz oraya çıkıp Türk bayrağını en yukarıda dalgalandırmak. 2012'de şampiyon olduk ama çocuklar prim alamadı. Bizim yönetmeliklerde prim yok. O nedenle takdir büyüklerimizde. Çocuklar kamplara gelirken işlerinden izin alıp geliyorlar. O zamanda maaşlarından düşüyor. Fedakarlıkla kamplara katılıyorlar.”
Artık söz savunmanın!

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 3 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400