erotik izle yeni film yeni film antalya escort antalya escort

İDAM KONUSU !


Bu makale 2016-08-15 21:21:40 eklenmiş ve 476 kez görüntülenmiştir.
Ali BERKE berke_1958@hotmail.com

İçimizi acıtan her suçtan sonra haykırırız!
“İdam geri gelsin “!
Kesinleşmiş yani  apaçık ve şüphe taşımayan bir suçlu için ….
Ama bize göre idamı gerektirecek bir suç için….
Lakin adalet bize göre size göre mi olmalı?
Bir darbe girişimi yaşadık.
Üç yüze yakın şehidimiz, binlerce yaralımız oldu.
Masumların canına kastedenlerin canını almak belki yüreğimizi soğutacaktır ama …
Bu ağır kararın; yıllar geçtikten sonra bir “Acaba?” sorusuyla beynimizi kemirmesini istemiyorsak bir daha düşünmek gerekir diye düşünüyorum.
Bizim; “Asmayıp da besleyelim mi ?” diyen 12 Eylül darbesini yapanlardan bir farkımız olmalı!
İdam kararını verenler gerçekten adil olabilecekler mi?
Bir etki altında kalmadan karar verebilecekler mi?
Yoksa karar konjonktüre uygun olduğu için şimdilik sorgulanmayacağını bilmek kararlarına yansıyacak mı?
Evet idamın ceza olup olmadığı da ayrı bir tartışma konusu.
Şunu rahatlıkla söyleyebilirim. İnsanlığa karşı işlendiği kesinleşmiş suçlarda idamı isterim.
Ama; insana karşı işlenen suçlarda değil de göreceli olan suçlarda idam tartışmaya açık gibi ….
Zaman içerisinde gördük ki; böylesi göreceli suçlardan dolayı idam edilenlerin hepsinin itibarı iade edilmiştir.
O zamanlar alkışlanan –en azından belli bir kesim tarafından-  bu kararlar, yıllar geçtikten sonra zulüm olarak adlandırılmıştır.
İşte bu sebeple konjonktürel suçlarda idamı isterken biraz daha düşünelim derim.
Aşağıdaki olay yaşanmış ve ibret alınması gereken bir olaydır. Biz de bir benzerini; demokrasi tarihimizde çok acı da olsa tecrübe etmiştik değil mi?
“Alman Parlamentosu yakılmış, olay yerinde Hollandalı 24 yaşındaki inşaat işçisi Marinus van der Lubbe yakalanmıştı. Lubbe polise göre bir komünistti. Olaydan sonra büyük bir komünist avı başlatıldı. Gerisini Onur Öymen'in “Demokrasiden Diktatörlüğe” adlı kitabından okuyoruz:
“Alman Ceza Yasası'na göre kasten yangın çıkarmak ölüm cezasını gerektirecek bir suç değildi. Hele o yangında kimse hayatını kaybetmemişse... Parlamento yangınında kimse ölmemişti.  O zaman Lubbe nasıl idam edilecekti? Hukuku ihlal etmeyi göze alanların yapamayacağı yoktu.  29 Mart 1933 tarihinde Cumhurbaşkanı Hindenburg geriye doğru da işleyebilecek bir kararname imzaladı. Buna göre 31 Ocak tarihinden sonra işlenen vatana ihanet ve kundaklama cezalarına da idam cezası verilebilecekti. Lubbe giyotinle idam edildi...”
Van der Lubbe'nin kardeşi yıllar sonra ağabeyinin tekrar yargılanması için Alman mahkemelerine başvurdu. Mahkeme, Hitler dönemindeki tüm yargılamalar hukuk dışı ilan edildiğinden Lubbe'nin beraatine karar verdi. Lubbe'nin 2008 tarihinde yaşadığı şehir Leiden'e heykeli dikildi.”
Bugün adalete, adaletli olmaya daha çok ihtiyacımız var.
Yarın birilerinin heykelinin dikilmesini, adına anıt mezarlar yapılmasını istemiyorsak, ince eleyip sık dokumalıyız.
Ve idamı bir daha düşünmeliyiz.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 1 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400