erotik izle yeni film yeni film silifke escort sexs

BAHÇELİ’NİN ALAMETLERİ


Bu makale 2016-10-25 13:45:51 eklenmiş ve 685 kez görüntülenmiştir.
Yusuf UÇAR

Bahçeli kalp ameliyatı olduktan sonra huylarında bariz değişmeler görülmeye başladı. Gülmeyen suratıyla kinci bir bakışı ve zamansız keskin çıkışlarıyla dikkatleri hemen üzerine çeken tavırlar göstermeye başladı.
Genelde kalp ameliyatı olan hastalarda huy değişikliklerinin olduğunu doktorlar söylerler. Çünkü başkalarının kanını alırlar. Karakterleri belirleyen ise kan hücrelerindeki genlerdir. Eğer bunun tersi olursa o zaman bunama belirtirli görülür. Şöyle ki:
Bir siyasetçide bunama alametleri baş gösterdiyse eğer derhal siyaseti bırakmalıdır. Bırakmalı ki ne rezil olsun, ne de ülkeye zarar versin. Bunadın mı çekileceksin ve yerine yeni genç siyasetçiler gelecek.
Bahçeli keskin çıkışlarıyla meşhur oldu. Seçim sırasında Erzurum'da yaptığı mitingde APO'nun asılması için halka ip atması…
Seçim sonucunda hükümet kurulması için yapılan bir çalışmada Tansu Çiller ve Erbakan için “Onlar dinlensin” diye zamansız açıklaması ise ayrıca bir aymazlıktı.
7 Haziran 2015 seçimlerinin ardından yaptığı toplantıda. “Görüşmelere kapalı değiliz, Koalisyon alternatifleri olmazsa erken seçime gidebiliriz. AKP-MHP koalisyonu olur ama şartları var. Bunları yok sayamayız. Ülkücü kıyımını önlemek için hükümet olmamızı isteyenler var. Ama bunun için ilkelerimizden vazgeçemeyiz.”
17–25 Aralık yolsuzluk olaylarını nereye koyacağız. Meydanlarda hırsızlardan hesap soracağız. Her bir oyun vicdanı sorumluluğu var. Yolsuzluk operasyonunun üstü örtülmek isteniyor.
TÜRGEV'e verilen bağışları, verilen ayrıcalıkları ne yapacağız? Bilal'ın içinde olacağı sıfırlanan paraların hesabını sormayacak mıyız? “Bu sürecin bir tarafında Bilal var. Versin Bilâl'i alsın iktidarı.”diyen Bahçeli değilmi?
Erdoğan ise “Siyaset, işi gücü bırakıp Recep Tayip Erdoğan'ın şahsıyla, ailesiyle uğraşmak değildir. Kalkıp benim evladıma, ismiyle ( Bilâl'i ver iktidarı al, bu ne biçim yaklaşımdır ya! Bu nasıl ahlak.”diye cevap veriyor.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 7 Haziran seçim sonrası hükümet kurulması için Bahçeli'ye “Başbakan sen ol bizde seni destekliyelim.” demesini hakaret kabul edip ağzına gelen her türlü hakaretleri yapanda Bahçeli…
Tuğrul Türkeş'i de AKP'ye gönderen ve bakan olmasını sağlayanda o değil midir? Önceden Türkeş'e demediğini bırakmayan Bahçeli, T.Türkeş'le meclisteki samimi tavırları ve kafa kafaya verip konuşmaları bunu açıkça göstermiyor mu? Şimdiki söylenenlere göre “Güçlendirilmiş Hükümet” senaryoları dillendiriliyor. Bu senaryoda MHP'ye 6 bakanlık verilecekmiş. Ahmet Takan'ın dediğine göre; İçişleri, Eğitim, Savunma ve Gençlik Spor Bakanlığı…
MHP kurmayları, 'İlkbaharda referandum'u' ezber ediyor. AKP kurmayları, (bu sefer kaçan yok) diyor.” Sonuç olarak al bakanlıkları ve başkanlığı… Oh ne güzel! Bilge lider Dr Devlet Bahçeli…
Bazen beyaza siyah, bazen siyaha beyaz diyen tavırları anlaşılır gibi değil.
Bir öyle bir böyle diyen siyasetçiye güven duyulur mu?

Bahçeliyi anlamak mümkün değil… İnsanın aklına başka şeylerde geliyor. Onu söylemek istemiyorum.
Her gün şehitlerin geldiği ve Güneydoğuda PKK ve Suriye'de Fırat Kalkanı harekâtı devam ederken ve Irak'ta Türkmenler kan ağlarken ve Musul operasyonunda Türkiye dışlanmaya çalışılırken Devlet Bahçeli ne yapıyor? Gündemi değiştirip dikkatleri başka taraflara çekiyor. Koltuk değnekliğini yine gösteriyor. Suriye ve Irak'ta yapılan yanlışlıkların toplumda yarattığı olumsuz travmaları yok etmek için devreye giriyor. Kendisine her türlü hakareti yapıp aşağılayan Cumhurbaşkanına başkanlık sistemi için anayasayı değiştirip parlamenter sistemini rafa kaldırmak ve referanduma gitmek için her türlü desteği vereceğine söz veriyor. Kimin adına? PKK'da bunu istiyor. Bir anlamda APO'nun özyönetim- özerklik isteklerine de yeşil ışık yakıyor. Bu aymazlık niye?
Başbakan Binali Yıldırım Bahçeli için “Doğru söze ne denir, Bahçeli doğru yolda gidiyor.”Diyor.
Ergun Kaftancı Yeniçağ'daki köşesinde bu tip siyasetçiler için bakın ne diyor:
“Bunayan bir siyasetçi muhalif olduğuna bakmaz, iktidarda olduğunu zanneder. Tersi de olur, iktidara mensuptur ama ille de muhalefette olduğunu sanır.
Bakarsınız karşınızda bazen sert bir muhalif, bazen de ülkeyi yöneten üst akıl vardır… Bunadığı için kendisini bazen toplum mühendisi bazen kanaat önderi gibi görür.
Bazen ülkücü olur, bazen türkücü olduğunu saklayamaz. Dışlanır ama kör olası liderliği Allah'ın emri sanır.”
Bahçeli'ye sormak lazım. Bu gücü nerden alıyorsunuz. Tabanınız kalmadı. Siz orada havada asılı sallanan sarkaçtan farkınız yok. Sallanıp sallanıp duruyorsunuz. Nihayetinde yuvarlanıp giden enerjisi bitmiş bir topun zaman sonra durduğu gibi sabitlenip gideceksiniz.
Görüldüğü gibi Devlet Bahçeli'nin oyunlarına da akıl sır ermiyor.
Topa bak cambaza oynanıyor.
Yazılarını Yeniçağda takip edip okuduğum ve tarih bilgisine hayran olduğum Atatürk'ün yakın arkadaşı Kılıç Ali'nin oğlu gazeteci-yazar Altemur Kılıç vefat etmiştir. Allah rahmet etsin. Kabri nur ve mekânı cennet olsun.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400