yeni film yeni film porno

TOKAT VALİLERİ


Bu makale 2016-12-04 13:56:08 eklenmiş ve 421 kez görüntülenmiştir.
Hasan AKAR

Bir önceki yazımızda şehrimize üçüncü vali olarak atanan Hüseyin Hüsnü Çakır'la birlikte geriye dönük olarak Cumhuriyet öncesi valilerimize de yer vermiştik. Bugünkü yazımızda yine mutasarrıflık dönemindeki valilerimizden bahsedildikten sonra Tokat Şairler ve Yazarlar Derneği üyesi-Tarihçi Kardeşim Levent Konyar'ın kaleminden dördüncü valimiz Mehmet Kadri Üçok konu edilecektir.
26 Haziran 1919'da Mustafa Kemâl'in Tokat'a gelişinde Tokat Mutasarrıfı kimdi, neden belediye başkanı, askerler, ulema ve eşraf toplantılara katıldığı halde mutasarrıf Mustafa Kemâl'in yanında görülmedi ve isminden tarihi kaynaklarda pek bahsedilmedi, bunlara cevap aramaya çalışacağız.
Tokat'ta yönetim açısından Birinci Dünya Savaşı yıllarına dönelim.  25.05.1913-10.11.1914 yılları arasında Memduh Semed Bey Tokat Mutasarrıfı olarak görülür. Buradan Erzincan Mutasarrıflığına atanır. Bunu, vekâleten İsmail Hakkı Mumcu'nun (1879-1945) görevlendirilmesi izler.31.05.1915'e kadar vazifesini yapar.11.07.1915 'de Tokat Mutasarrıflığına Mustafa Cevdet Bey getirilir ve görevini vefat tarihi olan 19.02.1916 'ya dek sürdürür. (Maraş Mutasarrıflığına atanmış ancak vefatı sebebiyle gidememiştir.)
Ekim 1916'da İsmail Kemal (Alpsar 1874-1942) Tokat Mutasarrıflığına verilmiş 1918 Mayıs'ında Sivas Valiliğine atanıncaya kadar görevine devam etmiştir.
Bazı kayıtlarda 19 Ocak 1919-Şubat 1919 tarihleri arasında kısa bir süre Mehmet Ali Nüzhet Bey'in görev yaptığı görülmektedir.
30 Mart 1919'da Mehmet Kadri Bey atanmış, görevini vefat ettiği 31 Ekim 1919 tarihine kadar sürdürmüştür. Buradan yola çıkarsak Mustafa Kemâl'in 26 Haziran 1919'da Tokat'a gelişinde Mehmet Kadri Bey mutasarrıftır. Görevi süresince Milli Mücadele lehine ya da aleyhine bir çalışması olmamıştır. Yapılan araştırmalarda İstanbul Hükümeti ile de bir probleminin olmadığı-,görevden alınmayışını da dikkate alırsak- görülür.
Atatürk'ün Büyük Nutkunda (2.Cilt) isim vermeden ölümünden şüphe duyularak araştırılmasını istediği Mutasarrıf bize göre Mehmet Kadri Bey'dir. Uzun süre hasta yattıktan sonra tifodan ölen Tokat Mutasarrıfının ölüm nedeni bilinmeyen bir olay sayılarak Sivas Valiliği'nden şifre ile sorulmuştur.
Konu ile ilgili Mustafa Kemal tarafından aşağıdaki telgraf çekilmiştir.

Dâhiliye Nazırı Cemal Paşa Hazretlerine
8.11.1919 gün ve 8084 sayı
Dâhiliye Nazırı Paşa Hazretlerinin kuşku uyandıran işlerinden ve davranışlarından akla gelenleri aşağıda bilginize sunarım
Heyeti-i Temsiliye Adına
Mustafa Kemâl
(Bu konunun maalesef aydınlığa kavuştuğuna bir belge henüz elimize geçmedi.)
Bu bilgilerden anlaşılan şudur ki 1.Dünya Savaşı ve İstiklal Savaşı yıllarında Tokat ili mülki yöneticiler açısından sıkıntılar içinde-kısa süreli görevler, ölümler ve vekâletlerle-  geçmiştir.
Çünkü 30 Ekim 1918 Mondros Ateşkes Antlaşması ile ülkenin düşmanlar tarafından işgalleri, bölgemizde meydana gelen Zile ve Yenihan İsyanları, çeteler, bünyemizde barındırdığımız Rum ve Ermenilerin devletimize karşı olumsuz tutum ve hareketleri, yokluk bu döneme damgasını vuran acı olaylardır.
Aşağıdaki 10 Ekim 1919 tarihli Dâhiliye Vekâleti'ne Sivas Valisi tarafından çekilen şifreli telgraf Tokat'a hangi şartlarda mutasarrıf arandığını göstermektedir.
DÂHİLİYE VEKÂLETİNE TOKAT'A MUTASARIF TAYİNİ İÇİN SİVAS'TAN ÇEKİLEN ŞİFRELİ TELGRAF
Numara:2
Münhal olan Tokat Sancağı Mutasarrıflığı el-yevm müteveffa vekaletinden bulunan Köprüköy Kaymakamı Bekir, Beyazıt Kaymakamlığından mütekait Nedim, Adana Mutasarrıfı Müdürü esbak-ı Sait, Diyarbekir Vilayeti dahilinde Derik Kaymakamı Mesut, Çerkes Kaymakamı Rıfat Beylerin hangisi tensip buyurulursa onun tayinine müsaade buyurulması.

Vali Reşit
2.Teşrin-i sani 1335
(10 Ekim 1919)

MEHMET KADRİ BEY (ÜÇOK)
* Levent KONYAR
           
1881' (Rumi:1297) de Diyarbakır'da doğdu. Mektubî Kaleminde Ganizâde Hafız Kâtip Mehmet Necip Efendi ve Fatma Hanımın oğludur. İlk ve orta öğrenimini Diyarbakır Askeri Rüştiye¬sinde tamamladıktan sonra Bursa İdadisinden mezun olarak Mülkiye Mekte¬bine girdi. 27 Eylül 1905'te Yüksek kısmını bitirerek Diyarbakır İli Maiyet Me¬murluğuna atandı. Stajını ikmal ettikten sonra 31 Ocak 1907de Siverek, 28 Nisan 1908'de Viranşehir Kaymakamlıkları yaptı. Son görevinde bir süre Er¬gani Mutasarrıflığına vekâlet etti. 18 Kasım 1909'da Cizre, 1 Ekim 1912'de Pa¬lu Kaymakamlıklarına nakledildi.
Palu Kaymakamı iken Dersim isyanının bastırılmasında gösterdiği başarılardan dolayı kendisine “Mecidi Nişanı,1916'da Beyaz Şeritli Harp Madalyası verilmiştir.
10 Eylül 1917de Mardin Mutasarrıflığına getirildi. 21 Nisan 1918'de Muş Sancağı Mutasarrıflığına atanan Kadri Bey bu görevde iken tutuklanarak İstanbul Divan-ı Harbine teslim edilmek üzere yola çıkarılır. Ancak yolda kaçarak Diyarbakır'a gelir.
Kadri Bey,27 Eylül 1905'te Diyarbakır İli Maiyet Memurluğu'na atandığında burada başından geçen ilginç bir olayı anılarında anlatmıştır. Bu olay Meşrutiyete karşı yapılan 31 Mart Ayaklanmasının baş aktörlerinden Derviş Vahdeti ile ilgilidir:
  “... 1321 yılında (M.1905) Mülkiye'den mezun olduktan sonra memleketim olan Diyarbekir'e döndüm. Hafız Derviş'i de burada tanıdım. Diyarbekir'de o tarihlerde hayli sürgün memur vardı. Bunların bir kısmı verdiği jurnaller yalan çıktığı için, bir kısmı da namuslu insanlar oldukları halde mevcut idarenin ya da amirlerinin hoşuna  gitmeyecek hareketlerde bulundukları için sürülmüşlerdi. Böyle kentte  30-40 kadar menfi vardı. Hafız Derviş de bunların arasındaydı.
O sıralarda Hafız diye de anılan Derviş Vahdeti'nin sesi güzeldi, hafız olmasının yanında düğünlerde ve işret meclislerine katılır, içer, ud çalar, şarkı söylerdi.
Diyarbakır'da üç yıl kaldı. İstanbul'a Dâhiliye Nazırı Memduh Paşa'ya sürekli mektup yazıyor, kusurunun affını istiyordu. Ancak bu mektupların tümü cevapsız kaldı
1908'de Siverek'te kaymakamdım. Hafız Derviş'in Diyarbakır'dan firar ettiği haberi geldi. İstanbul'dan gelen bir şifreli telgrafta da kendisine İskân-ı muhacirin komisyonunda memur olarak 600 kuruş maaş bağlandığı bilgisi ulaştı. Derviş'in bundan haberi yoktu. Bir gün bölgeyi takipte bulunan jandarmadan Birecik'te bir kahvede saçı sakalı karışmış bir Bektaşi babası kılıklı şahsın şüphe üzerine yakalandığını bildirdiler. Niyeti Suriye topraklarına geçip Rakka üzerinden İskenderun'a oradan Kıbrıs'a sonrasında İstanbul'a kaçmakmış. Bu sırada Meşrutiyet edilince diğer sürgün memurlar gibi o da affedildi ve İstanbul'a gitti.”

Muş Mutasarrıfı iken TBMM'nin I. Dönemi için (Rumi:18 Nisan 1336) 4 Nisan 1920'de yapılan seçimde 131 oy alarak Diyarbakır milletvekili ola¬rak 23 Nisan 1920'de açılışında hazır bulundu. Mehmet Kadri ÜÇOK, Meclis'in açılışında, sonra da hızlı ve doğru kararlar alabilmesinde büyük bir görev üstlenmiş 43 Mülkiyeli milletvekilinden biridir.

Bu ilk meclisin açılmasıyla artık bir kimsenin değil milletin sözü geçecek, egemen güç millet olacaktı. Tek yetkili merci halkın seçtiği milletvekillerinden oluşan Türkiye Büyük Millet Meclisi olacaktı. Türk siyasal hayatı açısından son derece önemli olan ve Türk milletinin kaderini değiştirecek olan bu Meclis'in açılmasında 43 Mülkiyeli Milletvekilinden söz etmemek imkânsızdır.
Onlar Mekteb-i Mülkiye'de sadece "çağdaş yönetici olmayı" değil, Mülkiye geleneğini, bu ülke için gerekirse canları feda edebilmeyi öğrenmişlerdir. Onlar Mülkiye'de vatanın bağımsızlığı için canla başla çalışmayı öğrenmişlerdir. Çünkü Mülkiyeli olmak bir vatan sevgisi tercihidir. Mülkiyelilik bu vatana karşı sorumluluklarını bilmektir. Mülkiye 144 yıllık kökleri üzerinde asil bir çınar gibi yükselmekte ve mezunları bu vatanın yüzünü güldürmektedir.
Kadri ÜÇOK; görülen lüzum üzerine Van Valiliğine atanarak 16 Eylül 1920'de Meclisten ayrıldı. Milletvekilliği ile me¬murluğun bir kişi üzerinde bulunmasını yasaklayan "Nisab-ı Müzakere Kanu¬nu" hükmünce, kendisine sorulduğunda valiliği tercih etmesi ile 19 Ekim 1920'de milletvekilliğinden istifası kabul edildi. Mecliste bulunduğu beş ay içinde kürsüde (13) konuşma yaptı. (3) soru önergesi verdi.
TBMM kararıyla üstün çalışmalarından dolayı yeşil şeritli İstiklal Madalyası verilmiştir.
11 Kasım 1922'de Urfa Mutasarrıflığına tayin edildi. 25 Şubat 1923'te Mülkiye Müfettişi oldu. 4 Mart 1926'da Tokat ( 04.03.1926-10.08.1926), Bakanlar Kurulu Kararlarında 07.12.1926 tarihinde Tokat Valiliği'ne 1.sınıf Mülkiye Müfettişi Kadri Bey'in tayini kaydı bulunmaktadır. Diğer bir bilgi de Ferit Acunsel'in “ Gerçeklerin Dilinden Tokat” adlı eserde Kadri Bey'in 5 Şubat 1926 tarihinde valiliğe atandığıdır. Tokat Valiliği resmi internet sitesinde de görev tarihleri 1925-1930 olarak görülmektedir. Oysa 1150 nolu Sicil Dosyasında da diğer kayıtları da teyit eden bir bilgi ile Kadri Bey'in görev süresi 4 Mart 1926-10 Ağustos 1930 arasıdır. Tokat'ta 1926 yılında göreve başlamıştır.10 Ağustos 1930'da Amasya (10.08.1930-20.08.1936), 1936'da Eskişe¬hir (27.08.1936-14.06.1938) ve 27 Haziran 1938'de Çoruh (Artvin) valiliklerinde (27.08.1938-15.04.1940) görevlendirilmiştir.
Kadri Bey, Tokat'taki görevi sırasında şehrin tek orta öğretim kurumu olan Tokat Ortaokulu'nun ihtiyaçlarını karşılama yolunda büyük gayret sarf etmiş, okur- yazar oranının yükseltilmesini hedeflemiştir. Belediye binası arkasında bulunan parkı halkın dinlenebilmesi için uygun hâle haline getirmiş, halkla bütünleşmeyi sağlayan bir yönetici olmuştur.
Mehmet Kadri Bey,15 Nisan 1940'ta kendi isteği ile emekliye ayrıldı. Maliye Vekâleti Kazanç Vergileri İtiraz Tetkik Komisyonunda Üye olarak çalıştı. 29 Mayıs 1958'de Ankara'da öldü. Cebeci Asri Mezarlık'ta toprağa verildi. Evli olup dört çocuk babası idi. Arap¬ça, Farsça, Ermenice ve Fransızca bildiği resmi hâl tercümesinde yazılıdır.
Katkılarından dolayı Tarihçi dostumuz Mehmet Ülkü Bey'e çok teşekkür ederiz.
*Erbaa Yılmaz Kayalar Fen Lisesi Tarih Öğretmeni

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 5 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400