diziem e-sgk Ücretsiz Kredi Sorgulama hizlipro

NİKSAR'LI GÖZÜYLE SİVAS LİSESİ -1- Sevgili Babam Ahmet GÜNEŞ'in aziz hatırasına…


Bu makale 2017-01-10 19:33:58 eklenmiş ve 491 kez görüntülenmiştir.
M. Necati GÜNEŞ

Küçükken en büyük zevkim ceviz sandıkta duran o iki tane, zor kaldırdığım büyük ve kalın albümleri sandıktan çıkartarak, üzerinde eski yazılar bulunan siyah beyaz fotoğraflara teker teker bakmaktı.  Ben arada bu fotoğraflarla ilgili babama soru sorardım. Babam da; “Ben Sivas Lisesi'nde okurken …..” diye başlar, anlatırdı. Çünkü babam 1326 (1910) doğumluydu ve 1925-1928 yılları arasında Sivas Lisesi'nin orta kısmında okumuş, ancak diploma almadan (O zamanlar dedem 'Hurşitzade Tombul Mehmet Efendi' Niksar'ın önde gelen tüccarlarından ve durumu da çok iyi olduğu için herhalde baba malına güvenerek ve kendisini okumaya vermediği için) Niksar'a dönmüştü. Babamızı küçük yaşlarda iken kaybettik, dolayısıyla o anlattıklarını kaydetme imkânım olmadı. Daha doğrusu o zamanlar aklıma bile gelmemişti. 

Aradan yıllar geçti, Niksar Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi'nde beraber görev yaptığımız Sevgili dost, Niksar Sevdalısı Hasan Akar Bey'e bir gün bizdeyken o fotoğraflardan bahsettim. Hasan Bey de aslen Sivaslı olduğu için çok heyecanlandı ve o fotoğrafları ilgiyle inceledi. Aradan yine uzun bir süre geçti. Birkaç ay önce Hasan Bey, “Necati Bey” dedi, “Sendeki o fotoğraflardan Sivas'taki dostlara bahsettim. Yayınlamak istiyorlar, ne dersin” deyince, “Memnuniyetle” dedim. “Ama sadece fotoğraflar olur mu, Bir de yazı olsun. Sivas Lisesi o zamanlar bir nevi bölge lisesi imiş. Orada okuyan çok Niksarlı var. Hepsi de çok iyi eğitim almış ve liseden sonra üniversite eğitimi alarak çok iyi yerlere, görevlere ve makamlara gelmişlerdir.  Hem onları kısa özgeçmişleriyle tanıtır, hem de birkaçının Sivas Lisesi anılarını yazarız” diye cevap verince, “Daha güzel olur” dedi ve bu çalışma böylece ortaya çıktı. 

ANILARDA SİVAS LİSESİ

Cahit Külebi, “İçi Sevda Dolu Yolculuk”  isimli anılarını yazdığı eserinde öğrencisi olduğu Sivas Lisesi'nden uzun uzun bahsediyor. 

“Okuduğumuz yıllarda Sivas Lisesi'nin öğrenci toplamı 300-400'ü geçmezdi. O sırada Anadolu'da bol lise bulunmadığından, Diyarbakırlılar, Elazığlılar, Malatyalılar, Amasyalılar ve Tokatlılar bu lisede toplanırdı. Doğal olarak Sivas'ın ilçelerinden okuyan çocukların çoğunluğu bizim lisedeydi. Dışarıdan gelenlerin çoğunluğunu paralı ve parasız öğrenciler oluştururdu. En kalabalık yıllarda bile yatılı sayısı 80'i bulmazdı. Ben de paralı yatılıydım. Yıllık yatılı ücreti 120 liraydı. Anacığım bir kuşakta sakladığı beşibiryerdeleri 25-30 liraya bozdurarak okumamı sağladı 

Sivas'ın adamı serttir. Kavgacıdır. Birçok genç ve orta yaşlıların işi gücü, sokakta dayılık etmek, mahallelerde tek tük eli yüzü düzgün çocuk, ya da alafrangalığa özenen kız varsa onları kollamak ve her fırsatta kavga çıkarmaktı. Bir oran vereyim. Ortaokul birinci sınıftan liseyi bitirinceye kadar tam altı arkadaşım öldürülmüştü.

Yatılıların içinde dayılığa özenen öğrenci yoktu. Olsa da öğretmenlerimiz barındırmazdı. Bu hava içinde Divriklilerin durumu ayrıcalık gösterirdi. Bunlara çoğunlukla kasabalarından dut kurusu, pestil, kayısı çekirdeği ve leblebi gelirdi. Bize göre seçkin yiyeceklerdi. Ortaya çıkardıklarında pahalı bir nesne gibi saygıyla yerlerdi. Divriklilerin bir özelliği de hiç kimsenin yapmadığı biçimde şakalaşıp boğuşmalarıydı. Sanki savaşır gibi öyle birbirlerine girerlerdi ki, ağızları burunları kan çanağına dönerdi. Sövmez, işi kavgaya götürmezlerdi. Birkaç dakika sonra gülerek ayrılırlardı.”

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 1 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400