erotik izle yeni film yeni film antalya escort porno antalya escort

NİKSAR'LI GÖZÜYLE SİVAS LİSESİ -3-


Bu makale 2017-01-12 19:53:13 eklenmiş ve 275 kez görüntülenmiştir.
M. Necati GÜNEŞ

Sivas Lisesi mezunlarından Dr. Fahri Aydın, Niksarlı öğrencilerin genelde başarılı olduklarını anlatıyor:


Sivas Lisesi'ndeki Niksarlı öğrenciler hep iyi durumdaydılar, kötü şöhretlisi yoktur. Sınıflarında çift dikişlisi olmayıp, hep iyi idiler. Kötü işlerde olmamışlardır. Hocalar severlerdi. Mesela Yekta Güngör Özden hep ön planda olan bir Niksarlıydı. Güzel günlerdi.


Sivas Lisesi'nden hocamız olan Bedriye Zaimoğlu (Adıgün)'nu halen görürüm, bütün özel günlerde ararım. Onlara saygımız sonsuzdur.  Bekir Hoca vardı, benim Tıbbiye'ye girdiğimi öğrenince çok üzülmüştü. 'Sen matematik zekâsına sahipsin, senden çok iyi bir mühendis olurdu, okulunu dereceyle bitirirdin' demişti.


Niksar'ın ve Sivas Lisesi'nin yetiştirdiği örnek insanlardan olan iki dönem Anayasa Mahkemesi Başkanlığı yapan Yekta Güngör ÖZDEN, Sivas Lisesi'ne geliş hikâyesini şöyle anlatıyor:


Mesela bizim Niksar'da ortaokul yoktu, Tokat'a gittik. Ortaokul açıldı Niksar'a geldik. Niksar'da Lise yoktu Samsun'a gittik, sonra Tokat'ta Lise açıldı Tokat'a geldik. Tokat'ta ben iftihara geçtiğim sınıfta, bir Atatürkçülük-Komünizm tartışmasından dolayı hoca beni ikinci sınıfta iki dersten ikmale bıraktı. İkmalde de beni geometriden geçirdi, cebirden bıraktı. Efendim mümessilim sınıfta, tabii ağırıma gitti. Sınıflarımı hep iftihara geçmişim. Bu olay üzerine Sivas Lisesi'ne geçtim. Sivas Lisesi yıllarını unutamadığını ve o öğretmenlerin üzerlerinde çok emekleri olduğunu anlatıyor:


Mesela Sivas Lisesi'nde bizim hiç unutmayacağımız bir isim söyleyeyim. Adnan Ardağı adıyla şiir yayınlan Adnan Çakmakçıoğlu diye bir müdürümüz vardı. Matematik ve astronomi hocasıydı. Ama beste yapıyordu, operet besteliyordu. Keman çalıyordu, piyano çalıyordu, voleybol oynuyordu, basket oynuyordu, futbol oynuyordu ve resim yapıyordu, karikatür çiziyordu. Ben böyle bir adam görmedim. Bakın söylüyorum herkes bilir, onun dergilerde yayınlanmış Adnan Ardağı diye şiirleri kitapları var. Ama asıl adı soyadı Adnan Çakmakçıoğlu idi. Nereli olduğunu tam bilemiyorum ama batılı bir tipi vardı. Hanımı da kimya hocasıydı. Çok iyi bir insandı Adnan Bey, rahmetli oldu İstanbul'da. Bize temsiller yaptırırdı. Bir temsil yaptık 14 Nisan'da. Davetiye bastırdık ve Melih Aşık nereden bulduysa bulmuş, Milliyet'te yayınladı o davetiyeyi. “Dede Korkut” temsili idi. Ondan sonra temsilde batı müziği, klasik müzik, halk müziği, operet vardı. Efendime söyleyeyim davetiyenin arka kapağında şunlar yazıyordu. 1. Salon şu saatte açılır, oyun başladıktan sonra girip çıkılmaması rica olunur, 2. Arada gelenler için bekleme bölümü vardır, 3. Küçük çocuklar için aşağıda bakıcıların bulunduğu bakımevi vardır.  Düşünebiliyor musunuz, bunlar 1951'de oluyor Sivas'ta. Bütün vesikaları ben de var.  


Sivas'taki en önemli isimlerden birisi de edebiyat öğretmeni olan Vehbi Cem Aşkun idi. Oğlu da Eskişehir'de Profesör, aynı zamanda Sakarya Gazetesini yönetiyor. Bir de Muammer Dülger diye meşhur bir edebiyat öğretmeni var idi. O da sonra İzmir'de rahmetli oldu.


Sivas'tan aklımda kalanlar bunlar. Haaa, Sivas'ta bir de ben Fazıl Hüsnü Dağlarca ile tanışmıştım pastanede. Kemal Kitapçı'nın binasının altında pastane vardı. Fazıl Hüsnü Bey o zaman Sivas'ta yüzbaşı idi. Kutsi Tecer'in edebiyat öğretmeni Sivas'tadır. Hani “Geceleyin bir ses böler uykumu” böyle yani. Ondan sonra çok iyi insanlar gelmiş geçmiş Sivas Lisesi'nden.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400