Hıdırellez Gelmiş Siz Neredesiniz?
Hıdırellez ya da Hıdrellez, Orta Asya, Ortadoğu, Anadolu ve Balkanlar'da kutlanan mevsimlik bayramlardan biridir.
Hıdırellez ya da Hıdrellez, Orta Asya, Ortadoğu, Anadolu ve Balkanlar'da kutlanan mevsimlik bayramlardan biridir.
Ruz-ı Hızır (Hızır günü) olarak da bilinen hıdırellez günü, dünyada darda kalanların yardımcısı olduğu düşünülen Hızır ile denizlerin hâkimi olduğuna inanılan İlyas'ın yeryüzünde buluştukları gün olarak düşünülür ve kutlanır. Doğanın canlandığı gün olarak bilinen Hıdırellez Bayramı baharın gelişi anlamını da taşır.
Ülke genelinde Mayıs ayının başlarında kutlanan Hıdrellez, Niksar’da da geleneksel olarak kutlandı. Her yıl ailece toplanarak Hıdrellezin gelişini bayram havasında kutlayan Gökçe ailesi, bu yılda geleneği bozmadı.
Fatih Mahallesinde bulunan ikametlerinin bahçesinde oyunlar oynayarak hıdrellezi kutlayan Gökçe ailesi geleneksel olarak bu özel bayramda duygu ve hissiyatlarını gazetemize aktardılar.
Hıdrelleze büyük bir şevkle hazırlandıklarını belirten Gökçe ailesinin büyüklerinden Dursun Gökçe; “Heyecanla beklediğimiz gün geldiğinde bütün işi, gücü bırakırdık. Topluca yemekler yer, yumurta kırıp, oyunlar oynanır, güreşler yapılırdı. Bayram havasında eğlenirdik. Mısır, fasulye dikilirdi onlara ise eğrice denir. Kazanlar yakılır, etli yemekler ve kebaplar yapılırdı sonra hep birlikte afiyetle yerdik. Daha sonra mezarlık ziyaretleri yapardık. Hıdırllezle birlikte bütün yorgunluklarımızı atar ve bayram kutlamış olurduk. Kısaca Hıdırıllez mutluluk, huzur ve bayramın gelişidir bizler için” dedi.
Şerife Gökçe ise Hıdrellezin gelmesini dört gözle beklediklerini belirterek; “Hıdrellez eski bir gelenek ve bizlerde bu geleneği sürdürüyoruz. Eskiden köylerde o günün öncesinde akşamdan yeşillikler hazırlanırdı, o gün ise yeşillikler uğursuzluk getirdiğine inanıldığı için kesilmezdi. Kağıtlara dilekler yazılırdı işte dilekleri neyse “ev, araba, eş ” gibi onlar çizilir gül dibine gömülürdü. Güreşler devlet tarafından değil yöre halkı tarafından düzenlenir, halk arasında para toplanır güreşin galibi baş pehlivan olur ve para ödülü ona verilirdi. Ateşler yakılır, etrafında toplanılır, herkes sırasıyla atlardı. Pazar yerleri kurulur herkes elinde ki malını oraya getirip satardı. Hıdırllezde uzakta olan akrabalar ziyarete ve düzenlenen şenliklere gelirlerdi” diye konuştu.
Mustafa Şen’de Niksar merkezde hıdrellez bayramını nasıl kutladıklarını şu şekilde anlattı; “Eskiden hıdrellezde çevirme çıkrık oynarlardı, salıncaklar kurulup, kadınlar ip atlarlardı. Kapılara ısırganlar asar, temizlik yapmaz, evi havadan süpürürlerdi. Gençliğimizde, genç kızlar ve genç oğlanlar birbirleriyle flört ederlerdi. Kaleye çıkma ve harmancığa gitme vardı, harmancığa gider çaputlardan top yapar oynardık. Tabi büyüklerimizden gördüğümüzü bizde gelenek olarak devam ettirdik. Hıdırılleze evvel bahar da derdik” dedi.
Şen eski günlerin artık bittiğini hepsinin birer anıda kaldığını belirterek şimdilerde sadece bazı köylerde bu bayramın sade şekilde kutlanmaya devam ettiğini sözlerine ekledi.