Perşembe Yaylası Kümbetdüzü’nde yapılacak bilirkişi keşfi öncesi yeniden gündeme gelen bilimsel raporda, altın madenciliğinin bölgenin su kaynakları, menderesleri, hayvancılığı ve doğal yaşamı üzerinde geri dönüşü olmayan tahribat oluşturacağı vurgulandı.
Perşembe Yaylası’nda planlanan altın madenciliği faaliyetlerine ilişkin hazırlanan bilimsel rapor, Kümbetdüzü’nde gerçekleştirilecek bilirkişi incelemesi öncesinde yeniden gündeme geldi. Uzman isimler tarafından hazırlanan raporda, bölgenin “mutlak korunması gereken alan” olduğu belirtilerek madencilik faaliyetlerinin geri dönüşü olmayan çevresel tahribatlara yol açabileceği ifade edildi.
Türkiye Ormancılar Derneği görevlendirmesiyle Prof. Dr. Ali Kavgacı, Prof. Dr. Bülent Turgut, Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu ve Doç. Dr. Murat Alan tarafından hazırlanan 13 Ağustos 2024 tarihli kapsamlı inceleme raporunda, Perşembe Yaylası’nın yalnızca doğal bir alan olmadığı; ekolojik, kültürel, jeomorfolojik ve ekonomik açıdan üstün kamu yararı taşıyan özel bir ekosistem olduğu vurgulandı.
“Bu Alanın Korunması Zorunluluk”
Bilim insanları raporda, yaylanın korunmasının bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirterek, altın madenciliği faaliyetlerinin bölgenin doğal dengesini bozacağı uyarısında bulundu.
Raporda dikkat çeken başlıklardan biri de mera komisyonunun aldığı çelişkili kararlar oldu. 24 Nisan 2024 tarihli ilk kararda maden arama izni oybirliğiyle reddedilirken; yem açığı, hayvancılığa zarar, su kaynaklarının kirlenme riski ve halkın projeye karşı olması gerekçe gösterildi. Ancak 5 Temmuz 2024 tarihinde alınan ikinci kararda teknik itirazlara rağmen projeye oy çokluğuyla izin verildiği belirtildi.
245 Sondaj Noktası Planlanıyor
Rapora göre proje kapsamında yaklaşık 245 sondaj noktası, 98 bin metrekareyi aşan müdahale alanı ve 216 bin metrekareyi bulan yol çalışması planlanıyor. Uzmanlar, bu çalışmaların mera bütünlüğünü bozacağını, otlatma düzenini değiştireceğini ve su kaynaklarına zarar vereceğini ifade etti.
Özellikle Korgan Beypınarı Mahallesi’nin içme suyu kaynaklarının risk altında olduğu belirtilirken, bölgeye yakın içme suyu göletinin de olası etkilerden zarar görebileceği kaydedildi.
“Menderesler Yok Olabilir”
Raporda, Perşembe Yaylası’nın simgesi haline gelen ve dünya ölçeğinde nadir görülen mendereslerin de büyük tehlike altında olduğu vurgulandı. Milyonlarca yılda oluşan bu doğal yapının son derece hassas bir su dengesi üzerinde bulunduğu belirtilerek, yapılacak sondaj çalışmalarının sistemi bozabileceği ifade edildi.
Bilim insanları, “Sondaj çalışmaları bile yaylanın yok olmasına giden süreci başlatabilir” değerlendirmesinde bulundu.
Endemik Türler ve Hayvancılık Risk Altında
Raporda ayrıca bölgede nesli tehlike altında bulunan endemik bitki türleri, sulak alan ekosistemleri ve zengin fauna yapısına dikkat çekildi. Su rejiminde yaşanacak küçük değişimlerin bile kalıcı zararlar oluşturabileceği belirtildi.
Bölgede yaklaşık 35 bin büyükbaş ve 90 bin küçükbaş hayvan bulunduğu ifade edilirken, Perşembe Yaylası ve çevresindeki 13 yaylanın bölge hayvancılığı açısından kritik önemde olduğu kaydedildi. Madencilik faaliyetlerinin kırsal yaşamı ve ekonomik yapıyı doğrudan etkileyebileceği vurgulandı.
Kültürel Miras da Tehdit Altında
Raporda yalnızca doğal değil kültürel değerlerin de risk altında olduğuna dikkat çekildi. 916 yıllık yayla geleneği, Emir Kümbet Türbesi, şehitlik alanları ve turizm merkezi statüsünün madencilik faaliyetlerinden zarar görebileceği belirtildi.
Uzmanlar, madencilik sonrası uygulanacağı belirtilen rehabilitasyon çalışmalarının bu ekosistemde başarılı olmasının mümkün olmadığını ifade ederek, bölgenin tarım, hayvancılık ve turizm odaklı kalkınmasının desteklenmesi gerektiğini dile getirdi.
Daha önce mahkemeye sunulan rapor doğrultusunda verilen yürütmeyi durdurma kararının, Danıştay tarafından teknik gerekçelerle bozulduğu belirtilirken, 8 Mayıs’ta yapılacak yeni bilirkişi keşfinin bölgenin geleceği açısından kritik önem taşıdığı ifade edildi.
GÜNCEL
Yayınlanma: 08 Mayıs 2026 - 15:12
Menderesler Tehlikede: Perşembe Yaylası İçin Kritik Süreç
8 Mayıs’ta Perşembe Yaylası Kümbetdüzü’nde yapılacak bilirkişi keşfi öncesi yeniden gündeme gelen bilimsel raporda, altın madenciliğinin bölgenin su kaynakları, menderesleri, hayvancılığı ve doğal yaşamı üzerinde geri dönüşü olmayan tahribat oluşturacağı vurgulandı.
GÜNCEL
08 Mayıs 2026 - 15:12
İlginizi Çekebilir