Geçtiğimiz günlerde traktörü ile yaylaya giderken kullanmış olduğu traktörün şarampole devrilmesi sonucu hayatını kaybeden Mutluca köyü muhtarı Hıdır Çaka için Mutluca Köyü yasta. Muhtar Çaka’nın ölümünün ardından Niksar Mutluca Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği’nin yaptığı paylaşım okuyanları duygulandırdı.
26 Haziran 2024 Çarşamba günü sabah saat 10.40 sularında traktörü ile yaylaya doğru giderken kullanmış olduğu traktörün şarampole devrilmesi sonucu Mutluca köyü muhtarı Hıdır Çaka hayatını kaybetti. Muhtar Hıdır Çaka’nın 61 yaşında beklenmeyen bir anda hayatını kaybetmesi Mutluca Köyü sakinleri arasında da bir yas oluşturdu.
27 Haziran 2024 Perşembe günü Mutluca Köyü cemevinden cenazesi kaldırılan muhtar Hıdır Çaka’nın cenazesinde göz yaşları sel olurken Niksar Mutluca Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği’nin yaptığı bir paylaşım da görenleri, okuyanları duygulandırdı. Mutluca Köyü Derneği, Muhtar Hıdır Çaka’nın herkesle lokmasını paylaşan, bir gün olsun durmaksızın köyün sorunları ile ilgilenen nadir insanlardan olduğunu belirterek adını Mutluca tarihine altın harflerle yazdırdığını ifade etti.
“O BİR HİZMET ŞEHİDİ”
Niksar Mutluca Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği, yaptığı paylaşımın tamamında ise şu ifadelere yer verdi;
“Mutluca tarihinin en başarılı, en çalışkan muhtarı ya da muhtarlarından biri idi.
Öyle ki muhtarlıktan önce Dernek Başkanı olarak da hizmet etmişti.
O bir şehit artık. Hizmet şehidi...
Köyü uğruna can verdi.
Yaptırdığı çeşmelerden su akıtabilmek için yaptığı kaza sonucu hayatını kaybetti.
Oysaki bireysel olarak hiç ihtiyacı yoktu. Ancak topluma fayda sağlayacak hizmetleri verebilmek için canından oldu.
O kırıldı, üzüldü zaman zaman. Ama hiç üzmedi. Küçüklerine abi, baba, Büyüklerine evlat, kardeş oldu. Garibana yoldaş oldu.
Pir Sultan Abdal misali, düşmanın kurşununa göğüs gerdi de zoruna gitmedi. Ancak, dostun attığı gül ile yaralar aldı. Buna rağmen hiç acıtmadı. İncitmedi. Canla başla çalıştı. Yorulmak nedir bilmedi. Küsmedi...
Yedirdi, içirdi. Hanesine yolu düşen herkes ile lokmasını paylaştı. Mutluca tarihine adını altın harflerle yazdırdı. Bizler eğer hakkımız var ise sonuna kadar haklarımızı helal ettik sana Hıdır abi.
Senin bizler üzerinde çok büyük hakkın var. Sende ne olur bu haklarını bizlere helal eyle.
Mutluca sensiz, Mutluca sessiz. Mutluca bugün seni büyük bir kalabalıkla son yolculuğuna uğurladı.
Işıklar içinde uyu. Yokluğuna alışmak diye bir kavram yok senin için. Alışamayacağız biz...
Hep eksik kalacak sensiz birçok şey. Hep bir yanımız eksik olacak.
Seni asla unutmayacağız...
Nurlar içinde uyu. Kelimeler kifayetsiz kalıyor sensizliğin acısını anlatmaya.
Bir kez bile kavga edemedik seninle. Vakit yetmedi. Hep saygı ve sevgi içinde geçti günlerimiz. Bir kez bile kavga etmeye yetmedi ömrün. Hep arardın bir şey yapacakken, bu kez aramadın nedense giderken. İste bu yüzden kavga ederdim de seninle...Gitmiştin çoktan. Yine kavga etmeye fırsat vermeden...
Erken gittin. Çok erken. Anlam veremedik neden acele ettiğine.
Bir bildiği vardır dedik nihayetinde... Çıkamadık işin içinden...
Işıklar içinde uyu...
Toprağın bol, mekânın cennet olsun...”
