Niksar'da Nohut Mayalı Gevrek Hasreti Sona Erdi
Niksar’da yarım asırdır babadan oğula aktarılan simitçilik geleneği, unutulmaya yüz tutan bir lezzetin yeniden hayat bulmasıyla taçlandı.
Niksar’da yarım asırdır babadan oğula aktarılan simitçilik geleneği, unutulmaya yüz tutan bir lezzetin yeniden hayat bulmasıyla taçlandı. Niksar Yayla Simit Fırını işletmecileri Selçuk ve Semih Yayla kardeşler, yaklaşık 25 yıldır Niksarlıların hasret kaldığı nohut mayasından yapılan geleneksel gevrek (peksimet) üretimine yeniden başladı.

Uzun yıllar boyunca Niksar mutfağının ve sokak kültürünün vazgeçilmezleri arasında yer alan nohut mayalı gevrek, Yayla kardeşlerin girişimiyle yeniden sofralara taşındı. Gevrek yapımının sanıldığı kadar kolay olmadığını belirten Selçuk ve Semih Yayla, bu lezzetin sabır, ustalık ve doğru mayalama tekniği gerektirdiğini ifade etti.

Bir Ustanın Mirası: Hamdi Ural
Niksar gevreğinin geçmişi ise, ilçede “Nam-ı diyar Kumluğun Hamdi” olarak bilinen Ekmekçi (Simitçi) Hamdi Ural’a dayanıyor. Türkiye’de nohut mayasından gevrek yapımının öncülerinden biri olarak kabul edilen Hamdi Ural, kolunda sepetiyle Niksar sokaklarını dolaşarak “Nohut mayasından yapılmış gevrek” nidalarıyla hafızalara kazındı. Onun emeğiyle şekillenen bu gelenek, yıllar boyunca Niksar’ın simgelerinden biri oldu.

Niksar’ın Hafızasında Yaşayan Tat
Selçuk ve Semih Yayla kardeşler, bu kadim lezzeti yeniden üretmenin kendileri için yalnızca bir ticari faaliyet değil, aynı zamanda kültürel bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Niksar’ın geçmişine ve damak tadına sahip çıkmayı amaçladıklarını belirten kardeşler, nohut mayalı gevreğin yeniden ilgi görmesinden memnuniyet duyduklarını dile getirdi.

Niksar’da bir dönemin vazgeçilmez lezzeti olan nohut mayasından yapılan gevrek, Yayla Simit Fırını ile birlikte yeniden sokaklarda, sofralarda ve hafızalarda yerini almaya başladı.


Gençlerimize teşekkürler. Allah yollarını açık etsin. Bereketli bol kazançlar.