NİKSARIN FİDANLARINDAN NİKSARIN ZEYTİNLERİNE
Niksar’da uzun yıllardır veteriner hekimlik yapan doğa meraklısı 58 yaşındaki Duran Kaya, dağlardan topladığı (Delice) türü zeytinleri salamura yaparak, doğadaki yabani zeytinlerin önemine dikkat çekti.
Arkadaşları ile birlikte bazı tarihi ve doğal varlıkları kayıt altına almak amacıyla sürekli doğa yürüyüşü yapan veteriner hekim Duran Kaya, dağlarda kendiliğinden yetişen delice adı verilen zeytinleri tek tek toplayarak evinde salamura yaptı. Üç farklı şekilde zeytinleri işleyen Kaya, daha sonra zeytinleri afiyetle tüketmeye başladı.
“Talazan civarında zeytinyağı sıkma fabrikası varmış”
Zeytinlerin yenilip yenilmediğini yaptığı araştırma sonucu öğrendiğini belirten Kaya, süreci şu şekilde anlattı; “Arkadaşlarımızla dostlarımızla sürekli dağ bayır demeden geziyoruz. İlginç yerler, ilginç bitki çeşitleri görüyoruz ve kayıt altına alıyoruz. Yine doğa gezilerimizde Talazan Köprüsü civarında yabani zeytin ağaçları görmüştüm o zaman ki teknolojiyle zeytin yağı sıkma fabrikası olduğunu da duymuştum ve okumuştum. Birkaç defa gitmelerimizin ardından orada ciddi oranda kendinden bitme doğal zeytin ağaçlarının meyve verdiklerini de gördükten sonra yenilip yenilmediğini öğrenmek maksadıyla kısa bir araştırma yaptım. Araştırmam sonucunda Akdeniz, Ege ve Marmara bölgesinde de yetişen fakat zamanla hepsinin aşılanmış olduğunu öğrendim” dedi.
Yalnızca dağlarda “delice zeytini” denilen zeytinin bulunduğunu söyleyen Veteriner Kaya, burada ki zeytinlerin tamamının “delice” zeytini olduğunu söyledi.
“Delice zeytini diğer zeytinlerden farklı”
Zeytinleri değerlendirebilmek amacıyla bir miktar topladıktan sonra farklı yöntemler deneyen Kaya; “Topladığım zeytinlere farklı işlemler uyguladım. Üç farklı deneme yaptım, tuzla yağı karıştırma, sadece suyla ve de tuz ve sirke ile olgunlaştırmaya çalışarak damak zevklerine uygun olup olmadığını anlayama çalıştım. 3-4 ay bekledikten sonra, kendi yetiştirdiğim pul biber, dağdan topladığım kekikler ve egede yaşayan bir arkadaşımın gönderdiği el yapımı zeytin yağı ve limonla çeşnilendirdim. Lezzetine batığımda bizim yediğimiz normal zeytinler gibi değil, hafif buruk ve tatlı bir tadı olduğunu farkettim, onun sebebi ise delice zeytini olmasından kaynaklı” dedi.
Kaya, yabani zeytinlerin aşılanabileceğini ve denemek amacıyla bir zeytin bahçesi yapılabileceğini de belirterek; “Delice zeytini bildiğimiz zeytin tadı ama her çeşit, her tür zeytinin bir diğerinden aşılı da olsa nüans farkı vardır. Tokat bölgesinde zeytincilik yapan yok, vatandaşın zeytinin yetiştiğinden haberi yok. Tabi Niksar kalesinin eteklerinde zeytinler yetişiyor yine oradaki halk bunları toplayıp salamura yapıyor. Kelkit vadisinde Karadeniz iklimi yoktur, Akdeniz iklimi vardır ve bu bölgede mikro klima yerler var, Erbaa ovası ve Niksar ovası gibi. Bu zeytin Niksar’da var ise Erbaa’da da olabileceğini düşünüyorum. Ama sonuç itibariyle Tokat’ta zeytin kültürü yok, zeytincilik de yok. Zeytini üretip, işleyip, paketleyip satan yok” diye konuştu.
Son olarak her 5 Bin yılda bir küçük küresel ısınma her 20 Bin yılda bir de büyük küresel ısınmanın olduğunu söyleyen Duran Kaya, bu zeytinin de son 5 Bin yıl önceki küresel ısınmadan kalan bir kalıntı olabileceğini ve zeytinin ebatının nohut ile fındık arası bir büyüklükte olduğunu sözlerine ekledi.
Bu zeytinler kültür ırkı zeytinin atası ve 11 bin yıl öncesi buzulardı dönemden Akdeniz'den taşınmış ve buraları yurt edinmiş bir maki formu; aynı sandal (endirek), defne, quercus (çalı), çetene, sakız, kızılçam, lübnan sediri vb. gibi. Delice zeytin Akdeniz'de kültür zeytinleri işlenirken yaklaşık civarında katıldığında işlem ve işlenen zeytinin tadı mükemmel olur. Ayrıca bu zeytinde başta omega6 ve daha birçok değerli kimyasal madde bulunmakta olup, tıbbi bitkiler içerisinde değerlendirilir. Maki formu olduğu için Paris Antlaşması gereği Red-List (Avrupa Yaban Hayatı korunan türler listesi) yeralır. Aşılanarak çoğaltılması türün en büyük tehdidi olup, doğal haliyle korunup, yararlanılmalıdır. Ayrıca kültür ırklarından gelecek hastalıklar açısından da son derece dikkatli davranılmalıdır. iklim değişimi döneminde hem sıcaklığa hem de hastalıklara dirençli tek zeytin türümüz olabilir. Duran Bey'e tavsiyem Ekrem Hoca'ya delice zeytinlerinden bir pazar kahvaltısı sunmasıdır:)