Niksar ve bölgenin HES (Hidro Elektrik Santrali) derdi bitmiyor. Yaklaşık son on yıldır ülkemizin bir çok yöresinde olduğu gibi Niksar'ımızda da HES'ler gündemden düşmüyor. İlçemizin dört bir yanını saran HES yapımı sonunda Niksar'ımızın tam ortasına adeta bomba gibi düştü.
Niksar ilçe merkezi içme suyu ihtiyacının büyük bir bölümünü karşılayan, kaynak suları ve bozulmamış tabiatı ile bilinen Çanakçı deresinin kaynağına Kanal Tipi HES yapımı için özel bir firmaya 49 yıllığına kiralandığı öğrenildi. EPDK tarafından HES yapımı için lisans izni verilen ve DSİ tarafından Çanakçı'nın kaynağından alınacak suyu 3,5 km. mesafeden kanalla Gülbayır Köyü, Kaynar mevkiinde yapılacak santralde elektrik enerjisine dönüştürecek proje ile özel bir firmaya 49 yıllığına üretim izni verildi. Ayrıca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü konuya ilişkin şu bilgiler verildi:
TOKAT ili NIKSAR, ilçesi Çanakçı Deresi Üzerinde mevkiindeki İLMUR ENERJİ ÜRETİM PAZ. İTH. İHR. LTD. ŞTİ. tarafından yapılması planlanan KAYNAR REGÜLATÖRÜ VE HES projesi ile ilgili olarak Bakanlığımıza sunulan dosya incelenmiş ve değerlendirilmiştir ÇED Yönetmeliği'nin 17. maddesi gereğince KAYNAR REGÜLATÖRÜ VE HES projesi'ne Valiliğimizce “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararı verilmiştir. Bilindiği üzere, Bakanlar Kurulunca kurulu gücü 1-25 MWM arasında olan Hidroelektrik enerji santrallerinin yapımı Çevresel Etki Değerlendirme dışında tutulmuştu. Dolayısıyla Çanakçı Deresi üzerine yapılacak Kaynar HES projesi' de böylelikle çevresel etki değerlendirmesinin dışında tutularak doğal tahribata ve doğal hayata yönelik olumsuzluklarından dolayı hukuki mekanizmanın dışında kaldığı görülüyor.
“KAYNAR HES FELAKETİN PROJESİ”
Niksar Danişmend Gazetesi tarafından uzun bir süredir projenin gelişimi ile yaptığımız araştırmalar sonucu Kaynar HES projesi için Çanakçı Deresinin suyunu DSİ' den 49 yıllığına alan İlmur Enerji Ltd. Şti. Firmasının enerji sektöründe bu güne kadar hiçbir yatırımı ve faaliyetine rastlanılmadı. Trabzon ve Rize nüfusuna kayıtlı firma ortaklarınca 2007 yılında kurulduğu anlaşılan şirketin merkezi İstanbul'da bulunmasına rağmen, adres ve telefon bilgilerinden yetkili bir kişiye ulaşılamıyor.
Projeye göre Niksar'ın içme suyu kaynaklarının çoğunu sağlayan ve Niksar şehir merkezinin içinden geçen, şehrimizin sembolü Çanakçı deresinin kaynağına yakın, halen Başçiftlik ilçesine bağlı Alan Köyü sınırlarından Kaynar mevkiinde yapılacak regülatörden alınacak dere suyunu 2980 metre uzunluğunda ve 1400 mm. Çapında iletim hattıyla Gülbayır Köyü sınırlarında kurulacak santralde elektrik enerjisine döndürecek.
“ÜRETECEĞİ ENERJİ BİR MAHALLEYE BİLE YETMEZ”
Kaynar HES projesinin kurulu gücü 2,34Mw., yıllık bazda ise 6 milyon Kwh enerji üretmesi planlanmış. Türkiye' nin ise 2015 yılı Ocak ayı itibariyle yıllık elektrik enerji üretim kurulu gücü 70.000 Mw. Anlaşılacağı üzere Kaynar HES'in üreteceği enerji devede kulak deyiminden öte, denizde bir su damlası gibi kalmakta. Türkiye' nin elektrik üretimi gücünün sadece 70 binde ikisine denk gelecek bir üretim için Niksar'ın içme suyu kaynaklarının ve yörenin bozulmamış doğasının tahribatının ne boyutlarda olduğu açıkça görülmekte. Üretim olarak Türkiye' nin 70 binde ikisine denk gelecek kadar küçük enerjinin yapımcı firmaya dönüşü ise yatırım rakamlarına göre ise en erken sekiz-on yıllık bir süreç sonrası olarak hesaplanıyor. Santralin yapımı için projede öngörülen 8.174.424 TL. ( Sekiz milyon yüz yetmiş dörtbin dörtyüz yirmi dört TL.) maliyetin, Türkiye' de ki mevcut enerji piyasası ve santralin çalışma takvimine en erken sekiz-on yıl sonra amorti edecek olması da kamuoyunda çeşitli söylentilere yol açmakta. Böyle bir projede kar amaçlı firmaların esas amacının elektrik enerjisi üreterek para kazanmasının on yıl gibi süreci bulmasından dolayı vatandaşlar doğal olarak aydınlanmak istiyorlar. Acaba küresel ısınma ile her geçen gün daha da önem kazanan su kaynakları enerjinin önüne mi geçecek.
Bir başka kamuoyunca tartışılan konu ise bu tip projelerde sembolik ücretlerle suların kullanımını alan taşeron şirketlerin inşaat esnasında kullanım haklarını özellikle yabancı kaynaklı firmalara devletten aldığının çok üzerinde rant sağlayarak devretmeleri.
“BÜTÜN KURUMLAR YAZIŞMIŞ, HALKIN HABERİ YOK”
Gazetemizin yaptığı araştırmalara göre Kaynar HES proje sürecinin 2010 yılından itibaren başlatılmış olduğu anlaşıldı. 19.10.2010 yılında DSİ Genel Müdürlüğü'nce sadece bir firmanın teklif verdiği ve bu firmaya 49 yıllığına suyun kullanım hakkının verildi. EPDK tarafından da 24.11.2014 tarihinde İlmur Enerji Üretim Paz. Ltd. Şti.' ne 12.11.2014-12.11.2016 yılları arası için elektrik üretim ön lisansı verildi. Bu süreç içerisinde Ankara'da Elektrik Etüt İdaresi, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ve Enerji Piyasası Denetleme Kurulu'ndan geçen projenin ilimizde İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, Tokat İl Özel İdaresi, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü gibi yerel kurumlardan yazışmalarla bilgi ve onaylar alınmasına rağmen kamuoyunun özellikle de yöre halkına konuyla ilgili hiçbir bilgi verilmedi. Kaynar HES projesinin yapılacağı bölgede bulunan Niksar ilçemize bağlı Gülbayır, Güvenli, Cer köyü, Başçiftlik ilçesine bağlı Alan köyü muhtarlık ve halkına hiçbir bilgi verilmediği öğrenildi. Ayrıca proje alanının Niksar ilçe merkezinin içme suyu kaynaklarının büyük bir bölümünü barındırmasından dolayı Niksar Belediye'sinin de görüşün alınması gerekirken, belediyenin de bu konuyla ilgili bilgisinin olmadığı görülmekte. Bilindiği üzere geçtiğimiz yıl özellikle yaz aylarında yaşanan şehir şebekesinde ki içme suyu kesintileri bu bölgede bulunan kaynak sularının azalmasından kaynaklanmıştı. Aylar boyu Çanakçı' yı besleyen kaynaklarda su arama çalışması yapan Niksar Belediye' sinin de Kaynar HES projesine vereceği tepki önem kazanıyor. Uzmanlar Niksar'ın su kaynaklarının başına yapılacak bu projenin hayati önem arzettiğini, su kaynaklarının dışarıdan müdahaleye olumsuz tesirlerinin zaten yaşanmakta olduğunu ifade etmekteler. Niksar'ın çevresine yapılan HES'lerin zaten yeterince doğal yaşama zarar verdiğini, Kaynar HES projesi ile Niksar ilçe merkezinin tek su kaynağının betonlarla çevrelenmesinin gerek su kaynakları gerekse de doğal ortam açısından felaket olacağı uyarısını yapmaktalar.
Kaynar HES projesinin baraj tipi, suların toplanacağı bir gövde tipi proje olmadığı, kanal tipi bir HES olduğundan zararlarının çok daha fazla olacağı ifade ediliyor. Zaten üretilecek enerjinin Türkiye'nin enerji üretiminde ifade edilemeyecek kadar küçük bir rakam olacağı, ancak Niksar için getireceği zararların tarihin ilk devirlerinden beri medeniyet merkezi olmuş bir şehrin sonu olabileceği uyarıları da yapılmakta.
“ÇEVRE BAKANI'NIN İTİRAFI DA İŞE YARAMADI”
İki yılda yapılması tasarlanan projenin bitmesi halinde istihdam edilecek personel sayısının ise altı-sekiz kişi arasında olacağı, üreteceği enerjinin ise Niksar'ın bir mahallesinin bile ihtiyacını karşılamaktan uzak olduğu düşünüldüğünde yetkililerin bu konuya tekrardan gözden geçirmeleri gerekiyor. HES'ler ile ilgili olarak 2012 yılında dönemin Çevre Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın itirafı ise havada kalmış gözüküyor. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, HES'lerle ilgili 'itiraf'ta bulunurken, bazı HES'lere kapıyı kapattıklarını açıklamıştı. Nükleer santral olmadan bu işin altından kalkamayız. HES'lerle de olmaz. HES'lerle ufak dereleri mahvediyoruz. 10 megavattan az enerji üretecek HES'lere kesinlikle vermeyeceğiz. Bundan sonra bunun hesabını sorarsınız” demişti.
“NİKSAR KAMUOYU”
Niksar'ın felaketi olarak nitelendirilen bu proje ile ilgili yetkili ve siyasilerden kamuoyuna bilgi verilerek, projenin tekrardan gözden geçirilmesi bekleniliyor. Niksar ve Niksar dışında ki bir çok sivil toplum kuruluşunun projeye tepki gösterdiği, iptali ile ilgili önümüzdeki günlerde girişimlerde bulunacakları öğrenildi.

Böyle giderse ,CANAKCI deremden ,leylekli köprümün altından,sokak Çesmelerimden gürül gürül akan sulara Güzel KENTİ,min insanları hasret kalacaklar... Bardagımıza doldurdugumuz suyu kana kana iciyorduk... NİKSAR denince Ülkemde ve Dünyada ilk önce SUYU aklımıza gelir...Yesilligimiz ,dogamız , suyumuz MARKA idi...Su icin tepki gösterenleri, dinlemedik, sucladık, cazalandırdık...HES insaatları derelerin akış rejimini bozuyor yada halkın yararlanmasına engel oluyor...Havzalardaki canlı yasam ve gen kaynakları tahrip edilerek ekosistemler yok ediliyor... Cevreciler daha 1980 yıllarında uyarmaya baslamıslardı...Aradan 35 yıl gecti... Susuz kalabilecegimiz düşüncesi bizlere o kadar uzaktı ki... Su ticari mal olarak görülmemelidir...bir zamanlar köprülerin altından akan derelerin suyu şimdilerde HES sirketlerinin dösedigi borulardan süzülüyor... Su yolunu bulsun ... SİRKETLER degil...! ANKARA,dan dogayı katledenleri kınıyorum...Hersey Niksar icin...ADİL KARGIN
Hes tamamiyle bir doğa katliyamıdır.Halkı kandıran bir zihniyet. Yozgat tokat güç birliği olarak yapmış olduğumuz eylemde büyük yankı uyandırdık. 10km yürüyüş yaptıktan sonra şantiyeye gelen vatadaşa jandarma polis büyük bir şiddet uyguladı ama yılmadık ...halkın güçlü iradesi karşısında hiç bir güç duramaz..birlik olun
Bu hES konusunda zileliller on numara tepki gösterdi. beş bine yakın insan hesi protesto etmek için biraraya geldi, inşallah bizim nıksarımızda da konu bu sevieyeye gelirse bizde bberaberce omuz omuza nıksarımıza sahip çıkarız ve hes hayır deriz. çanakçı deremize sahip çıkalım başka nıksar yok !!!
Her şeye maydonoz olan niksarın diğer yayın organı Yandaş Niksar Gazetesinde bu konuda tık yok,HESe ortak galiba..
Niksar a hizmet olarak yapılacak projelerden bahsedenlerin projesinden biride demekki çanakçı suyunu satmakmış milleti proje proje diye kandıranların hala yalakalığını yapan beyler çanakçı suyunun satılmasını neden haber yapmayıp neden hala yalakalığa devam ediyorsun Niksarda 150 yataklı hastane varken yeni hastanenin 100 yataklı olmasını bile övgüyle anlatan yalakalar neyin peşindesiniz.
Tarihi ve doğa güzellikleri üzerine şairlerin şiirler yazdığı Filmlerin yapıldığı Niksar'ımızın kalbi Çanakçı'dır. Bu yok olursa Niksar bir hiçtir. Aklımızı başımıza alalım. Başka Niksar yok.
ALLAH KAHRETSİN SİZİ GÜZELİM ÜLKEYİ MAHFETTİNİZ BUNUN HESABINI VEBALİNİ NASIL ÖDECEKSİNİZ
Canakcıyı sattınız ama yazın nasıl gezceksiniz niksarrın içinde maskeylemi gezcez ❔
Yazıklar olsun tepedeki siyasetçiler.Bilhassa kendini Tokat milletveki sayan iktidar vekillerine.Memleket geçen yaz mevsiminden beri su sıkıntısı çeke dursun birileri köşeyi dönsün diye tüyü bitmedik gelecek neslin hakkını gasbetsin sayın NİKSAR'lı hemşerilerimiz ölüm uykusundan hala uyanmasın.Ben şahsım adına memleketimizin geleceği ile oynayanlara hakkımı kesinlikle helal etmiyorum ahirette de iki elim onların yakasında olacak saygılarımla...
Yapılan sadece bir santral değildir. Bir tarihin, bir medeniyetin, yüzyıllardır insanların hatıralarının ve Niksarın dinletisinin susturulması isteniyor. Bir önce konu gündemleştirilip, kamuoyu oluşturulmalı, dayanışma içerisine girip bu yağma püskürtülmelidr. Yapılması gereken ilk şey 'platform' kurulmalıdır. Niksar ve Tokat çevresinde STK ve kanaat önderleri ile başlanmalı. Ben bu iş için emek vermeye hazırım.
Niksar nerde Niksarlılar nerde...! geleceğiniz geleceğimiz tehdit altında.çocuklarımız hatta doğmamış çocuklarımız sizlerden hesap soracak.bu kadar duyarsız bir ilçe..yazık yazık...daha ne bekliyorsunuz geçtiğimiz yaz suların akmadığını ben bizzat yaşadım Niksar gibi bir orman ve su cennetinde sular kesik...bunu sadece belediyenin yatırımlarına bağlamak ahmakça olmazmı..? bunun nedeni Kelkit havzasına yapılan heslerin sorumlu olduğunu bilim adamları söylemekte..niksarın derelerine yapılacak heslerinse niksarın köküne dinamit koyacak bir proje olacaktır...NEDEN HALA DUAYRSIZSINIZ NEDEN HALA TEPKİNİZİ KOYMUYORSUNUZ...KENDİNİZ İÇİN DEĞİL ÇOCUKLARINIZ İÇİN DOĞMAMIŞ ÇOCUKLARINIZ İÇİN...BURALAR SİZİN DEĞİL SİZE VERİLMİŞ EMANET OLDUĞUNU UNUTMAYIN...!
Siz yazıyorsunuz,birileri söylüyor da ne oluyor!13 yaşındaki kız öğrenciye başı açık diye tecavüzü "Mübah" gören zihniyet var.Eee hal böyle olunca Niksar'ın da "Üstü açık" hani...