Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün (MAPEG) Fatsa'nın Büyükkoç Mahallesi sınırlarında bulunan 667 dönümlük maden sahasını 4 Eylül'de ihaleye çıkaracak olması, çevrecilerin tepkisini çekti.
Fatsa Doğa ve Çevre Derneği Hukuk Grubu Avukatı Nur Hilal Gündüz, bölgede yeni bir madencilik faaliyetinin tarım, su kaynakları ve yaşam alanları açısından ciddi riskler oluşturacağını belirterek, "Artık her yeni maden ihalesi halkta büyük bir endişe oluşturuyor. Bu topraklar şirketlere değil, gelecek nesillere ait" dedi.
MAPEG tarafından Türkiye genelinde ihale edilecek 115 maden sahası arasında Ordu'nun Fatsa ilçesindeki yeni bir saha da yer aldı.
İhale listesine göre, Büyükkoç Mahallesi sınırlarında bulunan yaklaşık 667 dönümlük IV. Grup maden ruhsat sahası, 4 Eylül 2026 tarihinde açık artırma yöntemiyle yatırımcılara sunulacak. İhalenin başlangıç bedelinin ise 2 milyon 165 bin 532 lira olduğu belirtildi.
"ALTIN MADENİ OLMA İHTİMALİ DAHA YÜKSEK"
Fatsa Doğa ve Çevre Derneği Hukuk Grubu Avukatı Nur Hilal Gündüz, ihale sahasının IV. Grup madenler kapsamında yer aldığını belirterek, ruhsatın altın, gümüş, bakır ya da bentonit gibi madenleri kapsayabileceğini söyledi.
Ancak bölgedeki ruhsatın özellikleri dikkate alındığında altın madenciliği ihtimalinin daha yüksek olduğunu ifade eden Gündüz, söz konusu alanın Büyükkoç ve Küçükkoç mahalleleri ile Yassıtaş çevresini kapsayan doğal yaşam alanlarına yakın olduğuna dikkat çekti.
"MADEN İHALELERİ ARDI ARDINA GELİYOR"
Nur Hilal Gündüz, son aylarda Ordu ve çevresinde peş peşe maden sahalarının ihaleye çıkarıldığını belirterek, açılan davalar devam ederken yeni ruhsat alanlarının satışa sunulmasını eleştirdi.
Gündüz, daha önce Fatsa, Ünye, Ordu ve Giresun'daki bazı ruhsatlara karşı açılan davaların Ankara İdare Mahkemesi'nde sürdüğünü hatırlatarak şunları söyledi: "Dava süreçleri devam ederken MAPEG yeni ruhsat alanlarını yeniden satışa çıkarıyor. İhaleyi alan şirket önce sondaj yapacak, ardından yeterli rezerv tespit ederse işletme ruhsatı isteyecek. Sondaj aşaması bile doğaya zarar vermeye başlıyor. Bugün Aybastı'nda yaşananlar bunun en somut örneklerinden biridir."
Madencilik faaliyetlerinin daha ilk aşaması olan sondaj çalışmalarının bile ciddi çevresel riskler taşıdığına dikkat çeken Gündüz, yer altı su kaynaklarının zarar görebileceğini söyledi.
Yer altındaki su katmanlarının birbirine karışmasının ağır metal kirliliğine neden olabileceğini ifade eden Gündüz, şu değerlendirmeyi yaptı: "Yer altı sularının yönü değişiyor, kaynaklar kuruyabiliyor. Ağır metaller suya karışabiliyor. Ardından işletme aşamasında kimyasallar devreye giriyor. Bu da toprağı, suyu ve tarımı tehdit ediyor."
"TARIM, ARICILIK VE TURİZM DAHA DEĞERLİ"
Fatsa'nın ekonomik yapısının tarım, fındık üretimi, arıcılık ve kırsal turizme dayandığını belirten Gündüz, madencilik faaliyetlerinin sağlayacağı ekonomik getirinin bölgenin mevcut üretim potansiyelinin gerisinde kalacağını savundu.
"Bizim fındığımız, balımız, tarımımız ve doğal yaşamımız uzun vadede çok daha büyük bir değere sahip" diyen Gündüz, madencilikten elde edilecek kazancın büyük bölümünün şirketlere gideceğini öne sürdü: "Şirketlerin kasasına girecek milyonlar için insanların yaşam alanları feda edilmemeli. Kamu yararı açısından bu faaliyetlerin ciddi şekilde sorgulanması gerekiyor."
"HALK BİRLİKTE HAREKET ETMELİ"
Maden faaliyetlerine karşı hukuki sürecin yalnızca dava açmakla sınırlı olmadığını ifade eden Gündüz, köylülerin ve sivil toplum kuruluşlarının birlikte hareket etmesinin önemine vurgu yaptı.
İhale süreci tamamlandıktan sonra hukuki girişimlerin yapılacağını belirten Gündüz, vatandaşların şimdiden itiraz dilekçeleri hazırlayabileceğini, MAPEG'e başvurular yapılabileceğini ve kamuoyunun güçlü bir şekilde sesini duyurması gerektiğini söyledi: "En önemli konu halkın istemediğini açık bir şekilde ortaya koymasıdır. Köylüler, muhtarlar, dernekler birlikte hareket ederek bu süreci takip etmelidir."
"MADEN YASASINDAN SONRA SÜREÇ HIZLANDI"
Nur Hilal Gündüz, geçen yıl yürürlüğe giren 7554 sayılı Maden Kanunu sonrasında madencilik ruhsatlarının hızla arttığını savundu.
Türkiye'nin birçok bölgesinde peş peşe yeni ruhsatların ihale edildiğini belirten Gündüz, bunun yalnızca çevreyi değil, gelecek kuşakların yaşam hakkını da tehdit ettiğini dile getirdi: "Toprağımızı, suyumuzu ve nefesimizi her geçen gün kaybediyoruz. Gündemde farklı siyasi tartışmalar olabilir ama geleceğimizi asıl ilgilendiren konu doğamızın korunmasıdır. Gözümüzü çevirmemiz gereken yer tam da burasıdır.
GÜNCEL
Yayınlanma: 28 Temmuz 2026 - 14:28
Tokat'ın Yanıbaşında 667 Dönümlük Maden Sahası İhaleye Çıkıyor
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün (MAPEG) Fatsa'nın Büyükkoç Mahallesi sınırlarında bulunan 667 dönümlük maden sahasını 4 Eylül'de ihaleye çıkaracak olması, çevrecilerin tepkisini çekti.
GÜNCEL
28 Temmuz 2026 - 14:28
İlginizi Çekebilir