Sorumlular yargılansın, gerekli tedbirler alınsın!
Giresun'un Şebinkarahisar İlçesi'nin Yedikardeş Köyü yakınlarında faaliyet gösteren NESKO Madencilik A.Ş.'ye ait “Kurşun, Çinko, Bakır Ocağı ve Zenginleştirme Tesisi” nin atık barajı 18 Kasım'da çöktü ve zehirli kimyasallarla yüklü atık su ve çamurlar Kılıçkaya Barajı'na kadar ulaştı.
Giresun Valiliği 20 Kasım'da yaptığı açıklamada ilgili kamu kurumları temsilcilerinden oluşan bir heyetin olay yerinde inceleme yaptığını, su ve çamur örnekleri alındığını açıkladı. Valilik daha sonra 4 Aralık'ta yaptığı açıklamada ise yapılan tahlillerde herhangi bir kimyasal ve mikrobiyolojik kirlenmenin olmadığının görüldüğünü, halk sağlığı açısından bugüne kadar herhangi bir olumsuzluk tespit edilmediğini belirtti.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ise 4 Aralık'ta twitter hesabından yaptığı açıklamada şirkete en üst limitten 12 milyon TL. ceza kesildiğini ve şirketin faaliyetlerinden men edildiğini açıklamıştır. Demek ki ciddi bir kaza olduğu ortada…Yoksa niye ceza kessin, değil mi?
Olayın ardından Bölgeye giden ve incelemelerde bulunan TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, konunun vehametine dikkatleri çekmiş ve deprem bölgesi olan ülkemizde maden atık barajlarının ne denli ciddi tehlike yarattığını belirtmiştir. Ekoloji Birliği, Türk Tabipleri Odası, Türk Toraks Derneği ve bazı kuruluşlar da gerçekleştirdikleri basın açıklamaları ile meydana gelen kazanın tehlikelerine dikkatleri çekmiş ve önlem alınmasını istemişlerdir. Ayrıca bazı partiler de şirket ve görev ihmali bulunanlar hakkında suç duyurusunda bulunmuşlardır. TEMA Vakfı da bir video hazırlayarak olayın vehametini ortaya koydu.
Bizler, Tokat ve Amasya'da, bölgede yaşayan vatandaşlar olarak kamunun ve demokratik kitle örgütlerinin yaptıkları bu açıklamaları dikkatle izliyoruz. Oldukça endişeliyiz.
Kamu tarafından yapılan açıklamalar ve alınan önlemler oldukça yetersizdir ve inandırıcı değildir. Şirketin ÇED raporlarında, zenginleştirme tesisinde kullanılan kimyasallar açıkça yazılı. Bunların arasında sülfirik asit, kostik gibi oldukça zehirli kimyasallar da mevcuttur. Atık barajının yıkılmasından sonra taşan atıksu içinde bu ve diğer kimyasalların olmama ihtimali yoktur. Atık suların da KIlıçkaya Barajı'na kadar ulaştığı tesbit edilmiştir. Bu durumda Kılıçkaya Barajının ve buna bağlı Kelkit Irmağı'nın etkilenmemiş olması mümkün değildir.
519 km uzunluğundaki Yeşilırmak'ın Amasya-Taşova tarafından gelen kolu ile Erbaa tarafından gelen diğer kolu, yani Kelkit Irmağı, Erbaa'nın Kale Köyü'nde birleşir ve Samsun-Çarşamba Ovası'ndan denize dökülür. Gümüşhane-Erzincan arasındaki dağlardan doğan Kelkit Irmağı üzerinde bulunan Kılıçkaya barajının kirlenmesi, tüm Kelkit Vadisini, Suşehri, Koyulhisar, Reşadiye, Niksar, Erbaa'yı, Taşova'yı, Hasan Uğurlu, Suat Uğurlu Barajlarını ve Samsun-Çarşamba Ovası'nı etkileyecektir. Bu bölgeler tarım ve hayvancılık açısından çok önemlidir. Bölgenin ve ülkemizin gıda ambarıdır. Kelkit Irmağı bölgemizin can damarıdır.
Kelkit Vadisinin ve Yeşilırmak Havzası'nın doğal ekosistemi, HES'lere karşı verilen mücadele ile bazı projeler durdurulabilmiş olmasına rağmen, yapılan gövdeli ve kanal tipi bir sürü hidroelektrik santrallarla ve barajlarla bozulmuş, ayrıca bölgenin iklimi değişmiştir. Bölgemiz bir yandan da NESKO Madenciliğin Bakır, Kurşun, Çinko Projesi ile zehirlenmiştir.
1992 yılından beri farklı madencilik firmaları altında faaliyet göstermekte olan “Kurşun, Çinko, Bakır Ocağı ve Zenginleştirme Tesisi” 2006 yılında Nesko Maden Tic. ve San. A. Ş.'ye devrolmuş. Şirketin “Çevre Etki Değerlendirme Süreci” incelendiğinde şirket kapasite artışı, atık havuzları ve zenginleştirme tesisleri için çoğunlukla “ÇED Gerekli Değildir” kararları ile yol almış.
Şirketin halihazırda da bu ay ÇED sürecini başlattığı kapasite artışı ve 2020'de başlattığı ve henüz sonuçlanmayan bir atık havuzu projesi de var. Şirkete ait söz konusu tesislerde daha önce de kaza meydana geldiği ve balık ölümleri yaşandığı biliniyor.
Amasya ve Tokat İllerimizde son yıllarda çok sayıda maden ruhsatı verilmiştir. Tokat'ın % 54'ü maden ruhsatları ile kaplanmıştır. Amasya da benzer durumdadır. Boğalı, Sakarat Yaylalarımız'da, Reşadiye'de, Niksar'da, Taşova'da altın-bakır madenleri çıkarmak isteyen yerli, yabancı şirketler at koşturmaktadır. Bu projelerin hayata geçmesi durumunda zaten çokça deprem görmüş bölgemizde olası maden kazalarının, atık barajları çökmelerinin yaratacağı tahribatı, yıkımı düşünmek bile istemiyoruz.
Biz bölgemizde ekolojik yıkımlara yol açan, havamızı, suyumuzu, toprağımızı zehirleyen projeleri istemiyoruz. Bizim tarımımız, hayvancılığımız, ormanlarımız bize yeter. Tokat'nın yaprağı, Amasya'nın elması bizim altınlarımızdır.
Tarım ve hayvancılığımızın geleceğinden, yaşamlarımızdan endişe ediyoruz;
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nı bölgemizdeki metalik madencilik ruhsatlarını ve Nesko Madencilik'in tüm ruhsat ve izinlerini iptal etmeye,
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nı ve Giresun Valiliği'ni Nesko ve diğer madenlerde gerekli denetim görevlerini gerçekleştirmeye ve etkilenen tüm alanlarda gerekli ölçüm ve tahlilleri yaptırmaya ve kamuoyu ile paylaşmaya,
İlgili bakanlıkları maden kazaları konusunda sicili bozuk olan Yıldızlar Holding'in bir iştiraki olan NESKO Madencilik'e ait Bakır Madeni Projesini tamamen kapatmaya ve alanı rehabilite etmeye,
NESKO'nun kazadan dolayı tarlaları kirlenen köylülere tazminat ödemesi ve İşten çıkartılan işçilerin yasal haklarını vermesi ve yeni iş olanakları sağlaması için kamunun yaptırımda bulunmasına,
Giresun Cumhuriyet Baş Savcılığı'nı, NESKO Madenciliğin proje, yapım ve denetim sürecinde ve ÇED sürecinde görev ihmali olan herkes hakkında soruşturma açmaya ve gerekli cezaya çarptırmaya çağırıyoruz.
Kelkit Vadimizi, Yeşilırmak Havzamızı, dağlarımızı, yaylalarımızı, yaşam alanlarımızı yağmacı ve talancı şirketlere ve onların iş birlikçisi sisteme karşı koruyacağız. Konunun takipçisi olacağız.
KARADENİZİN ÜSTÜ ALTINDAN DEĞERLİDİR!
AMASYA-TOKAT ÇEVRE PLATFORMLARI
Amasya Çevre Platformu, Erbaa Çevre Derneği, Niksar Çevre Platformu,
Reşadiye Çevre Platformu, Taşova Çevre Platformu
Tahmini okuma suresi: 4 dakika.
