Maalesef ülkemiz ve bölgemizde deprem kuşaklarının yoğunlukta olduğu yerlerden. Ülkemizde bulunan; Batı Anadolu fay kattı, Kuzey Anadolu fay hattı ve Doğu Anadolu fay hattı olmak üzere 3 farklı bölgede bulunan ve ülkemizi çevrelemiş olan fay hatlarıyla sarılı. Niksar da Kuzey Anadolu Fay hattında bulunan şehirlerden bir tanesi. Geçmişte yaşadığımız yıkıcı depremler, gelecek de yaşanmayacağı anlamına gelmemekte. En son yaşanan Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremiyle birlikte insanlar bir şekilde, bazı şeylerin de önlemini almanın yollarına başvurdu. Bunlardan bir tanesi de DASK oldu.
Niksar’da bulunan sigortacılarla DASK ve Niksarlının DASK’a bakış açısını konuştuk.

Kendini tanıtmakla başlayan Sigorta Merkezim’den Oğuzhan Aktaş; “Yaklaşık 3 yılı aşkındır sigortacılık sektöründeyim öncesinde bankacılık geçmişim var. Niksarlıyım. Burada olduğum yerde büyüdüm. Üniversite haricinde bütün zamanımı hemen hemen Niksar’da geçirdim.”
DASK’ı açan Aktaş; “Şimdi şöyle söyleyeyim size, DASK aslında sigorta poliçesinin adı değil, DASK, doğal afet Sigortalar Kurumunun kısaltılması. Bizim DASK diye insanlar arasında tabir edilen bu poliçenin gerçek ismi zorunlu deprem sigortası olarak geçiyor. Adı üstünde zorunlu ama ne yazık ki mevcut kontrol mekanizması düzgün işlenmediği için sadece ev alım-satımlarında, abonelik alımlarında ve veraset işlemlerinde tapu kontrolü edilebiliyor.”
Talebin arttığını ancak yeterli olmadığını söyleyen Aktaş; “6 Şubat depreminden sonra talep tabi ki arttı ama yine de yeterli seviye olduğunu düşünmüyoruz. Daha da dikkat edilip, daha fazla çoğalması gerekiyor. Son zamanlarda Niksar ve çevrelerinde yaşanan ufak çaplı depremlerden dolayı vatandaşların bize gelmesi böyle yüksek bir oran da değil öyle söyleyeyim. Yani olan etkisi 100 aile varsa yüzdeye vurmak gerekirse %1 %2 %5 civarında. DASK yaptıranlar genelde biraz daha kendi karakterinde tedbir almak. Tedbir almaya yatkın olan insanlar yaptırmayı tercih ediyor. Yani bunu zorunluluk olarak görüp bu zorunluymuş. “Böyle bir şey var, bunu yapmak zorundayız” hissiyatında olmayanlar değil de, “bizim evimiz var, ne olacağı belli olmaz, deprem bölgesindeyiz, her an deprem olabilir’ diye düşünenlerin yaptırdığı oluyor. Ya da yeni ev alanlar, abonelik esnasında tapu alma esnasında, evini satmak isteyenler, tapu işlemleri esnasında yaptırmak zorunda olduğu için o zaman gelip müracaat ediyorlar.”
DASK’ın süresi, yenilenmesi ve ödemesi hakkında konuşan Sigorta Merkezim'den Oğuzhan Aktaş; “Zorunlu Deprem Sigortası’nın, insanlar anlayabileceği şekilde DASK da yapıldığı zaman, hemen hemen her poliçe gibi 365 gün süreli oluyor. Binanın olduğu yere göre yaşına göre kaç katlı olduğuna göre brüt metrekaresine göre bir teminatı ve ödeme primi çıkıyor. En son alınan güncel kararla daha değişmedi. 2023 yılında metrekare başına 3.000 TL, 3.050 TL civarında bir ödeme veriyorlar. Yani takribi 100 metrekare olan bir eve 300.000 liralık yeniden yapım bedeli veriyorlar. Arsa bedeli bunun dışında oluyor tabi ki doğal olarak. Olası hasar durumlarında aslında bizden ziyade, doğrudan Doğal Afet Sigortalar Kurumunu arayıp ya da hasar ihbarında bulunduğu zaman, depremin ya da olan hasarın yoğunluğuna göre 3 iş günü içerisinde eksper geliyor, eksper incelemesini yapıyor. Az hasarlı, orta hasarlı, ağır hasarlı olmak üzere sınıflandırılıyor. Buna göre de sigortalıya bir ödeme yapılıyor.”
Poliçeyi yenilemenin bir avantaj olduğunu dile getiren Aktaş; “Poliçe yenilenmezse herhangi bir kontrol mekanizması olmadığı için bir zararı ya da bir cezası yok. Ama yenilemediği takdirde her sene bir kademe olmak üzere yenileme indirimi kazanıyorlar. Bu da takribi, ikinci senede %20 civarında şu anda. Normal olması gereken poliçeden biraz daha düşük çıkıyor. Düzenli yenilemeleri onlar için elbette ki avantajdır. Bunu yük olarak değil de bir vatandaşlık görevi olarak, bir yükümlülük olarak görüp hem devlete karşı olan görevi yerine getirmek hem de kendi malının tedbirini almak amacıyla yapılmasını biz tavsiye ediyoruz” ifadelerine yer verdi.

Müşteriler artık daha bilinçli olduğunu söyleyen Danişmend Sigorta çalışanı Davut Dağdelen; “DASK, Devletin belirlediği kotalar çerçevesinde doğal afet sigortası olarak geçmektedir. Doğal afet sigortası ise müşterilere, deprem, sel, yangın gibi doğal afetlerden dolayı kaynaklanan hasarlarda devletin belirlediği fiyat aralıklarında metrekare bazında bir ödeme yapılmasıdır. Öncesinde DASK’ı sadece resmi kurumlarda kullanmak için düşük metrekarelerde yani en düşük maliyetlerle yaptırıyorlardı ama şu anda müşteriler genel olarak bilinçlendi. Evinin metrekaresini tam gösteriyorlar, eğer ki geçmişte yenilenecek poliçesi varsa bunlar için metrekareye artış istiyorlar. Artı olarak DASK’ı yaptıranlar da çoğaldı tabi ki. DASK’ı ev sahipleri yaptırıyorlar, kiracılara sadece abonelik için yaptırıyorlar. Sigorta her zaman iyidir. Teminat altına almaları için müşterilere tavsiye ediyorum” diye konuştu.
Zeynep Nur ŞAHİN - Niksar Danişmend (Özel Haber)