Niksar'da, Memura %11 Maaş Zammına Sendikalardan Ortak Tepki
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, KESK, BASK, HÜR-SEN ve Birleşik Kamu İş Konfederasyonu, Niksar Temsilcileri Memur maaşlarına yapılacak olan zamma tepki göstererek iş bıraktı.
Sendikaların Niksar temsilcileri ve üyeleri, bugün (Pazartesi) saat 10.00’da Şehitler saat kulesinde toplanıp maaş artışlarının yetersiz olduğunu ve kamu çalışanlarının geçim şartlarının iyileştirilmesi gerektiğini kamu çalışanlarının haklarının korunması ve daha adil bir maaş düzenlemesi talebinde bulundular.

Ortak yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi; “Ülkemizin yaşadığı ağır ekonomik buhran bütün vatandaşlarımızı derinden etkilemektedir. İşçi, esnaf, üretici, sanayici emekli, memur herkes ağır şartlar altında hayat mücadelesi vermektedir. Devletin her türlü hizmetini halka ulaştıran kamu çalışanları ve yıllarca çalışarak devlete hizmet etmiş emeklilerimiz bu ağır tablo karşısında sürdürdükleri mücadelede ocak ayında daha da ağır bir muameleyle maruz bırakılmıştır. 2025 Ocak ayı zammı olarak kamu çalışanları ve emeklilerine %11.54, asgari ücrete %30,işçi ve emeklilerine %15.75 oranında bir artışla karşı karşıya kalınmıştır. Temel ihtiyaçlarını bile karşılamaktan uzak bir maaşla hayata tutunmaya çalışan kamu çalışanları ve eğitimciler olarak aç bırakma zammı karşısında iş bırakarak tepkimizi güçlü bir şekilde siyasi iktidara gösteriyoruz. Sahte ve ısmarlama TÜİK rakamlarını baz alarak enflasyonun düşüş eğiliminde olduğunu yıllık enflasyonun %44.38 olarak gerçekleştiğini söyleyenler gıdaya %70, kiraya%58, gıdaya %70 vergi ve cezalara %44 zam yapmakta ve kamu çalışanlarının ve emeklilerin sırtından ekonomi oyunları oynamaktadır. Vergi yükünü çalışanların ve emeklilerin sırtına yükleyerek, hayat şartlarını her geçen gün katlanılamaz hale getiren gerçek enflasyonun %90 ları bulduğu ortamda talimatlı TÜİK verileri ile maaş zammı belirleyen siyasi iktidar bilmelidir ki bizlere reva görülen bu hayat şartlarını hiçbir surette kabul etmeyeceğiz. 2023 Aralık ayı salkım domatesin hal çıkışı fiyatının 30 TL’den 2024 Aralık ayında 60 TL’ye arttığı, bir simit ile bir çayın yaklaşık 40TL’yi bulduğu, en büyük para birimimiz 200TL ile bir kalıp peynir alınamadığı bu dönemde gerçekler TÜİK’in sahte verileri ile örtülemez. Cumhurbaşkanı'nın "fahiş fiyatlı ürünleri boykot edin" çağrısı, siyasi iktidarın halktan ne kadar kopuk olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Emekçi ve emeklilere yapılan bu boykot çağrısı, bir avuç ayrıcalıklı azınlığın sokaktan, çarşıdan ve halkın gerçeklerinden tamamen uzaklaştığını açıkça göstermektedir.

Sayın Erdoğan’a soruyoruz: Elimizde bir simit, bir bardak çayla daha neyi boykot edelim? Elektrik faturasını mı? Çocukların eğitim masraflarını mı? Market reyonlarını mı? Ulaşımı mı? Halkın yaşam mücadelesini görmezden gelen bu çağrılarla, adeta dalga geçercesine yapılan açıklamaları kabul etmiyor ve yaşam koşullarımızı iyileştirmek için sorumluluk almayanları silkelenip kendine gelmeye davet ediyoruz!
Bu çelişkiyi asla kabul etmiyoruz!

Halkın alın teriyle oluşturulan kamu kaynaklarının, halkın refahı yerine rant projelerine ve yandaş şirketlerin kasalarına akıtılması, vicdanları yaralayan bir haksızlıktır. Yandaş şirketlerin, kamu kaynaklarını talan edercesine sahiplenmesi ve üstüne üstlük vergi indirimi gibi ayrıcalıklar bekleyen bir yüzsüzlüğe bürünmesi artık sabır sınırlarını aşmıştır. Halk, yokluk içinde yaşam mücadelesi verirken, kaynakların bir avuç yandaşa peşkeş çekilmesine göz yummayacak ve bu talan düzeninin değişmesi için mücadeleye devam edeceğiz.
Artık tükendik!
2025 yılı için açıklanan yıllık zam oranı bizlere göstermektedir ki; siyasi iktidar kemer sıkma politikalarını terk ederek adeta memur ve emeklilerin boğazını sıkma politikasına geçiş yapmıştır. Alın teri ve emeğin yok sayıldığı, vergi yükünün çalışanların sırtına yüklendiği bu düzene baş kaldırıyoruz. Hakkımızı alana kadar meydanlarda olmaya devam edeceğiz. Şunu da belirtmek isteriz ki Bizler, meydanlarda mücadele ederken ne yazık ki kendilerini memurların sesi olarak lanse eden sarı ve yandaş sendikalar, iktidar odaklı politika izleyerek çalışanların haklarını savunmaktan uzak kalmışlar, bu adaletsiz zam oranlarına ses çıkarmamışlardır. Siyasi iktidarlara payanda olarak sendikacılık yapıldığı müddetçe hepimiz kaybedeceğiz. Kamu Çalışanlarımız artık bu gerçeği görmeli ve sendikalarından hesap sormalıdır.

Sayın Cumhurbaşkanı, yıllar evvel o günün iktidarını eleştirirken çay-simit hesabı yapmış ve "bunlar bu aziz millete bir bardak çayla bir simiti bile layık görmüyor" demişti. Bu gün kendi iktidarı da aynı noktaya gelmiştir. Hatta daha kötü durumdadır. Onun iktidarı, tek başına ve uzun ömürlü bir iktidar olduğu halde Çalışanlarını açlık ve yoksulluk sınırının altında çalıştıran, vergiden bile vergi alan, zammın adını fiyat güncellemesi diye değiştirerek her gün bir şeylere zam yapan bir iktidar olarak tarihe geçecektir. Arkadaşlarımın biraz önce saydıkları rakamlar ortadadır. Ülkenin sermayesi, belli kesimlerin elinde toplanıp, o kesimler her gün zenginleşirken, halk gittikçe sefalete terk edilmektedir. Bu durumu Sayın Cumhurbaşkanının pek sevdiği bir şairin sözleriyle özetleyecek olursak : "bu taksimi kurt yapmaz, kuzulara şah olsa"
Bu doğrultuda kamu emekçileri olarak; Bizleri yoksulluğa ve güvencesizliğe sürükleyen politikalara karşı güçlerimizi birleştiriyor, sesimizi yükseltiyoruz. Emeğimizin karşılığını almak, çocuklarımıza daha iyi bir gelecek bırakmak için bugün tüm işyerlerimizde iş bırakıyor ve siyasi iktidarı uyarıyoruz. Çünkü geçinemiyoruz!
Tüm emekçiler için insanca yaşanabilir bir ücret ve adil bir gelir dağılımı İSTİYORUZ!
Eşit işe; eşit ücret talep ediyoruz.

Bu sefalet zam aldatmacasına karşı, en düşük memur maaşının acilen yoksulluk sınırının üzerine yani 79.000 TL’ye çıkartılmasını talep ediyoruz.
Başta metropoller olmak üzere barınma ihtiyacımızı imkansız hale getiren kira fiyatlarına karşı, güncel verilere denk düşen kira yardımı talep ediyoruz
Asgari ücretin, insan onuruna yaraşır bir ücret düzeyine çıkartılmasını talep ediyoruz.
İşyerlerinde ücretsiz kreş açılmasını talep ediyoruz.
Kamuda mülakat değil, liyakat, yani kadrolu güvenceli istihdam talep ediyoruz.
Seyyanen zamların, ek ödemelerin emekliliğe yansıtılmasını, insanca yaşayabileceğimiz bir emeklilik talep ediyoruz.
Kamu kaynaklarının “müşteri garantili” projeler için değil, halk için kullanılmışını talep ediyoruz.
Vergide adalet, az kazanandan az, çok kazanandan çok, yani adil bir vergi sistemi ve 1. Vergi diliminin %10’a düşürülmesi ve sabitlenmesini istiyoruz.
Bizleri toplu sözleşme masası adı altında, siyasal iktidarın iki dudağı arasına bırakan ve tüm yetki ve kararın hükümete terk edildiği sahte sendika yasasına karşı, gerçek grevli bir toplu sözleşme düzenlemesi İSTİYORUZ!
Özetle; savaşa, ranta, faiz ödemelerine, sermayeye teşvike değil, halk için adil bütçe talep ediyoruz.
Bu haklı ve meşru taleplerimizin yerine getirilmemesi durumunda, mücadeleyi ve dayanışmayı yükselteceğimizi ve Ülkemizin tüm meydanlarında eylemlerimize devam edeceğimizi buradan tüm kamuoyu ile paylaşıyoruz.
Yaşasın örgütlü mücadelemiz!


Bu sendikacılar daha önce üyelerini kariyer sınavını protesto edip girmeyeceğiz diye üyelerini örgütleyip, şube temsilcileri kendileri sınava girerek kendi üyelerine mağduriyet yaşattılar bunlar hiç samimi değil masalcı bunlar