NİKSAR KALESİNİN BANYOLU FAYANSLI SURLARI GÖRENLERİ ŞAŞIRTIYOR !
Yeşille kültürün, doğa ile tarihin bir araya geldiği Niksar’da birçok tarihi yapı gibi Niksar Kalesi de ihtişamı ve mistik havası ile ilçede kendisini...
Yeşille kültürün, doğa ile tarihin bir araya geldiği Niksar’da birçok tarihi yapı gibi Niksar Kalesi de ihtişamı ve mistik havası ile ilçede kendisini gösteriyor. Ancak bütün ihtişamıyla Niksar’da duran Niksar Kalesi’nin mistik yapısını ve ihtişamını bozan görüntüler de yok değil. Niksar Kalesi’nin Ulu Camii karşısında Melikgazi Mezarlığı Yolu ile Kale Kapısı yanında bulunan surda yakın zamana kadar yer alan iki katlı betonarme bir bina, kalenin restorasyonu sırasında istimlak edilerek yıkıldı. Ancak yıkılan binanın banyosu ve mutfağının fayansları ise olduğu gibi durmaya devam etti.
Surun bir parçası haline gelen binanın dış yapısında bulunan taşların düşmesi ve bazı taşların da düşmeye yakın hale gelmesi ile oluşan görüntü, Niksar Kalesi adına üzücü bir tablo gösterdi. Tarih sahnesinin büyük bir dönemine tanıklık etmiş, Niksar’ın büyük zenginliği olan Niksar Kalesi’nin dış surlarındaki fayans görüntüleri, bu büyük tarihi yapının ihtişamını da büyük oranda bozdu. Uzun dönemler boyunca belirli restorasyon çalışmaları ile ayakta kalan ve Niksar’ın tarihi dokusunun en önemli parçası olan Niksar Kalesi’nin surlarının bir kısmında dahi olsa görünen fayans görüntüleri tarihi yapının mistik ve estetik görüntüsünü de adeta baltaladı.
Bu görüntüleri gören vatandaşlar, surlardaki fayansların göründüğü yüzeyleri uzun dönemler boyunca birçok devre tanıklık etmiş Niksar Kalesi’ne ve Niksar’a yakıştıramadı. Niksarlı vatandaşlar, tarihin başkenti Niksar’ın mihenk taşı Niksar Kalesi’nin surlarında görünen fayans yüzeylerinin düzeltilmesi ve yapının estetik bütünlüğünün tamamlanması için yetkili kurumların bir çalışma yapmaları gerektiğini ifade etti.
Tokat’ın Danişmendliler’e başkentlik yapan ilçesi Niksar’da bulunan Niksar Kalesi’nin tarihinin M.Ö. 300 – 350'li yıllarda Pers kökenli Pontus Krallığı’na dayandığı biliniyor. Pontus Krallığı dönemindeki adının ise Kaberia olduğu bilinen Niksar Kalesi, Roma Döneminde yapılan eklemeler ile günümüze kadar taşınmayı başardı. Uzun yıllar boyunca ayakta kalan Niksar Kalesi, Roma, Bizans ve Malazgirt Zaferi sonucunda Anadolu’nun kapısının Türklere açılmasıyla birlikte de Selçuklu, Danişmend ve Osmanlı Devletlerine ev sahipliği yaptı. Birçok dönemden ve devletten izler taşıyan Niksar Kalesi, 6,2 km uzunluğundaki surları ile de Diyarbakır Kalesi’nden sonra Anadolu’nun en büyük ikinci kalesi olarak ön plana çıktı.
UNESCO tarafından kültür mirası listesinde de yer alan Niksar Kalesi, bugüne kadar belirli restorasyon süreçlerinden geçerek ayakta kalmayı başardı. Özellikle Pontus Krallığı’ndan sonra Roma İmparatorluğu’nun Kale’ye yeni yapı eklemesinin tarihi yapının bugüne kadar gelmesinde büyük bir etkisi oldu.
Tahmini okuma suresi: 3 dakika.
Ahmet ÖZTÜRK - Niksar Danişmend (Özel Haber)