Büyük şehirlerimizden birinde 5O adet at ve eşek kesimden son anda kurtarılmış. Görsel medyanın haberine göre açık bir alanda kemikler bulunmuş Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ekipleri çevrede yaptıkları araştırma sonucu kesime hazır 5O adet at ve eşek bulmuşlar. Derme çatma bir ahırlarda bulunan bu hayvanları yıl başında kesmek için hazırladıkları anlaşılınca ilgililer tarafından gerekli işlemler yapılarak tutuklanmış.
Daha evvel hazırlamış kutuların içerisine kuşbaşı yapılarak içerisine bıldırcın etiyle at ve eşek etini karıştırıp öyle piyasaya sürmüşler. Etin bozuk olması kutu açılınca anlaşılmış. Bu bozuk olan etleri kötü niyetli kimselerin okullara kışlalara verip insanlarımızın hastalanmasına sebep olması ilgililer tarafından önlenmiştir.
Peygamber efendimiz ( SAV.) :
“Pahalılaşması için kırk gün yiyecek maddelerini saklayan, hepsini sadaka verse, işlediği günaha kefaret olmazlar” demiştir.
“Gezdim Halebi Şamı'ı eyledim ilmi taleb,
Meğer ilim gerideymiş, illa edeb illa edeb.”
Bizde yenmesi haram ve necis olan kedi, köpek, kurbağa, yılan gibi hayvanlar Çin, Tayvan'da yenilmesi serbest olduğu bilinmektedir.
İyiki bizim ülkemizde kesilmiyor, satılmıyor…….!
Bu son günlerde İstanbul ve büyük şehirlerde kokoreççiler kuzu ciğerini çok pahalı olduğu için ve bulmakta zorluk çektiklerini dışarıdan gelen ithal etlerden kokoreç olmadığını söylüyordular.
İşin gerçek yüzü Anadolu'da hayvancılık yapan insanlar çok azaldı, köylerde meralarda çobanlık yapacak kimse kalmadı. Geçenlerde çobanlık yapacak insan bulamıyoruz diye hayıflanan hayvan sahipleri TV. de konuşuyorlardı.
Köylerde yaşayan gençler iş bulmak için İstanbul ve büyük şehirlere gitmekte köyde kalanlarda yaşlı insanlar. Buna Devletin bir çare bulması gerekir.
“DEVLET, ER BAŞINDAN IRAK DEĞİLDİR”
(BİR FIKRA) BEDAVADAN GEÇİNMEK
Padişah 1. Ahmed, sarayın penceresinden, bin bir güçlükle kürek çeken bir kayıkçıyı seyrederken İncili Çavuş içeri girmiş. Padişah da pencereden kayıkçıyı göstererek, “bak İncili Çavuş, bir lokma ekmek için ne kadar eziyet çekiyor” deyince İncili, “haklısınız çok insan geçinmek için zahmet çeker.
Fakat şu ölümlü dünyada bedava geçinen üç kişi var der. Padişah meraklanır:
-Kim bu üç kişi?
-Biri Silahtar Ağanın imamı öteki kızlar ağasının berberi, diğeri de kulunuz!
-Anlayamadım, nasıl oluyor da bedavadan geçiniyorsunuz ?
- Çok basit efendimiz. Silahtar ağa namaz kılmadığı halde imama maaş verir.
-Kızlarağası başı kel, kendisi kösedir boş yere berbere para verir.
Benim görevim de sultanımızı güldürüp öfkesini teskin etmek. Böylelikle geçinip giderim.