Dünyada yetmiş ikibuçuk millet var denilen bu deyimi, insanlar arasında birçok değişik şekilde anlaşılır…!
Yüce Mevla, insanoğlunu çok mükemmel şekilde yaratmış onu o kadar mücehhez biçimde meziyetler ve kabiliyetlerle donatmıştır ki...
Mesela; tüm insanoğlunun bir parmak izi, bir diğerini tutmaz ve benzemez. İyi insan olmak bu dünyada hangi tür bir yaşam sürmek gibi; iyilikler yapmak, hangi tavır ve davranışlardan sakınmak gerekir. Bu dini düstur ve kaidelerle insanlar, peygamberler vasıtasıyla Cenab-ı Hak tarafından tebliğ edilmiştir. Birde iyi insan olmanın kibir, kin ve kendini üstün görmek böbürlenmek gibi kötü alışkanlıklardan kurtulmak gerekir. Bu hususta sevgili peygamberimiz (S.A.V.) şöyle buyurmuştur; “….kalbinde hardal tanesi kadar kibir olan cennete giremez”.
Her çağda olduğu gibi yaşadığımız bu çağda da değişik karakter ve yapıda insanlar vardır. Adamın lüks evi villası vardır, son model arabası vardır, bahçesi vardır, velhasıl bir sürü dünya nimetleri vardır. Anlata anlata bitiremez, şu kadar param var diye cebinden çıkarır sayar sayar kendini anlatır durur.
İnsan “N ise o olmayı” reddeden tek yaratıktır.
(Albert Camus)
-Bir Fıkra-
Padişahlık zamanında kadı'nın biri halka çok acımasız davrandım, kötü kararlar verdim diyerek nedamet duyar ve halktan özür diler. Birde vasiyet hazırlar, ben öldükten sonra herkes benim cenazem geçerken tükürsün der. Bunu da halka duyururlar. Halk biran tereddüt eder, kimisi yahu bu sağlığında zalimdi şimdi ise böyle diyor. Bundan bir oyun var der ve tükürmekten vazgeçerler.
“Sev seni seveni settan olsa,
Sevme seni sevmeyeni, Mısır'a sultan olsa”
(Settan: tuvaletçi başı)
NOT: Yeni seçilen Niksar Belediye Başkanı
Özdilek ÖZCAN Beyi tebrik eder, başarılar dilerim.