Arasta'da oturup bir çay içeyim dedim. Daha çaydan bir yudum almamıştım ki, köprünün üstünden bir kaç kişi yangın var diye yüksek sesle konuşmaya başladılar. Köprünün üstüne geldiğimde ortaokul kavşağı tarafından büyük bir duman gökyüzüne doğru yükseliyordu.
Bu arada yoldan aşağı yukarı konuşmalar başladı. Aşağı yukarı araba sesleri hızlandı. İnsanlarda bir telaş bir koşuşmaca başladı. Yoldan geçenlerden bir kişi boş ver büyük bir şey değil hemen söndürürler. Bu ara hemen itfaiye siren sesleri peşinden koşuşmacalar, trafik hızlandı. Köprüye çıktığımda dumanın, rüzgarında etkisiyle yukarı doğru baya etkili olduğunu kokusundan fark ettim.
Doğal afetler, deprem, sel, rüzgar, küresel afetler yerine göre çok büyük tahrifatlar yapmakta...Bu afetlerin çoğunda doğal olmasından öte insan faktörünün büyük rolü olduğu inkar edilemez.
Ortaokul kavşağına geldiğimde yangının kontrol altına alındığını, zaman zaman alevlerin yükseldiğini gördüm. İtfaiye bütün ekibi ile söndürme çalışmalarını devam ettiğini bir müddet sonrada yavaşlayıp söndüğünü gördüm. Evi yanan vatandaşın Belediyeden emekli İbrahim adında bir vatandaş olduğunu öğrendim. Bir ara düşündüm; Yüce Mevla'dan Sual olmaz amma hep de bu işler fakir, garibanı bulur.
“Bi-baht olanın bağına katresi düşmez,
Baran yerine dürrü güher yağsa semadan.”
-Bi-baht: Bahtsız -Dürrü güher: Altın-Katre: Tanesi -Baran: Yağmur
Bu arada itfaiye teşkilatının günün koşullarına uygun ve donanımlı olmasında yarar var...
Bu günün şartları derken, elektrik, tüp gaz, doğalgaz, benzin, mazot, ahşap yanıcı, kimyasallar, boya ve sair ....daha bir sürü etkenler.....
Son senelerde çatı katlarına konan şıngıl petrol artığı ürünlerden olduğu için yanma olayı daha etkili olacağından söndürme çalışmalarının bu yönüyle dikkate alınması gereken hususlardan biridir.
“Demir tavında, her şey vaktinde gerek”
*** *** ***
“Hiç bir iyi insan, ansızın zengin olmaz”