Ben de inandım!
TBMM Başkanlığı, Meclis'in 96. kuruluş yıl dönümü olan 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamalarını bu yıl 'terör ve şehitler' gerekçesiyle iptal etti.
Terörü, şehitleri yani gerekçeyi anlarım.
Ama bunu şu sıralar yapılması planlanan bu tür etkinliklerin hepsini aynı gerekçeyle iptal ederseniz o zaman anlarım.
Yok ! “Onlar yapılsın ama 23 Nisan yapılmasın” diyorsanız!!!
Şöyle bir geriye doğru yolculuk yaptığımda bunun pek de öyle terörle falan ilgisinin olmadığını görebiliyorum.
Cumhuriyet kurulduğundan beri kutlana gelen milli günlere karşı bundan önce gösterilen tavır bana ışık tutuyor.
Milli bayramların kutlama şekilleriyle ilgili eleştiriler elbette vardı ama bunun yolu milli günleri halkın katılımıyla yapılacak kutlamaları engellemek değildi!
Biraz üzerinden zaman geçince de hepten kaldırılırdı zaten değil mi ?
Atatürk'e bakış belli! 10 Kasım'larda rahatsızlanmak rutinleşti artık! Cumhuriyete zaten belli!
Kala kala elimizde bir Milli Egemenlik kalmıştı ki; o da nasiplendi! Hem de milli irade, milli irade diyerek, milletin iradesine vurgu yaparak!
Peki millet olmadan milli olur mu ?
Millete inanmayanın milli diye bir davası olur mu?
Olur diyorsanız olur! Milli Piyango gibi …
Çözüm sürecinde şirinlik! yapılan bölücü hainler 1 Kasım seçimlerinden sonra hainliklerini arttırmadılar mı?
Yani biz her gün şehit verirken evlatlarımızı; bir GS-FB maçı ertelemekten başka ne, hangi etkinlik iptal edildi?
Şu sıralar Ankara'da ve hemen hemen her il-ilçede “Kutlu Doğum Etkinlikleri” kutlama afişleri var.
Hadi iptal edin etkinlikleri!
Öyle ya! Terör etkinliğin içeriğini sorgulayacak değil!
Yoksa çocuklara armağan edilmiş bu bayramda o kadar çok çocuğun bir araya gelmesi mi tek sebep?
Hani çocukların korunması biraz zor oluyor da!
Canım iptal edilen sadece Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin vereceği resepsiyon diyorsanız, ben de Ankara'da böyle bir kabulü gerçekleştirebilecek güvenliği bile sağlayamayan meclisi neyleyim derim!
Kendini bile koruyamayan meclisin bombalı terör saldırılarından sonra “İnadına sokağa çıkın! Korkuya teslim olmayın !” çağrıları hala kulaklarımda da!