Kamuda kıyım var!
Zulüm var!
Haksızlık var!
Adam kayırma var!
İltimas var!
Görevi kötüye kullanma var!
Yüzsüzlük var”
Beceriksizlik var!
Partizanlık var!
Ama ağzını açınca Müslümanlık adına, değerler adına, ahlak adına mangalda kül bırakmayanlardan ses yok!
Niye?
Kendisi de fiilen olmasa bile zihnen bu suçlara ortak da ondan!
Korku?
Elbette korkuları var!
Ama kişiliğini, şahsiyetini, adamlığını kaybetme korkusu değil!
Makamı kaybetme korkusu!
Sürü adamları bunlar!
Dahil olduğu ve gücü elinde bulunduran sürüden ayrılınca adam yerine konulmayacaklarını biliyorlar!
Bugün kendilerine yalakalık yapanlar da, makama gelmek için yalakalık ve tetikçilik yaptıkları bile yüzüne bakmayacak!
O gün çok da uzak değil!
Ama o gün geldiğinde yine bunlardan bazıları, bu haksızlığın bir parçası olmamış gibi önlerde yer kapacaklar biliyorum!
Eğer böyle bir gün böyle bir durum yaşanacaksa bu ayıp da bu bukalemunlara adam ! muamelesi yapanlara ait olacaktır biline!
Milli Şairimiz Mehmed Akif Safahat'ında:
“Sofusun farz edelim, şimdi de boy boy tesbih
Dalkavuklar bütün insan kesilir, la-teşbih!
Taylasan , cübbe, kavuk, hırka, hep esbab-ı riya,
Dış yüzünden Ömer'in devri muhitin guya.
Kimi saim, kimi kaaim, o tavanlar, yerler,
Kul hüva'llahu ehad zemzemesinden inler.
Sen bu coşkunluğa istersen inan, hepsi yalan,
Hüvenin merci'i artık ne ehaddir, ne filan.
Çünkü madem yürüyen sade senin saltanatın,
Şimdilik heykeli sensin tapılan menfa'atın.
Kanma, hey kukla kıyafetli adam, hey sersem,
Herifin ağzı samed, mi'desi yüzlerce sanem!
Sen de bir tekmede buldun mu, nihayet, yerini,
Ne kılıktaysa gelen, hepsi hüviyyetlerini,
Aynı mahiyyete aktarma ederler çabucak.
Sana her gün sekiz on kerre söverler mutlak.”
Diyor.
Yarın size bir haksızlık yapıldığında; sesini çıkaracak itiraz edecek, hakkınızı savunacak insan mı bıraktınız arkanızda?