Yargıtay 18.Dairesi “Merakla beklenen…” diye bir not asmış kapıya.
“MHP Kurultay'ı ile ilgili karar Mayıs ayı içerisinde verilecektir “ diyor.
Bu açıklamadan şunu mu anlamalıyız?
MHP de kurultay için mahkemece atanan kayyumun belirlediği tarih olan 15 Mayıs'ta kongre yapılmayacak!
Yüksek Mahkeme'nin işi, gücü, bakacağı dosya sayısı fazladır da ondan!
Birileri gibi hemen komplo teorileri üretmek yanlış olur!
Tabii hiç hesapta yokken AKP'nin de 22 Mayıs'ta apar topar olağanüstünün de üstünde bir kongreye gitmesinin etkisi var mıdır bilemem.
Desem ki MHP kongresi belirtilen tarihte, yani AKP kongresinden bir hafta önce yapılsaydı?
Bu partide bir genel başkan ve yönetim değişikliği olsaydı?
Bugün aranan “düşük profilli başbakan” kriterlerine bir başka kriter de eklenir miydi?
Yoksa MHP de yaşanacak olası bir yönetim değişikliğinin AKP'yi sokacağı sıkıntılar göz önüne alınarak başbakan adaylarının değerlendirmesi, tartılması hesaba katılır mıydı?
Öyle ya MHP'de olası bir Genel Başkan değişikliği –özellikle Meral Akşener- kamuoyu desteğini de öyle sırf MHP çekirdek tabanından değil her kesimden arkasına alarak gümbür gümbür geliyor şimdiden.
Yargıtay kararını mayıs ayı içerisinde versin. Muhaliflerin acelesi yok ! Bu konuda hemen acilen karar verilmesini ve kendilerinin disiplin, inceleme, iftiralar ve yakıştırmalarla susturamadığı muhaliflerin mahkemece susturulmasını bekleyen MHP Genel Merkezi'nin acelesi var !
Keşke bu değişim süreci genel merkezce iyi okunsaydı !
Milliyetçilik ve ülkücülük hukukuna saygılı demokratik talepler aynı ölçüde kabul görüp “Buyrun kongreye” denilseydi.
Hem muhaliflere “ Kaç imza toplarlarsa toplasınlar. Mahkeme orada” deyip mahkemeyi gösterip, sonra çıkıp “Milliyetçi Hareketi mahkemeye düşürdüler” diye muhalifleri suçlamak içinde bulundukları korku ve panik havasının bir ifadesi değil midir?
Karşısında hiç seçim zaferi kazanamadığın rakibinden “Size gereken fiili ve hukuki desteğe hazırım ! Ama bu makamda olmam lazım “ diyerek bir nevi siyasi iltica talebinde bulunmak, koltuğu kaybetmemek uğruna nelerin feda edileceğinin bir göstergesi değil mi?
Yoksa bilgeliğin sırrı bu mu?
Beyhude çabalar, kaldıysa saygınlık ve itibarı erozyona uğratıyor farkında değiller!
Artık macun tüpten çıkmıştır.
Değişime direnerek kendinizi tüketmeyin!