Bir arkadaşım –kadim MHP'li- sosyal paylaşım sitesinde şöyle bir paylaşımda bulunmuş:
“Sayın Bahçeli 1983 yılında yapılan ilk seçimde Özal niye kazandı. Hiç düşündün mü? Çünkü Evren efendinin nasıl konuşma yaptığını hatırladın mı? Sen şimdi bu kadar direndikçe karşındaki adaylar daha da güçlenecek. Yanında kimse kalmayacak. Yoksa sen kukla mısın? Direnebildiğin kadar diren kendin bile kendi yanında olmayacaksın. Ülkücü gazi ve şehitlerimizin hakları sana haram olacak. Bu hareketi bu duruma düşürdün ya yazıklar olsun!”
Burada “Yazıklar olsun” hayıflanmasının dışında –ki o da hakaret sayılmaz- bırakın hakareti, hakareti bir çağrıştıracak bir kelime bile geçmiyor.
Ama; yine de Genel Merkezi savunma refleksiyle bazı arkadaşlar şöyle yorumlarda bulunabiliyorlar: “Yine de yanlıştasınız. O adayların (Muhalif başkan adaylarının hepsini kastediyor.) doğruluğundan emin misiniz? Her şey mutlaka rayına oturacak. Bir zamanlar Türkeş'e yapılan ve ağza alınmayacak hakaretleri haketmiyor. Ne Türkeş ne de Bahçeli. Yapmayın bunları yapmadan bekleyin. Sakın MHP bitti bitiyor demeyin. MHP'yi bitiren Bahçeli değil. Gereksiz ve yersiz eleştiriler. Sakın bana Meral demeyin bugün yurtdışında yaşayan Türkler bizzat söylüyor. Fetocular hep beraber onu destekliyorlar deniyor. Yani bu Bahçeli'nin uydurması değil. Partisiz kalan fetullah parti de kuramayacağına göre bir partiyi ele geçirecek. Yapmayın bekleyin ne olacak görelim. ... “
Şimdi bu iddiaları cümle cümle ele alıp, bu ve bunun gibi düşünenlere birkaç soru da biz soralım!
Bir kere; 1 Kasım öncesine kadar bu Genel Merkez ve şu anda bu Genel Merkezi ve Sayın Bahçeli'yi kayıtsız şartsız destekleyenlerden bu muhalif adayların kişilik ve karakterleri hakkında olumsuz bir şey söyleyen oldu mu?
Hayır !
1 Kasım sonrası yani bu muhalif süreç başladığından beri, bu muhalif adayların hiçbirisinden, Sayın Bahçeli'ye yönelik, Genel Merkezi hedefleyen; ağıza alınmayacak hakaret işiten veya gören oldu mu?
Hayır!
Tam tersine sürecin başlamasından bu yana Sayın Bahçeli'nin ve genel merkezde yuvalananların şu aşağıya aldığım hakaretlerini niçin görmez bazı arkadaşlar?
"kaos seviciler", "MHP'ye darbe yapanlar", "ülkücülere ilanı yapılmamış savaş ilan edenler", "kamburlar", "fırıldaklar", "paralelciler", "pislikler", "şebekeler", "siyasi senaristler", “paralel kuluçkasında pışpışlanan çürük yumurtalar”, “zavallılar”, “müptezeller”, “şuursuzlar”.
Evet. Muhalifler için Sayın Bahçeli ve etrafındakilerin hakaretlerinden bazıları bunlar. Bazılarını da buraya yazmadım!
MHP'yi bitiren Bahçeli değilmiş!
Kim o zaman?
Listeye bile konulmayan Akşener ve Ogan mı? Amerikan ve İsrail ajanı ilan edilen Ümit Özdağ mı? Listedeyken 1. Sıradan bile seçilemeyen Koray Aydın mı?
Yoksa 7 Haziran sonrası uyguladığı uzlaşmaz tavrı ve hazırladığı 1 Kasım listeleri ile 2 milyon seçmeni küstürüp, 80 milletvekilini 40'a düşüren Devlet Bahçeli mi?
Bir diğer iddia Fethullah Gülen Cemaati'nin Meral Akşener'i desteklemesinden yola çıkılarak Meral Hanım'a “Paralelci” etiketi yapıştırılması!
El insaf!
Siyasi partiler bütün bir milletin desteğini alarak iktidar olmak için vardır.
Herkesin, her kesimin oyuna talip olan bir siyasi partinin “Ama sizin oyunuzu istemiyorum. Falancalar sizin için şöyle şöyle diyor !” dediğini hiç duydunuz mu ?
Öyleyse bu memlekette hali hazırda iktidara veya muhalefete oy verenler tertemiz öyle mi?
Niye? Partilerin hiçbirisinden “Falancanın desteğini istemiyoruz !” gibi bir itiraz duymadık da ondan!
Bu; aynı zamanda kendine güvenememenin bir dışa vurumudur.
Seni desteklerlerse partiyi ele geçirecekler korkusu değil de nedir bu?
Hem zaten iktidar olmak gibi bir amacının olmadığını beyan edip sonra da “Partiyi ele geçirecekler!” diye bağırmanın anlamı yok!
Ne yapacak ele geçirip de iktidar amacı olmayan bir partiyi?
İşi düşse zaten yaptıramazsın çünkü iktidar değilsin!
Maddi menfaat sağlayacak desen zaten senin elinde yok avucunda yok!
Bütün kaynaklar ve güç iktidarın elinde!
Alıp ne yapacak senin partini?
“Efendim gençlik iş, aş bekliyor; Kamuda çalışan arkadaşlarımıza eziyet ediliyor!” serzenişleri karşısında bir sahiplenme beklerken insanlar; Genel Başkan'dan ve Genel Merkez'den; “İktidar partisinde var bu imkanlar oraya gitsinler !” tavrı görmek daha ne kadar devam eder sizce ? Ve çilekeş MHP tabanı sizi daha ne kadar tutar orada?
MHP elbette bitmez ama siz bitersiniz!
Partiyi dışardan karıştırmalarına da gerek yok o işi siz içerden gayet iyi yapıyorsunuz! Gittiler. Terkettiler diye de kimseye kızmaya hakkınız yok.
Bir söz var ya hani:
“Çoğu zaman, giden değil kalandır terkeden, giden de bu yüzden gitmiştir zaten!”
Bunu anlamak için sadece aynaya bakmanız yeter ! Tabi o göz varsa?