20 Nisan 2016 tarihinde yine bu köşede “Sadece Bekçiler mi ?” başlığıyla bir yazı yazmıştım. Hatırlatmak açısından, bir kısmını aşağıya aldım.
“Şırnak İl Emniyet Müdürlüğünde görevli iki bekçi, terör örgütü PKK mensuplarına yardım ettikleri iddiasıyla tutuklanmış.
Bu bekçilerin, sokağa çıkma yasağının ve operasyonların devam ettiği kent merkezinde teröristlerle iş birliği içinde olduğu tespit edilmiş. Bu; insanlıktan nasibini alamamış mahluklar, mesai sonrasında teröristlerle mahallelerde nöbet tutuyorlarmış!
“Terör örgütüne yardım ve yataklık yapmak” suçundan tutuklanmışlar ama mesele sadece bu ikisi değil!
Sadece o bölgeye mahsus da değil! Dört bir yanda mesaisini terör örgütüne yardım ve yataklıkta kullanacak kamu personeli yok mu ?
Doğu ve Güneydoğu'da KPSS sınavı mı yapıldı sanıyorsunuz?
Örgüt hangi kuruma ne kadar ve kimleri yerleştireceğini planlar ve onlar o kurumlara yerleşir. “
Demişiz.
Aradan bir ay geçmeden bu sefer bir başka haber düştü gazetelere.
Selcan Taşçı ,13.05.2016 Yeniçağ Gazetesi'ndeki köşesindeki “Maaşlı teröristler !” başlıklı yazısında:
“Haber bültenlerinde denk gelmişsinizdir belki; Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü bünyesinde, çarşı ve mahallelerde görevlendirilmek üzere bekçi alınacağı duyuruldu. Bölgeye çok daha yüksek maaş ve haklarla atayacak hâkim, savcı, doktor, öğretmen bulunamayan şu “ateşten günler”de, tam 5 bin 630 kişi başvurmuş 742 kontenjanlı bu işe.
“Ee işsizlik belası...” deyip geçmek mümkün mü sizce?
Bu sorunun cevabına geçmeden önce mülakata katılan adayların “iltimas” iddialarını da aktarmalı. Diyorlar ki;
- Mülakatta "torpilli" adaylara "baba soyadı", "pabuç numarası" sorulurken, torpilsiz adaylara “yarasanın meme sayısı”, “ABD'nin kuruluş yılı” soruldu.
***
Gelelim esas mevzuya...
Bana bu mesajı atan, ama fazlasını da yaparak emniyet bünyesindeki müfettişleri harekete geçirmeye çalışan okurumuz “Temmuz ayından bu yana 500'ün üzerinde canımızı toprağa verdik” hatırlatmasından sonra başlıyor anlatmaya:
“Bu mülakatlara “torpilli” olarak girenler arasında, belki de sayısı yüzlerle ifade edilebilecek terör örgütü sempatizanı var. Sınav bekleme noktalarında aralarında şunları konuşuyorlar:
-Halkımızı öldürüyorlar, yakınlarımız susmamızı ve gereken yerlerde tedbirli hareket etmemizi söylüyor. Ben silah edinmek için bu işe girdim..."
Berbat bir şaka gibi değil mi;
Bir “emniyet mensubu” kılıklı “terörist”imiz eksikti!
İddialar doğruysa bu skandal!
Görev silahlarını il-ilçe merkezlerine sokmaları yasak olan ve “savunmasız” halde kıstırılıp, teröristler tarafından şehrin ortasında, çoluk çocuklarının gözleri önünde katledilen korucular, devlete hizmetlerinden dolayı tehdit altında oldukları için kısa namlulu silah almaya kalkışsalar onlardan binlerce liralık harç tahsil eden devlet, şehir merkezlerinde, terör örgütünün -en iyi ihtimalle- sempatizanlarını kendi elleriyle silahlandırıp bir de üzerine maaş mı verecek yani?
Üstelik sadece Diyarbakır'a alınacak 742 bekçi için başvuran “yüzlerce PKK'lı"dan bahsetmiyoruz. Önümüzdeki günlerde Güneydoğu genelinde farklı il ve ilçelerde aynı yöntemle alınacak bekçi sayısının 20 bine yakın olduğu ileri sürülüyor; neredeyse bir tümen!
***
“Çözüm Süreci” dedikleri musibetten sonra bölgede görev yapan valilerin, emniyet ve silahlı kuvvetler mensuplarının her şeye, o hendeklerin kazılmasını sağlayan organizasyonların hazırlığına, depolanan silahlara, patlayıcılara, “milis kadrolaşma”ya “bile bile göz yumulduğu”na dair itirafların mürekkebi kurumamışken bu iddiaları yabana atabilmemiz mümkün değil.”
Diyor.
Her gün şehit haberleri geliyor bölgeden ! Tamam hayat devam ediyor diyerek gündelik rutinimizi yapıyoruz ama ?
“Çözüm Süreci'nde bu bombaları yerleştirmişler ! “itirafları hala hafızamızda saklıyken, bugün teröriste maaş bağlayan devlet, yarın “Biz bilemedik görevi kötüye kullanacaklarını nereden bilirdik? Bizi kandırdılar !” diyerek ortaya çıkıp suçu başkasının üstüne yıkmaya çalışmamalı !
Haa ! İllaki bekçi alınacaksa, orada Türkiye Cumhuriyeti devletine sadakatla bağlı olup Türk Milleti'nin mensubu olmaktan gurur duyan gençlerden alınmalıdır.
Kavun alırken, karpuz alırken seçiyoruz da devlete eleman alırken niye seçmeyelim !