Bir insanın gerçek zenginliği, onun bu dünyada yaptığı iyiliklerdir.
(Hz. Muhammed)
“Yoksulun zengin açar malinden,
Tok olan bilmez aç'ın halinden”
Mübarek Ramazan Ayına bir kaç gün var ve namaz sonrası idi. Herkes camiden çıkıyordu. Daha evvelden mevlit okunmuştu. Kim olduğunu bilmiyoruz ama bir muhterem müslümanın ruhuna ithafen okunduğu muhakkak.
Bazen cami çıkışında lokum veya çikolata ikram edip dağıtıyorlardı. Bu seferde cami çıkışında pide ve ayran veriyorlardı. O gün fazla bir açlığım olmadığı için almadan kapıdan çıktım. Cemaatten bazıları kapıdan aldığı pideyi kimi yiyerek gidiyor, kimisi de elinde alıp götürüyordu.
O arada cami avlusunun bitişiğinde otobüs durağı vardı. Camiden çıkan cemaatten parkta oturan birisine “hemşehrim sende git pide al” diye bankta oturan şahsa söylendiğini duydum ve o tarafa yöneldim. O söylenen vatandaş birden toparlandı ve ayağa kalktı. Bir sağa bir sola bakarak gözünün önüne inen kasketini düzeltti. Gözü mahmurlanmış olacak ki, gözlerini elleriyle sildi. Çekingen tavırlarla kapıya yöneldi. Yavaş adımlarla gitti ve bir poşet aldı ve hemen oradan uzaklaştı. Bir köşeye çömeldi, etrafına bakındıktan sonra pidenin ucundan yemeye başladı. Bir ara durakladı ve öylece kala kaldı. Mahsun bakışlarla süzüldü süzüldü. Aklına evdeki çol çocuğu gelmiş olacak ki, kalan pideyi tekrar poşete sardı ve oradan ayrıldı.
Uzaklaştı uzaklaştı ve gözden kayboldu.
Fakirdi ama gururluydu,
Gönlü engin ve sürurluydu.
Kalbi tertemiz belirliydi,
Yolu Hak yolu onurluydu…