SİVAS DAR’ÜL MUALLİMİ’’NDEN ANADOLU’YU AYDINLATAN ÜÇ BAŞMUALLİM AHMET ÖRS, HALİS TURGUT ÖZDEN, HASAN FERİT GÜNAL - Hasan Akar
Giriş:
Niksar, Anadolu’da Türkler tarafından 12.yüzyılda ilk ilim yuvalarından Danişmend Türk Devleti’nin kurucusu Melik Ahmet Danişmend Gazi’nin torunu Nizamettin Yağıbasan’ın kendi adını taşıyan medresesinin kurulduğu zengin bir tarihe sahip şehirlerimizdendir.
Arşiv kayıtlarına göre bu medrese ile birlikte 1900 yılına kadar varlığını sürdüren medreseler arasında Kazancı Medresesi, Hadim Ali Ağa Medresesi, Hatuniye Medresesi,Bedrettin Atbek Medresesi (Hacı Çıkrık Medresesi), Halil Efendi Medresesi, Çilehane Medresesi, Selime Hatun Medresesi gibi eğitim kurumlarını saymak mümkündür.
1890 tarihli Sivas Salnamesi’ne göre 8350 İslam, 2280 Hristiyan,200 muhacirin yaşadığı Niksar’da 4 İslam Okulu,2 Hristiyan Okulu ve 1 Rüştiye bulunmaktadır.
Seyyah Vital Cuinet’in 1892’de Paris’te yayınladığı “La Turgutie d Asie “adlı eserinde Niksar’ın merkezle birlikte nüfusu 20 900 olup bunun 15625’ini Müslümanlar, kalanını Ermeniler ve Rumlar oluşturmaktadır. Şehirde 120 öğrencinin eğitim gördüğü 1 Rüştiye,150 öğrencinin devam ettiği 3 ilkokul,1 Ermeni İlkokulu,50 öğrencinin devam ettiği 1 Rum İlkokulu bulunmaktadır.

1907 tarihli Sivas Salnamesinde 25 odalı 3 medrese, 1 İnas Mektebi,1 Rüştiye bilgileri bulunmaktadır.
Cumhuriyetin ilk yıllarında Niksar’da iki buçuk okul vardır. Birincisi Gazi Ahmet Danişment İlkokulu’dur. Sadece erkekler için olup beş sınıflıdır.1928- 1929 yılından itibaren karma (muhtelit) olmuştur. İkincisi sadece kızların okuduğu ve beş sınıflı olan Albayrak İlkokulu’dur. Bu okulda 1940’lı yıllarda karma öğrenci ile eğitime devam etmiştir. Üçüncüsü Ulu Cami’nin yanında bulunan ve adını oradan alan Cami-i Kebir İlk Mektebi’dir. Sonraki yıllarda Ulucan İlkokulu adı verilen bu okul üç sınıflı olduğundan halkımızca “buçuk okul” denilmiştir.
Biz bu çalışmamızda Cumhuriyet Döneminde Niksar’da açılan bu ilkokullarda görev yapan bazı değerlerden, Başöğretmenlerden bahsedeceğiz.

(I)
NİKSAR’DA BİR GÖNÜL ERİ BAŞMUALLİM AHMET ÖRS
Niksar’da eğitim tarihi ile ilgili çalışmalarımızda ve hemen her fotoğrafta karşımıza çıkan değerli eğitimci Başmuallim Ahmet Örs 01.07.1891’de Tokat’ta doğmuştur. Aslen Tokat’ın Horuç Mahallesinden olup ömrünün büyük bir kısmı gönül verdiği ve binlerce öğrenci yetiştirdiği Niksar’da geçmiştir. Dedesi Merkez Hoca Ahmet Mahallesi nüfusuna kayıtlı Hacı Ahmet (Mustafa) Efendi, Babaannesi Fatma Hanım’dır. Babası Tokat doğumlu Mustafa Efendi, annesi Güllü Hanım’dır. Ahmet Örs 1916 yılında Ünyeli Melek Hanım’la evlenmiştir. Kendisine bir evlat veren eşinin 1920 yılında vefatı üzerine Nuriye Hanım ile yeni bir yuva kurmuştur.
Sivas Dar’ül Muallimini (Öğretmen Okulu) mezunu olan Ahmet Örs Niksar’a 1920’li yılların başında gelmiştir. Niksar Merkez İlk Mektebi Baş Muallimi ve aynı zamanda bugünkü İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü görevinin karşılığı olan Niksar Maarif Memurluğu görevlerine atanmıştır.

Daha çok görev yaptığı eğitim kurumu o zamanki adı Niksar Merkez İlk Mektebi sonradan Melik Ahmet Danişmend Gazi, daha sonra da Gazi Ahmet İlkokulu olmuştur. Bu okulda 19 yılı aşkın Başmuallim ve Maarif Memuru olarak görev yapmış ve daha sonra da gerek bu okulda gerekse Ulucan İlkokulu’nda ve tekrar Gazi Ahmet İlkokulu’nda toplam 42 yıl görevde bulunmuştur. Dede, oğlu, torun olarak düşünülürse üç kuşak Baş Muallim Ahmet Örs’ün eğitim ve öğretiminden geçmiştir ki böyle bir onur her yaşayana zor nasip olur.
Baş Muallim Ahmet Örs’ün yakın çocukluk arkadaşı olan ve 1950 yılında IX. Dönem Demokrat Parti Tokat Milletvekili seçilen, ondan önce de İstatistik Genel Müdürü olan Nuri Turgut Topçuoğlu (1897-1952) 1950 seçimlerinde onun milletvekilliğine adaylığını koymasını önerir. Baş Muallim Ahmet Örs kulaklarından rahatsızlığını ileri sürerek bu teklifi kabul etmez ve” Sağlığım yerinde olsa kutsal öğretmenlik görevine devam ederim “diyerek eğitim ve öğretime bağlılığının bir örneğini gösterir.

Niksar’a geldikten sonra buradan hiç ayrılmamış ve Cedit Mahallesinde İslam Hocaların iki katlı ahşap evlerinin bir katında kiracı olarak kalmış ve iyi komşuluk ilişkileri göstererek tam bir Niksarlı olmuştur.
İslam Hocalar ailesinden Ayhan Sönmez Niksar’da görev yaptığım yıllarda evlerinin duvarında yıllarca asılı kalan Başmuallim Ahmet Örs’ün çerçeveli vesikalık bir fotoğrafını bana hediye etmişti. Şimdi bu ev yeniden restore edilmiştir. Yıllarca görev yaptığı okulun 1951 yılında yanmasına göz yaşları içinde şahit olmuş ve çok üzülmüştür.1954 yılında vefat etmiş ,cenazesi kendi okulunda düzenlenen törenden sonra öğrencilerinin elleri üzerinde, belediye bandosunun da iştiraki ile Melik Gazi Mezarlığında toprağa verilmiştir. Niksar Belediye Meclisi bir vefa göstererek onun yaşadığı Kılıçarslan Mahallesi’ndeki sokağa “Öğretmen Ahmet Örs Sokağı “adını vermiştir. Bu levha Ünye Hamamı duvarına monte edilmiştir.
Öğrencisi, Emekli Savcı Ali Ziver Demirel (1917-1998) “Niksar’da Bir Ev “eserindeki Niksar’ı anlatan “Arayış “şiirinde:
“Unutmak mümkün mü hiç gönüllü hizmet eri
Baş muallim Ahmet Örs, Doktor Aziz Ülker’i”
demek suretiyle üç neslin hocası Başmuallim Ahmet Örs’ü ölümsüzleştirmiştir.
Ahmet Örs’ün tek evladı olan Yusuf Selahattin Örs,01.07.1920 Niksar doğumlu olup Niksar Ladik (Gökçeli), Amasya Destek ve İstanbul Şile’de Nahiye Müdürlüğü, Ağrı, Bingöl ve İstanbul da ’da Toprak ve İskân Müdürlüğü yapmış, İstanbul Beşiktaş’ta Milli Emlak Şefliği yaparken 13.10.1975 tarihinde vefat etmiştir.

Öğrencisi Hami Karslı’ nın Anlatımı
“Gazi Ahmet Danişmend Mektebi’nin Baş Muallimi Ahmet Örs (Tokatlı Hoca-namı diğer Sağır Hoca) benim ilkokul 3.sınıfta öğretmenimdi. Hem annem Hayriye Hanım’ın hem de babam Kadir Karslı’ının öğretmeniymiş. Bu yüzden beni “Tatlı bir şekilde Lan Hayriye’nin oğlu gel buraya” diye çağırırdı. O, Niksar Çarşısından geçerken herkes ayağa kalkar saygı gösterirdi. Çok disiplinli ve sert bir öğretmendi. Niksar’da birbirini takip eden üç neslin öğretmeni idi. Bir gün derste sözünü dinlemeyen bir arkadaşımızı ayağından çıkardığı mes lastiği ile dövmüştü. Din dersimize gelirdi.
Eskiden öğrenciler sadece okuldaki davranışlarından da sorumlu tutulurlardı. O dönemlerde Gazi Ahmet’ İlkokulu’nda okuyan bir ağabeyden dinlemiştim. Arasta’nın başında Kihtirler’in Mehmet Efendi’nin dükkanının köşesinde Bektaşoğlu Ahmet yumurta dövüştürürken kavga etmişler. Bunları oradan geçen Ahmet Örs Hoca görmüş. İkisini de milletin huzurunda falakaya yatırmış. Bununla da yetinmeyip tek ayak üzerinde durma cezası vermiş. Ahmet Örs Hoca kimseye iltimas geçmez, herkese aynı davranırmış. Yaramazlık yapan kendi oğlu Selahattin’i de falakaya yatırır, dövermiş.
1940’lı yıllarda halk yol vergisinden kurtulmak için en az beş çocuk sahibi olurmuş. Başmuallim Ahmet Örs yoksul ailelerin başarılı öğrencilerini ilkokuldan sonra parasız yatılı öğrenci alan okullara göndermek için büyük gayret gösterirmiş.
O sert görünümünün altında iyilik dolu bir yüreği varmış. Okul numarası 119 olan 1942 mezunu Necmettin Boynudelik (Başefendi) anlatmıştı. Kendisini ve birçok arkadaşını -ilkokuldan sonra Tokat’a leyli meccani (parasız yatılı) sınavlarına göndererek M.S.B. adına İstanbul Tophane Sanat Enstitüsü’nde okumasını sağlayan Ahmet Örs Hoca olmuş.”

İş İnsanı Naci Boynudelik, babası Necmettin Boynudelik’in ilkokul öğretmeni olan Ahmet Örs’ün öğrencilerine olan ilgisini anlatıyor:
“İlkokulu bitirdiği senenin yazında Başmuallim Ahmet Örs Efendi, Okul yıllarında zekiliği ve çalışkanlığı öğretmenlerinin dikkatini çeken babam Necmettin Boynudelik (1923-2005) ve iki arkadaşını okula çağırttırır ve onlara:” Oğlum, siz üçünüzde çok zekisiniz. Yatılı okul imtihanlarına girerseniz birer okul kazanır, hayatınızı kurtarırsınız. Yok burada kalırsanız perişanlık çekersiniz, belki babalarınızın dilekçe yazma imkânı bile yoktur ben kendi elimle dilekçelerinizi yazıp müracaatlarınızı yapıyorum” der. İlkokulu yeni bitirmiş bu üç çocuk imtihana girmek için Samsun’a giderler. O yıllar 2. Dünya Savaşı yıllarıdır ve tüm ülkede yokluk ve kıtlık hüküm sürmektedir. İmtihanları başarıyla kazanarak hayatlarına yön verirler. Babam önce yatılı olarak Kastamonu Sanat Mektebi’nde orta bölümü daha sonra İstanbul Tophane Sanat Okulu’nda lise öğrenimini 1950 yılında tamamlar.
Necmettin Boynudelik, o yıllarda lise mezunlarının Türk Silahlı Kuvvetlerinde Astsubay Üstçavuş olarak başlayabilmesi hakkından yararlanır. Bu görevde yurdun değişik merkezlerinde-Gelibolu, Kilis, Ankara- 9 yıl mecburi hizmetinden sonra istifa ederek serbest mesleği tercih eder.”
*Çalışmalarımda yardımcı olan Önceki Anayasa Mahkemesi Başkanlarından Yekta Güngör Özden Bey’e, Ahmet Örs’ün torunu Nurgün Örs Hanımefendi’ye, varlığı Niksar için ayrı bir değer olan Araştırmacı-Yazar Hami Karslı Bey’e ve fotoğraf konusunda yardımcı olan Rahmi Küpçü Bey’e çok teşekkür ederim.
Kaynaklar:
Av. Ulvi Şöhretoğlu’nun 10.03. 2009 tarihli şahsıma gönderdiği Mali Müşavir Ömer Aydın Sönmez tarafından kaleme alınan mektup.
M. Necati Güneş, İş İnsanı Naci Boynudelik ile yapılan Necmettin Boynudelik (Başefendi) konulu röportaj.
Ali Ziver Demirel, Niksar’da Bir Ev, Ersu Matbaası İstanbul 1983
Ferit Acunsal, Tokat Albümü İstanbul 1938 (Milli Kütüphane, Süreli Yayın Bölümü)
Hami Karslı, Niksar’da İz Bırakanlar, Niksar Üzerine Yazılar, Es-form Ofset Sivas 2015
Hasan Akar, Niksar Üstüne, Niksar Belediyesi Kültür Yayınları, Sivas 2017