Amerikalı bir insan hakları savunucusu idi. Rachel Corrie :
2003 yılında Gazze’ye gitti.
Filistinlilerin evlerini yıkan İsrail buldozerlerinin önüne çıktı.
Bedenini siper etti.
İsrail ordusuna ait buldozer, Rachel Corrie’nin üzerinden acımasızca geçti.
Genç kadın buldozer altında can verdi.
Corrie’nin ölümü hakkında İsrail mahkemesi karar vermiş,
Demiş ki kararında:
“Buldozer’in suçu yok, bütün suç Corrie’nin… Buldozer’in önünden çekilmeliydi.”
Buna ne denilir.
Bu olay eğer Türkiye’de yaşansaydı, bizim ülkenin işbirlikçileri ve insan hakları savunucuları sokaklara dökülür; Türkiye’yi dünya’ya reklam ederlerdi. Bizim ülkemizde bu olayla ilgili en ufak bir tepki gelmedi. Hani; bazı çevreler Yahudi-Siyonist düşmanı idilerdi? Onların dahi kılı kıpırdamadı.
*** ***
Ahmet Hakan, Hüriyet’teki köşesinde:
“Hükümete yakın bir gazete şu başlığı atmış:
Hatay’da yerli Baasçılar provokasyon yapıyor.
Kastedilen kimlerdir?
Kimler olacak?
Hatay nüfusunun yaklaşık %30’unu oluşturan ‘Arap Alevileri’, yani Nusayriler…
Sanırım bazı ilkeleri yeniden hatırlatmamız gerekiyor:
1.Olaylara mezhepçi bakanlar, herkesin mezhepçi baktığını sanırlar.
2.Bir siyasi parti liderine “Sen mezhebin nedeniyle Esat’ı devirmek istiyorsun” demek ne kadar ayıpsa, bir siyasi parti liderine “Sen mezhebin nedeniyle Esat’a destek çıkıyorsun” demek de o kadar ayıptır.
3.Türkiye’nin Suriye politikasına itiraz eden Sünniler olduğu gibi, “Esat mutlaka gitmelidir” diyen Alevi’ler de olabilir.
4. Nusayri eşittir Esatçı denklemini kuranlar, mezhep çatışmasını körükleyenlerdir.”
*** ***
PKK, Meclis’te siyaset yapacakmış!
Türkiye’nin gündemi Gezi olayları ile meşgulken hükümet PKK ile müzakere sürecini tıkır tıkır işletiyor. BDP Genel Başkanı Yardımcısı Gültan Kışanak:
“Çözüm için Öcalan’a demokratik mücadele içerisinde yer açma zorunluluğu bulunuyor. Eğer biz güçlü bir şekilde bu süreci ilerletebilirsek, demokratikleşmeyi ve barışı sağlarsak, normelleşme sürecine geçebilirsek, PKK da legal siyaset yapacak”
Gördüğünüz gibi HÜKÜMET’İN gözlerden ırak devam ettirdiği sözde normalleşme sürecinin Türkiye’yi sürüklediği nokta BDP tarafından itiraf edildi. BDP’li Kışanak, “normalleşme sürecine geçilmesi durumunda PKK’nın legal siyaset” yapacağını söylüyor.
Türkiye’de çok şeyler oluyor. Ama gündem sık sık değiştirildiği için vatandaş gündemin birini çözemeden öbürünü yaşıyor. Özellikle gündem bilinçli bir biçimde değiştiriliyor.
Türkiye, Suriye politikasında iflas etti. Rusya ve ABD anlaştılar. Türkiye devre dışı bırakıldı. Rusya, Esat’ı desteklediğini resmen açıkladı. Türkiye ise, Esat’ın gitmesi için hiç yoktan 2 milyar dolar para harcadı. Fakirin ve fukaranın hakkını kendi şahsi emelleri için çarçur ettiler. Bu Suriye olayı ABD ile bilinçli yapıldı. Çünkü:
Türkiye’de ‘çözüm süreci başlatılacak, buradaki PKK’lılar Suriye’ye gönderilecek. Suriye’deki PYD güçlerine katılacaktır. Böylece Suriye’nin KÜRDİSTAN ayağı kurulacak. Sonuçta bir taşla iki kuş vurulmuş olacaktı!
ABD’ye güvenilir mi?
ABD’nin Türkiye’ye attığı kazık sayılamayacak kadar çoktur.
Bir halk deyimi vardır. “Körle yatan şaşı kalkar.”
Bu olaylardan bir ders çıkarıp, tarihin eski yapraklarını karıştırıp eskiyi kötülemekten vazgeçip bugünlere bakmamız gerekmez mi? diye düşünüyorum.