Ülkede hak, hukuk, adalet ve güvenlik zafiyeti yerlerde sürünüyor. Adaletin olmadığı yerde bu kavramlardan bahsetmek oldukça zordur. Ülkenin bazı bölgelerinde yabancı ajanlar cirit atıyor. Sınırlar yolgeçen hanına dönmüş, silah ve mazot kaçakçılığı normal hale gelmiştir. Ülkenin Güney ve Doğusundaki olaylar bize bu bölgenin elden çıktığını ve federal bir yapıya dönüştürüldüğünü açıkça göstermektedir.
Bu bölgenin federal bir yapıya dönüşebileceğini 40 yıl önce Kenan Evren söylemişti. Bakın ne diyor:
“Biz istediğimiz kadar 'Hayır'diyelim, orada bir Kürt devleti var. Çünkü biz zamanında gerekeni yapamadık.
Bölge valiliklerini eyalet olur diye düşünmüştük. Türkiye ilerde eyalet sistemine geçebilir.”Nerede Kürt devleti varmış. Kürt özerk bölgesi 2000'li yıllarda kuruldu.
Turgut Özal da; Türkiye'ye giriş - çıkışları yasak olan ve terörist muamelesi gören Barzani ve Talabani'ye pasaport vererek onları muhatap alıp Türkiye'de ağırlamış ve onlara değer vermişti. “Kürtlerin ana dilde eğitim yapabileceklerini, bölge valiliklerinin eyaletlere ayrılabileceğini” söyleyebilmişti.
Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir 26 Kasım 2012'de bakın ne diyor: O, “Yegâne yol, bütün Orta Doğu coğrafyasında, Irak'ta olduğu gibi Türkiye'de de özerk Kürdistan olacaktır. Yegâne yol, bütün Orta Doğu coğrafyasında, Irak'ta olduğu gibi ya da benzeri İran'da da özerk Kürdistan olacaktır. Türkiye'de de özerk Kürdistan olacaktır. Suriye'de de özerk Kürdistan olacaktır. Bunun başka yolu yoktur!” diyor.
Irak savaşı sırasında ABD'li bir komutan: “Yakın gelecekte Barzani'nin tankı da topu da olacak ve Türk ordusuna kafa tutacaktır” diyor.
İşte gelinen bu noktada Suriye'de de Türkiye'nin yanlış dış politikası yüzünden bir Güney Kürdistan Özerk Bölgesi kuruldu. Tankı var, topu var ve bir devlet için ne gerekli ise her şeyi var. Ayrıca Türkiye sayesinde; güneyimizde de küçük küçük özerk bölgeler kurulmaya başlandı. Bu kuruluşlar daha çok Türkiye'nin başını ağrıtacağa benziyor.
AKP'nin yürüttüğü 'açılım süreciyle APO'nun İmralı'da yattığı hücresi dünyaya açılan bir ofise dönüştürüldü. Katil APO, BDP sayesinde yazdığı direktifleri Kandile ulaştırıyor. Orada değerlendirildikten sonra yine BDP milletvekilleri ile AKP hükümetine ulaştırılıyor ve harfiyen uygulanıyor. Asker kışlaya çekildi, polis karakola… Şımaran PKK, KCK ve BDP'liler bu bölgede terör estiriyorlar.
Van'da KCK'dan yargılanıp ceza evine girip-çıkan AKP Büyük Şehir Belediye Başkan adayı Osman Nuri Gülaçar esnaf ziyareti yaparken büyük bir PKK'lı gurubun saldırısına uğradı. BDP'nin yeniden aday gösterdiği Bekir Kaya lehine slogan atan PKK'lı militanlar Gülaçar taraftarlarına saldırdılar. Konuşma yapmasına fırsat vermedikleri gibi canlarını zor kurtardılar.
Şırnak'ta AKP belediye başkan adayını PKK'lı guruplar konuşturmadılar. Ufak çapta da olsa çatışmalar yaşandı. AKP seçim büroları ve il binası taşlandı. Güvenlik kuvvetlerinin yardımıyla asayiş ancak sağlanabildi.
Sınırda ki birliklere asker götüren askeri konvoyun Beytüşşebap'ta yolun iki tarafına dizilmiş BDP'lilerin PKK paçavraları ve zafer işaretleri arasından geçişi, askerleri tahrik etmeleri ve o manzarayı izleyen bir vatandaş olarak kanımı dondurdu.
İstanbul Esenyurt'ta MHP seçim bürosunun açılışı sırasında düzenlenen silahlı saldırı sonucu bir ülkücü kardeşimizin katledilmesi ve birçoklarının yaralanması, sanki onların dokunulmazlıkları varmış gibi serbestçe hareket etmeleri ve medyanın bu olayı karşıt gurup arasındaki bir olaymış gibi vermeleri PKK'yı şımartmaktadır.
İstanbul'da yine Şişli Belediye binası PKK'lılar tarafından kurşunlandı. Büyük miktarda maddi zarar verdiler.
Güney Doğudaki yatılı bölge okulları kaldırılacakmış.
KCK Kaymakam ataması yapmış.
İmamlarını atamışlar.
Polis öz savunma birliklerini kurmuşlar.
PKK'lılar trafik polisleri gibi yol kontrolleri ve Kürdistan'a gelenler için pasaport kontrolü yapıyorlarmış,
KCK'lılar halktan vergi alıyorlarmış.
Okullarda Kürtçe eğitime başlamışlar.
Belediyelerde Kürtçe ve Türkçe yazışmalar yapılıyor.
Bazı belediyelerde Kürtçe bilmeyenlerin işleri yapılmıyor,nikahları kıyılmıyor.
Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. KCK, Türkiye Kürdistanı'nın alt yapısını oluşturmuş ve sıra bağımsızlığını ilân etmeye kalmıştır. Böyle giderse yakında Katil APO Özerk Kürdistan'ın paşası olursa şaşırmayın? BDP, Güney Doğu'da AKP ve muhalefet dâhil hiçbir partinin oy almasını istemiyor. Milletvekilleri Van, Diyarbakır, Mardin ve diğer illere Belediye Başkan Adayı olmuşlardır. Seçim kanuna aykırı olarak seçimde bu bölgede; bir eş başkanı ve bir de Büyükşehir Belediye başkanı seçimi olacakmış. Kimse bunun seçim yasasına aykırı olduğunu söylemiyor. Selahattin Demirtaş, “BDP bu bölgenin bütün oylarını alacak ve seçimden sonra referanduma gideceğiz” diyor. Bu ne demektir?
Başbakan sürekli muhalefet partileri için “Sivas'ın ötesine geçemezler” diyerek ayrışmalara pirim vermiştir. Bir söz vardır: “Kendi düşen ağlamaz”.Bu gün AKP, vermiş olduğu tavizler ve açılım politikalarıyla o bölgede seçim çalışmaları artık yapamıyor.
Bölge ayağımızın altından yavaş yavaş kayıyor ve hükümet buna seyirci kalıyor. Bizden söylemesi. Hani bir söz vardır. “ Anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az.”