Son zamanlarda yeni Türkiye ve eski Türkiye karşılaştırmaları yapılıyor.10 Ağustos 2014 seçimleride eski Türkiye'nin rafa kaldırılması için milat olacakmış. Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş tarihi olan 24 Temmuz 1923'de imzalanan Lozan antlaşmasının süresi 23 Temmuz 2023'de doluyormuş. Bu antlaşmanın 100 yıllık bir süresi varmış. Bu antlaşmayla koca imparatorluk yeni yetme yazarlara göre; dar bir alana sıkıştırılmış ve halk cahil bırakılarak tarihi geçmişi ile olan bağları koparılmış ve tarihe zafer değil bir hezimet olarak geçmiş. Başbakanın ikide bir dile getirdiği 2023 tarihi yeni Türkiye'nin kuruluşu için milat olacakmış.
12 yıllık süre içerisinde Türkiye'nin kazanımları satıldı. Yerine yenileri konulacağı yerde ya kapatıldı ya da yabancı ortaklara satıldı. Türkiye'nin madenleri, yaylaları ve dereleri HES projeleri adı altında tarumar edilerek doğal güzellikleri yanında su kaynakları da kurutuldu.
ABD'nin projesi olan BOP “Büyük Orta Doğu Projesi”un eş başkanlığını üslenerek Orta Doğu'dan başlayan İslâm coğrafyasının Kuzey Afrika'ya kadar olan bölgesinde: bağımsız, kendi kendini idare eden ve emperyalist(Siyonist-Haçlı İttifakı) devletlere karşı koyabilen Libya, Tunus, Mısır, Irak ve Suriye'yi yıkmak için icat edilen projeye ortak olduk. Bu devletlerin sınırlarını değiştirerek milyonlarca Müslüman'ın katledilmesine seyirci olmakla kalmadık; birde onlara üstlerimizi açarak onlara yardımda bulunduk. Liderleri yerlerde sürüklenerek katledildi.Seyrettik..
Filistinlilere doğrudan yardım eden ve İsrail karşısında bir kale gibi duran Suriye devletinin parçalanmasına katkıda bulunarak parçalanmasını sağladık. Terör örgütlerine maddi destek sağlayarak milyonlarca Suriyelinin katledilmesine ve o kadar göçmeninde yerlerinden ve yurtlarından olmalarına sebep olduk. Şu anda Türkiye'de 1,5 milyon Suriyeli bulunmaktadır. Türkiye'nin bunlara 2,5 milyar dolar harcadığı devlet yetkilerince gündeme getirilmektedir. Şimdi Suriye'de ve Irak'ta bu terör örgütleri kelle almakta ve Suriye'de PYD tarafından Suriye Kürdistan'ı; İngiltere, İsrail, ABD ve Batı tarafından finansmanı sağlanan ve Avrupalı Hıristiyan veya Müslüman geçinen maceraperestler tarafından oluşan ve Türkiye'de eğitildiği söylenen(Konya'da) İŞİD teröristleri Suriye'de İslâm Şam Devleti'ni kurmaktadır. Gazze,Gazze diye bağıranların kulaklarına küpe olsun! Eğer Suriye parçalanmamış olsaydı bu gün İsrail böyle hareket edemezdi. Başbakanımız altı aydır Gazze'ye gideceğim diyor bir türlü gidemiyor. Gazze'ye gidemeyen Türkiye'yi nasıl idare edecektir siz düşünün!
Aynı İŞİD elini kolunu sallayarak hiçbir müdahale ile karşılaşmadan Bağdat yakınlarına kadar gelebiliyor. Çünkü arkasında İsrail, ABD, İngiltere, Batı ve Türkiye var. Bu ülkelerin kontrolündeki İŞİD, Barzani ile de anlaşarak Irak'ta ki Türkmenleri katlederek Kerkük'ü Barzani'ye vererek ve Musul'u da kendisi alarak ikili çete bu bölgeleri işgal ediyorlar. Binlerce Türkmen'i çoluk çocuk demeden 50 derece sıcaklıkta çöllere sürdüler. Türkiye'ye gelecek olanlara da PASAPORT sorup kapıları kapattılar. Hani, Kerkük bizim kırmızı çizgimizdi. Ne oldu kırmızıçizgilere… Irak'ı da BOP projesi çerçevesi dâhilinde: Kürdistan, Şii, Sünni olmak üzere üç devlete böldüler. Halbuki 2003'de ABD Irak'ı işgal ettiğinde Türkiye'ye söz vermişti. “Irak'ta; Kürt, Arap ve Türkler vardır. Kurulacak herhangi bir birliktelikte bu üç gruplar söz sahibi olacak.”demişti.2014'e gelindi ve bunlar unutuldu. Bu verilen sözü ABD'ye soramadık. Bunlarda kırmızı çizgimizdi. Çünkü bu günkü iktidarın Türkmen politikası yok. Türkmenleri şii diyerek onları yok saymaktalar. Irak'ta kendi toprağımız işgal edildi ve İŞİD militanları orayı karargâh yapıp personelini de esir edip gittiler. Hala onlardan haber yok. Hesap SORAN VAR MI? yok. Kardeşim biz muz cumhuriyeti miyiz?
İŞİD militanları Irak'ta14 yaşında ki bir Türkmen kız çocuğuna tecavüz edip taşlıyorlar ve sonrada kuyuya atıyorlar. Basın bunları yazdı ne yaptık hiç…
Filistin'de binlerce Müslüman İsrail askerleri tarafından öldürüldü ve o kadarda yaralanan var. Evleri ve barkları yıkıldı. Aç susuz ve perişan haldeler. Biz bağırıp çağırmaktan başka ne yapabiliyoruz. Irak'ta Barzani'nin petrolünü Türkiye üzerinden kendi tankerlerimizle Mersin-İskenderun Limanına getirip oradan da: basının defalarca yazdığı haberlere göre Başbakanın oğlunun gemileri ile İsrail'e taşıyoruz. Bunlar hep yalanlanıyor. Muhalefetin uydurması deniyor. Hani bir söz vardır: “Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol”, “Çok malda haram, çok sözde de yalan vardır.”Halkı kandırmayalım.
Eski Türkiye ile problemi olanlara soralım:
İsrail'in İran'a karşı güvenliğini sağlayan Malatya Kürecik radar üssünü kapatın.
Amerikan Yahudi Komitesinden alınan üstün cesaret madalyasını iade edin.