Yanlış !
Sanki bana “ Yanlı İş ! ” gibi geliyor.
Yansız olmuyor ki !
Tek başına da dursak, dört bir yanımız oluyor !
Dağa da çıksak öyle ! Şehirde de kalsak öyle !
“Hakkaniyet !”
Zaten kelimeyi ayırırsak ?
“ Niyet ” ortaya çıkıyor.
Daha doğrusu neye niyet ettiğimiz !
Hayat; hakkaniyet gözetildiği müddetçe, insanlığa adanmış bir ömür olarak adlandırılmalı !
İş dönüp dolaşıp; “Niyet” e geliyor.
Elde edilen sonuca bakarak niyeti anlamaya çalışmak bazen insanı yanıltabilir.
Niyetimiz ; böyle bir sonuca ulaşmak olmayabilir !
Böyle bir durumda niyetin bu olmadığının anlaşılması için bir konuyu daha sorgulamak gerekir.
Neyi ?
“Samimiyet” arayacağız.
Niyetinin bu olup olmadığını bu konudaki samimiyetine bakarak ancak anlayabiliriz belki .
Özne ya da fâil, bir cümlede yüklem ile bildirilen işi, eylemi ya da oluşu yerine getiren veya yüklem vasıtasıyla hakkında bilgi verilen öğe değil mi ?
Özne'nin “ Sözde “ olanı var mı ? Var.
Özne'nin “ Gizli “ olanı var mı ? Var.
O halde “Niyet” in de gizli' si veya sözde 'si olamaz mı ?
Özne'yi , ya da “fail” i bulmak için nasıl ki “Kim” ve “Ne” sorularını yükleme soruyorsak ?
Niyet için de yükleme :
“Samimi “ olup olmadığını sorabilmeliyiz!
Niyet hayır ise inşallah akıbet de hayır olacaktır.