İnsan, kendi kanatları ile uçmayı sağlayacak nesnel, özgür ve eleştirel bir düşünce tarzına sahip olmalıdır. Bunun yolu da kitap okumaktan geçer. Okuma alışkanlığı, kişilerin okumayı öğrendikten sonra bu eylemi zevkle yapmalarını sağlamak için kazanmaları gereken önemli bir beceridir. Erken dönemde okuma alışkanlığı kazanan çocukların kelime hazinesi ve düşünme yeteneği artmakta buna bağlı olarak yaratıcı zekâ, dinleme ve konuşma yeteneği gelişmektedir. Çocukluğun ilk yıllarında kitapla tanışma, onun gelecekteki tüm yıllarını etkiler. Ebeveynler ve öğretmenler, çocuğun okuma alışkanlığını kazanmasında öncü ve rehber olmalıdırlar. Ebeveynler çocuklara okuma alışkanlığını kazandırmada model olmalı, okuma zamanları yaratılmalı, kitaplar ve yazarları hakkında konuşulmalı, kitap seçiminde yönlendirme yapmalıdırlar.
Zira eğitim süreci kişide okuma alışkanlığı yaratır ve geliştirirken, okuma alışkanlığı da eğitimde verimliliği ve başarıyı artıran bir unsur olmaktadır.
Okuma alışkanlığının temelinin atılmasında özellikle ilköğretim öğretmenlerine büyük görevler düşmektedir.
Tabii ki çocukların okuma alışkanlığında önemli etkileri olan toplumsal ve bireysel unsurlar vardır.
Toplumsal etken olarak; okumayı özendiren ve destekleyen bir kültürel-toplumsal yapı; araştırmaya dayalı ve okumayı zorunlu kılan eğitim-öğretim sistem ve yöntemleri; okumayı öne çıkaran ve destekleyen medya; sağlıklı bir düşünce özgürlüğü ortamı ve gelişmiş kütüphane hizmetleri biçiminde sıralanabilir.
Bireysel etkenler arasında ise; aile bilinç ve duyarlılığı başlığı altında; evde kitaplık oluşu; anne ve babanın okuyarak modelliği; okul öncesi dönemde çocuğa kitap okuma; çocuğu kitabevine, kitap fuarlarına götürmek; çocuğu kütüphaneye üye yapmak ve götürmek; okuduğu kitaplar hakkında çocuklarla konuşmak; okuduğu için çocuğu övmek; kitap seçiminde çocuğa yardımcı olmak; çocuğa kitap hediye etmek; çocuğun genel olarak sosyalliğini desteklemek; bilinçli, duyarlı öğretmen; iyi bir sınıf kitaplığı/okul kütüphanesi kurmak; okuma alışkanlığı konusunda etkinlikler düzenlemek; bazı dersleri kütüphanede yapmak; öğrencileri kütüphaneye üye yapmak; okuduğu için öğrencileri ödüllendirmek/övmek; programda yer alan sınıf içi okuma saatlerini bu amaçla ve verimli-etkin kullanmak; okuyacağı kitap seçiminde öğrenciye rehberlik etmek; okuma konusunda velilerle işbirliği yapmak; öğrencileri kitabevi-kitap fuarlarına götürmek; sınıfta/okulda yazar söyleşileri düzenlemek ve öğrenciler için eleştirel okumalar/okutmalar yapmak gibi çabalar söz konusudur.
Okuma becerisi, bilgi ve deneyimlerin zihinsel etkinliklerle anlamlandırılması süreci olduğu için öğrenme, araştırma, yorumlama, tartışma ve eleştirel düşünme becerilerinin kazanılmasında da etkilidir.
Okuma alışkanlığından ve öneminden bahsettik. Günümüzde bilişim teknolojisinin çocuklar, gençler ve hatta yetişkinler üzerindeki etkisini de gözardı etmiyorum.
Ama kitabın da şarjının hiç bitmediğini biliyoruz değil mi ?
Efendim, bu konuya nereden geldik ?
Niksar Danişmend Gazetesi'nden Sedat Özata'nın ulusal basında da yer alan bir haberinden.
Şöyleydi haber:
“Lise öğrencisi topladığı kitaplarla kütüphane kurdu Tokat'ta bir lise öğrencisi bağışlarla topladığı 3 bin 500 kitabı okul kütüphanesine kazandırdı.
İstanbul'da yaşayan Hayal Karakuş memleketi Tokat'ın Niksar ilçesinde bulunan Gazi Ahmet Okulu kütüphanesine geçtiğimiz yıl kitap desteği sağladı. İkinci bir kütüphaneye kitap desteği vermek için harekete geçen lise öğrencisi kısa sürede 3 bin 500 adet kitap topladı. Kitapları Dr. İsmet Sakarya İlkokuluna bağışlayan Karakuş, kütüphaneye katkıda bulundu. Çocukluktan bu yana kitap okumayı çok sevdiğini ve her fırsatta kitap topladığını belirten Karakuş; "İsmim gibi çocukların kitap okumaları yönünde hayalim vardı. Bu bakımdan kendimce bir proje hazırladım. Topladığım bağış ve yardımlarla geçen yıl memleketimde bir okula bin 500 adet kitap desteği sağladım. Bu sene de kaldığım yerden devam ederek yine gerek bağışlarla gerekse ailemin de yardımlarıyla 3 bin 500 çocuk kitabını Niksar'ımızda Dr. İsmet Sakarya İlkokuluna getirdik" dedi.
Karakuş, yeni hedefinin ise dernek kurarak yurt genelindeki okullara kütüphaneler açmak olduğunu belirterek, "Sadece Niksar'da değil de bütün Türkiye'de kütüphaneler açmak ve bu projeyi yaymak istiyorum. Şunu da eklemek istiyorum, Niksar'a yeni bir ilkokul yapılıyor orası tamamlanınca yine o okulun da kütüphanesini kuracağım ve bunun içinde sabırsızlanıyorum" diye konuştu.”
Bu kızımızı tebrik ve takdir ediyorum.
Söz konusu okulların, öğrencilerinde, öğretmenlerinde ve ailelerinde top artık.
Çünkü; Okuma alışkanlığı erken yaşlarda edinilmesi gereken bir özelliktir ancak çok da kolay kazanılamaz. Bu konuda anne babanın rolü büyüktür. Ebeveynlerin çocuğa yol gösteren olması gerekir. Anne babadan sonra is öğretmenler bu role ortak olurlar.
Yani, Hayal kızımız, unu, şekeri, yağı hazırlamış. Görev helva yapması gerekenlerin artık…